Kitabın, Kipat hali. İlk bakıldığında, çocuk kitabı gibi görünmekte hatta ilgili konular kısmında Çocuk Kitapları diye geçmekte, ben buna katılmıyorum.Exupery'nin Küçük Prensi, Richard Bach'in Martı Jonathan Livingston kitabı gibi dudak uçuklatan, hayrette bıraktıran ve cümleleri ile okuyanı vuran bir kitap. Karşılaştırmaya gitmem yanlış olmayacaktır çünkü bu kipat çocuk kitabı olmaktan çıkmış, hikaye seven her kesime hitap edebilecek seviyededir. Kim bilir, bakmak ve görmek arasındaki ince mesafeyi fark eden ülkemin insanı, soyunup dışa dönüklük kaftanından, bu gibi güzel ve kalbin üzerinden geçen bir serinlik gibi hayatımızın sağın da ya da solun da değil, tam ortasında, kalbimizin ortasında, işte ben, sizdenim abiler, ablalar, kardeşlerim; soluklayın sustuğumu, soluklayın bu çekirdek kızdaki beni.
Tasvifirin tefsiri güzel yapılmış, Bay Şin, gözyaşı olan Dımlım, çekirdek kızın içerisindeki merhameti ve hüznün atı Tuzat, ince naif kız Zel, Çekirdek Lokantası.
Gün gelecektir, o gün uzak değildir, Sezai Karakoç , Cahit Zarifoğlu gibi ustaların Türkçe ve Edebiyat kitaplarının girmesinin akabinde, bu naif mesellerle ve hikayelerle Çekirdek Lokantası da hayatımızda yer alacaktır. Hem bu kitabın Küçük Prens'ten ne eksiği var ki?
Bay Sin'e, Dımlım'a, Kara Gözlü Kız Zel'e, Tuzat'a, Vicdan Vadisi Sakinlerine kavi selam!