Safahat Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yasin özcan 03.10.2007
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Safahat Mehmet Akif'in şiir kitabı,zaten başka da bir kitabı yok.Sadece Sebil-ül reşad da ve Sırat-ı müstakim de yazdığı yazılar var.Onları da okumak için biraz dil uzmanı olmak lazım.! Safahat, safhalar, görünüşler ve evreler gibi anlamlara geliyor. Üstat Akif yukarıda adını vermiş olduğum iki gazetede yazmakta iken şiirlerini " Safahat-ı Hayattan " başlığı altında toplardı.Yani hayatın evreleri ve safhaları anlamın da. Daha sonra ise gördüğümüz gibi şiirlerinin hepsi bu isim altında toplandı ve "Safahat" ismini almış oldu. Safahat 7 bölümden meydana geliyor ve bu bölümler Akif tarafından gazetede yayınlanmış ve daha sonra ise kitap olarak tek tek basılmıştır. Bu bölümlerin bana göre en güzeli “Asım” ve “Süleymaniye kürsüsünde” bölümleridir. “Asım” ile Akif sanatının doruğuna çıkmıştır diyebiliriz. Osmanlı şairleri içerisinde Mehmet Akif’in yeri herhalde tartışılmaz. Bana göre Osmanlının yetiştirdiği en değerli şairdir. Mehmet Akif’in şiirlerinde sürekli hayattan manzaralar görürsünüz. O etrafını inceler ve manzum olarak kağıda döker. O dertlidir,Müslümanların geri kalmışlığı ve bütün dünyada ezilmişliğini şiirlerinde haykırır durur. Sürekli olarak çıkış yolları arar ve kurtuluşun ilerleme de olduğunu düşünür. Mehmet Akif,eğitime çok önem verir ve Müslümanların batı karşısında ki bu gerilemesini de eğitime bağlar. Onun “Asım” bölümünde ki o muhteşem muhavereleri bunun en tipik örneklerindendir. Köse imama anlattığı Konya da ki olay ise eğitimin ehil ve İmanlı ellerde olması gerektiğini haykırır. Evet Akif eğitime çok önem verir ve bunu hemen her şiirin de görebilirsiniz. “Süleymaniye kürsüsün de” Abdurreşit İbrahim’i konuştururken de hep bunun üzerinde durur. Eğitim eğitim eğitim…..

Mehmet Akif’in şiirlerine bir bakacak olursak eğer. 1909 dan önce ve sonra diye ikiye ayırmamız gerekir. 1898 den itibaren şiir yazan ve bu şiirleri değişik gazete ve dergiler de yayınlanan bir şairdir Akif. 1909 a kadar olan şiirlerin de daha duygusal motifler kullanır. Bu tarihten sonra ise şartlar değişir ve artık duygusallık değil bir misyon üstlenmesi gerekir. Nedir bu misyon peki ? Artık yeni yeni akımlar ortaya çıkar ve bu yıkıcı akımlara karşı durmak gerekir. Bu akımların en tehlikelisi ise Ziya Gökalp,Yusuf Akçura,Ahmet Ağaoğlu,gibi isimlerin faaliyetleridir. Matbuat alanında onlarla kıyasıya bir mücadeleye girer ve onların bu yıkıcı zararlarını azaltmak için didinir durur. Bu mücadelesi hiç durmadan devam eder.

23 Nisan 1920 de Ankara da meclis kurulduğu zaman Akif İstanbul dadır. Ve Sırat-ı müstakim de baş yazarlık yapmaktadır. Gazetenin sahibi Eşref edip bey’e “bize Ankara da ihtiyaç var. Ben gidiyorum sen gazetenin kılişelerini al ve arkamdan gel” diyerek Ankara ya gitmiştir. Ankara da ve yakın çevresin de olan köy,kasaba ve nahiyeleri dolaşıp,halka camiiler de vaaz ederek onları düşmana karşı savaşmaya ve memleketi kurtarmaya teşvik etmiştir. Akif tam bir vatanseverdir. O memleketini o kadar sever ve o kadar bağlıdır ki İstiklal marşın da “ Canı cananımı bütün varımı alsında huda,etmesin beni tek vatanımdan Dünyada cüda” diyerek bunu da ispat etmiştir.

Akif,milli mücadeleden sonra ise önce kabuğuna çekilmiş,ardından ise çok sevdiği vatanını terk etmek zorunda kalmıştır. Mısırda 11 sene ikamet ettikten sonra 1936 da İstanbul’a gelmiş ve altı ay sonra da vefat etmiştir. Bu Mısır yolculuğu zoraki bir yolculuktur aslında. Çünkü iş başına gelen yeni kadrolar,halkın milli ve manevi duygularına yabancıdır. Hatta düşmandır desek mübalağa etmiş olmayız. İşte bu hengamda Akif bile gerici yobaz olarak görülür. Ve peşine sürekli onu izleyen,ne yaptığını ve ne ettiğini rapor eden adamlar takarlar. Akif bunu Eşref edip beye şöyle anlatacaktır. “ Kuduz köpek gibi kovalanıyorum,galiba Mısır’a gideceğim” Artık yeni bir düzen kuruluyordur ve bu düzen içinde Akif gibi gericilere ! yer yoktur. Akif ilk mecliste mebustur eski deyimle. Ve meclis kayıtların da meslek hanesi bölümünde şu ibare vardır; Şairi İslam Mehmet Akif.

Gerçekten Safahatı okuyan bir kimsenin hemen gözüne ilk çarpan şey Ayet ve Hadislerdir. Safahat’ın hemen her şiirinin başında bir Ayet veya Hadis-i şerif konmuştur ve devamın da ise bunun şerhi veya tefsiri sadedin de metinler gelir. Mehmet Akif gerçekten inanmış samimi bir Müslümandır. Ve onun İslam anlayışı kesinlikle sufilerin İslam anlayışı ile uyuşmaz. Bazı kafatasçılar nasıl Akif kafatasçı olduğunu iddia ediyorsa bazı Sufi kesimlerde onu tarikatçı olarak göstermeye çalışırlar. Fakat Akif’in gerçek anlamda bu iki zümre ile de alakası yoktur. Bunu anlamak için sadece Safahatı okumak yeterlidir.

Bazı arkadaşlar okuyamam diye Safahat almıyorlar. Bu çok yanlış bir tutumdur. Evet Safahatta bir çok Farsça ve Arapça kelime vardır ve bu da okumayı-daha doğrusu anlamayı- güçleştiriyor. Fakat bu durum kesinlikle kısmidir. Safahatın bütününe şamil değildir. Ben safahatın yüzde yetmişinin gayet iyi anlaşılacağı kanaatindeyim geri kalan yüzde otuzluk kısım ise gerçekten anlaması zordur. Lügat kullanarak Safahat’ı okursak eğer kelime haznemizi dehşet bir şekil de genişletiriz. Bu da bize çok büyük bir fayda sağlayacaktır.

Kitap Marmara ilahiyat fakültesi yayınlarından çıkmış. Cilt olarak pek kaliteli olduğunu söyleyemem. Ayrıca kalitesiz bir ithal kağıt kullanılmış ki bu çok büyük bir hatadır. Kitabın büyük boy değil de roman boy olması da bence en büyük eksikliklerden bir tanesi. Ertuğrul düzdağ kitabın baş tarafına oldukça geniş diyebileceğimiz bir araştırma koymuş ki bu çok iyi olmuş. Ayrıca kitabın son tarafına da Mehmet Akif’in safahatına almadığı bazı şiirleri eklemesi de takdir edilecek bir durum.

Bu arada Ertuğrul Düzdağ’ın Mehmet Akif üzerine yapmış olduğu çalışmalarda çok mühimdir. Eğer Ertuğrul Düzdağ olmasaydı bugün Akif konusunda bayağı bir eksik olurduk. Safahat’ı ilk defa Transkripsiyon eden ve Akif üzerine oldukça güzel çalışmalar yapan Ertuğrul hocamızdan Allah razı olsun.



Yanıtla
36
0
Destekliyorum 
Bildir
firdevs35 19.03.2011
Safahat mehmet akif ersoy'un şahane derecede; sıkıcı gibi dursa da hiç sıkmayan kesinlikle okunması gereken bir kitabı.ben ilk başta okul kütüphanesinde okudum fakat kendi kütüphaneme de koymak için alacağım.Tabi ki tekrar tekrar okuyacağım.Benim gibi kurtuluş savaşımızdan önceki dönemi merak edenlere şiddetle TAVSİYE EDER.okuyun derim
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
alperenkartal 18.11.2007
Milli şair...milleti bu denli saf ama saygın , milletin içinde bulunduğu durumu bu denli gerçek , dokunaklı ve özgür anlatabilen tek insan...eseri ise ;döneminde ki halkın yaşadıklarını , acılarını hissedebileceğimiz , dönemimiz için tavsiyeler bulabileceğimiz nadir kitaplardan biri...
Yanıtla
3
3
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
mduran 29.03.2007
Şair Şukûfe Nihal, Akif için şöyle diyordu:
“Âkif dönmedi. Paraya-mevkiye yaltaklanmadı. Vicdanına hıyanet etmedi. Gururunu çiğnemedi ve insan kaldı.”
Evet, Mehmet Akif hakikat şairidir; hayalle işi yoktur. Onun için “sanat, sanat içindir” fikrine itibar etmez. Kalemini, yüreğini, aklını ve fikrini milletin geri kalmışlığına derman aramak; “Asım’ın Nesli” diye sembolleştirdiği gençliği tehlikelerden korumak için feda etmiştir.
O zaman ey Asımın Nesli bu hatıraya sahip çık ve SAFAHAT'ı OKU!!!!
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
ahmethaşim 06.07.2006
Eskiden her evde iki kitap kesinlikle bulunurmuş.
Birincisi Kuran.
İkincisi Safahat.
Acaba bizler niye bu kadar önem vermişiz bu kitaba?
İçinde kaybolan inancımız,kaybolan tarihimiz belkide içinde yeniden yeşeren imanınız olduğu için.
Belki de Akif bizi bir ayna gibi şiirlerine yansıttığı için.
Belki de karanlık ruhumuza bir mum olduğu için.
Her ne kadar bilmediğimiz kelimeler olsa da içinde herkesin okuması gereken bir kitap...
Yanıtla
10
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
muradi 28.09.2002
mehmet akıf gerıde savaşta yer alır gıbı turklugun kalbının derın yaralarla sızladığı günlerde eseriyle milete bir ışık ve umut kaynağı olmuştur o en büyük vazifesini türk milletine yazdıgı istıklal marşıyla göstermiştir yazdıkları o gunku durumu tam anlamıyla muhteva eden bu esrı mutlaka okumalısınız
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir