iyilik-kötülük meselesini güzelce didikleyen bir metin...
“Hiçlikte her şeyi bulacağım.”
Bence artık biliyorsunuz, Shakespeare külliyatını eksiksiz okumak diye bir amaç peşinde ilerliyorum. Vaktiyle en bilinen eserlerini okumuştum sadece; şimdi tüm külliyatı, eskiden okuduklarım da dahil olmak üzere en baştan okuyorum. Bu seferki durağımız da kendisinin görece az bilinen tragedyalarından biri, Atinalı Timon.
Çok da iyi bulunmayan pek çok Shakespeare metni gibi bununla ilgili de türlü tartışmalar var, aslında o yazmadı bu başkasının metni, başkası başladı o bitirdi, o başladı başkası devam etti vs. Mina Urgan’ın şahane ön sözünde hepsine değiniliyor. Yaygın kanaat Shakespeare’in metni yarım bırakıp, düzeltmeden o sırada üzerinde çalıştığı bir başka metne, Kral Lear’a odaklandığı yönündeymiş. Okuduklarımdan anladığım kadarıyla son derece olası.
Sahiden ham bir hali var Atinalı Timon’un. Karakterler, yine ön sözde belirtildiği gibi, karakter değil de, metafor gibiler; bir şeyleri temsil etmek üzere metnin içindeler, temsil ettikleri şeyler çok net, kendileriyse öyle değil. Belki Shakespeare bu metin üzerinde çalışmaya geri dönse karakterleri somutlaştırıp derinleştirecekti, bilemiyoruz. Şu haliyle arka arkaya sıralanmış olaylar dizisi gibi, bu kadar kısa bir metin için korkunç bir olay enflasyonu var ama karakterlerin duyguları, motivasyonları, dertleri, arzuları yeterince açılmamış.
Tüm bunlara rağmen, Shakespeare okumak Shakespeare okumak tabii ki; her şeye rağmen son derece lezzetli bir metin bu. Zengin ve cömert Timon’un varını yoğunu yitirdikten sonra yapayalnız bırakılmasıyla beraber sürüklendiği nihilizm ve insanlara duyduğu öfke çok iyi anlatılmış. Ve Shakespeare’in “iyilik etmek” meselesi üzerine düşünmeye daveti de hala geçerli bence - neticede iyilik edince aldığımız hazdan ötürü yapmaz mıyız pek çok iyiliği? Hal böyleyken, “gerçek iyilik” diye bir şey var mıdır, nasıl tanımlanabilir o?
Her zamanki gibi insan olmanın binbir karmaşasına dair, iyilik-kötülük meselesini güzelce didikleyen, bence biraz da hakkı yenmiş bir metin Atinalı Timon. İnsan sevmemekte çok haklısın ayrıca Timoncuğum, hakkını teslim etmeden bitirmek istemem. Arz ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Shakespeare' in Atinalı Tımon isimli oyunu Sabahattin Eyüboğlu tarafından dilimize çevirilmiştir. İş bankası yayınları arasında yerini almıştır. Eserde göze çarpan, bezginlik, umutsuzluk, yabancılaşma, tiksinmek, kin ve nefret duyguları, bu oyunu yazdığı sırada yazarının çektiği acıların yansıması şeklinde tezahür eder. Okunması gereken bir kitap. Tavsiye ediyorum.
Kendi düşenin ağlama hakkının olmamasına rağmen ağlamasını abartıp kendi sonunu hazırlayan sinir bozucu baş karakter gerçek yaşamdaki benzerlerini bolca anımsatmaktadır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan tabiatına ve insanlar arası ilişkilere dair oldukça etkili mesajları olan bir oyun.
Oyunun içinde de Timon ve Apemantus arasındaki konuşmalar, son derece renkli ve ilgi çekici.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
karakterlerin tek bir baskın davranışı temsil etmeleri oyunu yazarın diğer oyunlarına kıyasla geride bırakmış. önsöz kesinlikle sona bırakılmalı çünkü önsözden ziyade tam bir kitap özeti şeklindeydi.
William Shakespeare'in gözünle dönemin ve aslında günümüzün yozlaşmışlıklarına dair harika bir hiciv düzenlemesidir. Eserin sonradan tamamlanmış olması, özgünlüğünü lekelememiş. İçinde diğer eserlerinde olduğu gibi harika kıssadan hisseler bulacağınız bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güzel bir oyundur, hayata dair temel bir derstir. Kimi otoritelerce oyunun yalnızca bir kısmının William Shakespeare tarafından yazıldığı iddia edilir. Tartışmalar ve iddialar bir kenara dursun; Haluk Bilginer’in temsilini izleyememiş olmak üzücü... Umarım keyifle okursunuz!