İdeoloji gözetmeksizin ve ön yargısız olarak, barındırdığı ve günümüzde hala güncelliğini koruyan tespitler için bile okunması gerektiğini düşünüyorum. Düşünce zenginliği ve üslup açısından da etkileyici. Hasılı okumaktan zarar gelmez. Üstelik bu baskının kapağı ve baskı kalitesi oldukça iyi. Keyifli okumalar.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hakkında yazılanlarla manifestoyu aklınızın süzgecinde harmanlayarak okuduğunuzda çok iyi sonuçlar alıyorsunuz... Komünizmi doğru anlamak için en iyi yol, tavsiye ederim
"Bugüne kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf mücadelesi tarihidir." düşüncesinden hareketle Marx, tarihte ezen ve ezilen arasında daima bir savaş olduğunu söylüyor. Burjuva ve proleterya ilişkisi ele alınıyor ve proleteryanın en sonunda galip geleceği vurgulanıyor. Emeğin sömürüldüğü, bir başkasının sırtından kazanılan özel mülkiyete şiddetle karşı çıkılıyor. Kitapta "Proleteryanın zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi yoktur" söylemi dikkat çeken söylemlerden birisi...Dili sade, anlaşılır ve okuyucuyu yormayacak bir kitap. Komünizmi ve Marx'ın düşüncesini anlamak isteyenlere yardımcı olacaktır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Manifestoyu en isabetli çevirisinden okumak ve dahi ifade ettiği manaya vakıf olabilmek adına üzerine yazılmış nitelikli eserlere ulaşabilmek için kitabın tercih edilmesi gerektiği kanaatindeyim. Ayrıca belirtmek isterim ki kitap, kalın karton kapağı ile uzun yıllar muhafaza etmeye elverişli görünüyor. Bu kitabı daha iyi anlayabilme adına evvela Barış Parkan'ın Say yayınlarından çıkan ''Marx'' adlı kitabına müracaat edilmesi gerekir. İyi okumalar...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyanın en popüler ve en çok satılan kitabı olan Komünist Manifesto'da tarih bilimine gizlenmiş, tarih bilimini son sığınak olarak kullanan liberal felsefe oradan atılır. Böylece tarih bilimi ilk defa bilimsel bir tutumla ele alınmaya dönük bir tutum geliştirilmiş olunur. Bu kitapta Marx ve Engels burjuva sınıfın gizlemeye çalıştığı sömürü "heyulası"nı açığa çıkarır. Şu kavramlar üzerinde durulur: sınıf karşıtlıkları, dünya pazarı, kapital. Burjuva sınıfı yönetici kurulu olarak "devlet". "Bencil hesabın buzlu suları", Hale taçlıdan ücretli işçiye, dünyaya soğuk kanlı gözle bakış, dünya edebiyatının doğuşu, "insan" suretli dünyanın yaratılması, siyasi merkezileşme, serbest rekabet, "bütünlükten yoksun yığın", iç savaşın nedenleri, burjuvazinin toplumla bağdaşmayan yaşamı ve "köle"sinin varoluşunu bile sağlayamayan yönetim acizliği, kişisel değil toplumsal bir güç olarak sermaye, sermaye ve ücretli emek karşıtlığı içindeki mülkiyete son verilmesi, burjuva sınıf tarafından ailesizlik ve fuhuşun dayatılması ve kadının üretim aracına indirgenmesi. Demokrasi savaşının kazanılması, kamu iktidarında siyasi niteliğin son bulması ve bir birlik olarak toplum, "hakiki ihtiyaçlar" yerine "hakikat ihtiyacı" koyan Alman filozofların Fransız edebiyatını yanlış anlaması ve toplumsal ilişkilere transendental gömlek giydirmeleri, hakim sınıflar ve devrim korkuları.