Amida, Eğer Sana Gelemezsem
Amida, Eğer Sana Gelemezsem

Kitapyurdu Fiyatı: 471,25TL

11Yorum
Buket Dağdeviren
19.06.2021
etkileyici güzel bir kurguydu.
flyts
09.10.2010
son zamanlarda okuduğum en güzel roman.amidadan çok etkilendim ve doğacak kızıma bu ismi vermeyi düşünüyorum.annesi de kabul ederse tabi.<br />
bria
04.09.2010
Yazar, işçi çocukları ve Diyarbakır'ı güzel anlatmış.Kitabı okurken Diyarbakır'ı tanımak o sokaklarda dolaşmak isteği uyanıyor insanda...<br />Ancak erkeklerin genç kadın bedenleriyle iyileşebileceğini iddia eden erkek bakış açısı,kitabın başından sonuna kadar kitaba hakim olan erkek söylemi rahatsız edici...<br />Genel olarak düşününce Diyarbakır'ın tarih kokan sokakları ve işlediği sosyal yara hatırına okunması gereken ama kadını sıfırlayan tutumu için de okuyucuyu rahatsız eden bir kitap çıkmış karşımıza....<br /><br /><br /><br /><br />
coffeesin
Kaşif
22.01.2010
özcan karabulut'un ilk uzun hikayesi olması ile dikkatimi çekmişti bu kitap. Arat'ın dünyasında bir geçmişte bir bugünde varolurken, yasak bir sevdanın heyecanında keyifle okudum.
Sesli Sessiz
14.12.2009
Oldukça akıcı bir kitap. Ancak diyaloglar sanki tek ağızdan çıkmışcasına birbirinin aynısı. Amida konuşuyor sanırsınız oysa konuşan Arat'tır... ya da tam tersi. İşi karakterlere kelimelerle kişilik büründürmek olan yazarı bu konuda başarılı bulamadım.
Celal Temel
Kitapkurdu
01.04.2009
Edebi olarak çok iyi bir kitap. Ancak evli, üç çocuklu, Diyarbakırlı ve türbanlı bir kadının, Diyarbakır'da misafiri olarak bulunan bir entellektüelle, kafelerde dolaşması, bodrum katlarında ve beş yıldız otellerde sevişmesi, nasıl bir şey? Bu imkansız aşk da değil, etiğe de uygun değil... Özcan Karabulut, belli ki iyi edebiyatçı(Gerçi romanda seçilen geniş zaman yöntemini de anlayadım); ama zorlama bir roman kahramanı yaratırken, bazı insanları üzmüştür...
**luvi**
02.03.2009
Hayret yani! Kitabı okumak için Özcan Karabulut'a birçok şans verdim ama bugün "yeter ama!" deyip buna son veriyorum. Artık kimse erdemlerden bahsetmiyor. "Beni öldürdün" diyen yaşam arkadaşının yanından arkasına bakmadan ayrılıyor, ucuz bir kendini aklama yapıyor, hani bak onu da düşündüm gibilerinden, aklı fikri aşk oyunlarında, üstüne üstlük yüzyıllardır kafamıza kakılmaya çalışılan ERKEK EGEMEN SÖYLEMLERİni savunuyor. Bir erkeğin her zaman genç bedenler istemesinin normal olduğu, yaşlanmakta olan erkekleri sadece ve sadece genç bedenlerin zenginleştirebileceğinin kaç kadının (!) aklına gelebileceği türden çeşitli ÖNERMELERİNİ okuyucuya sunuyor(!). Ve üslubu kesinlikle Nabokov gibi değil, bunları sunarken sanki aklıyor. İnsanoğlu bu kadar basit yaradılışlı değil. İnsanın iliklerine kadar yaşadığını hissetmesi için bilincini yükseltmesi yeterli. Son söz Mevlana'dan : "Neyi arıyorsan sen, O'sundur."
büşra_tapan
20.02.2009
ÇOK BEĞENEREK OKUDUM.YAZARIN YÜREĞİNE SAĞLIK.
sanemcan07
16.01.2009
Özcan Karabulut'un öykücülük alanındaki başarısı zaten yadsınamaz bir gerçek. Bununla beraber romandaki başarısı da bir kez daha kanıtlanmış oldu. Kitabı okurken çocuk işçiler konusu benim özellikle dikkatimi çeken nokta oldu. Hem sosyal bir yara işlenirken, diğer bir yandan da bir aşk hikayesi başarılı bir şekilde kurgulanmış. Yasak aşk, aidiyet sorunu ve daha pek çok ana başlık bir potada başarılı şekilde eritilmiş. Yalın ve sürükleyici anlatım ise kitabı bir kat daha okunabilir kılıyor. tavsiye ederim....
dragar
18.10.2008
Kitap ülkemizin siyasi ve sosyal konularından bazılarını ele alırken (Kürt sorunu, başörtüsü, kimlik sorunu, çocuk işçiliği, yoksulluk vb.) bir aşk hikayesini de işliyor. Okunması kolay bir dille yazılmış. Diyarbakır şehrinin tarihini ve coğrafyasını fona koyarak olayları film gibi gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Tavsiye ederim.
Wenda  Akay
26.08.2008
İnsanı sürükleyen basit bir anlatımı, doğal bir dille insanı uzunca bir yolcuğa davet ediyor.Keyifle okurken aynı zamanda insanı düşündüren olaylar dizisinden oluşmaktadır.

Arat kendini farklı dinlerden,Kültürlerden, mezhebin ait olduğu bir kente yaşamayı diliyor..Son zamanlarda tüm çiçekleri kendi bahçesinden görüp farklı olanı dışlayan ve insana acımsı duygular tadan trabzonu gördükten sonra karadenizde uzak durmaya başlıyor

Ankaradan Diyarbakıra uzunca bir yolculuğa çıkan Arat çocuk işçiliği konusunda araştıma yapıp sokak çocuklarını ailesine,okula nasıl kazandırması ILO gönülleri arkadaşlarıyla uzunca bir maratona çıkıyor.


kİtabı okumanızı tememni eder.

esenkalın