Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçtihada ruhsat var mülahazasıyla olur olmaz içtihat kapıları açıldığında o kapıdan ne menem gavurlukların, belaların girebileceğini ve dahi girdiğinin resmedildiği, bu gün bile bir takım islamcılar tarafından hala baş tacı edilen zevatın hakiki hüviyetlerinin gösterildiği bir eser.
Buyrun, Allahsız aptullah cevdet’e göre reşid rıza... Naqleden de bizzat reşid rızanın kendisi: “Din düşmanı olduğu herkesçe bilinen bu adam [dr. Abdullah Cevdet], Âsitane'de bulunduğum dönemde ‘Davet ve İrşad’ projem için bana yardımcı olmak istiyordu. Bir gün bana şöyle dedi: “Bu konuda başarılı olur da İslâmî bir okul ve külliye kurarsanız ben orada ücretsiz ders verebilirim. Üstelik, tıp ve diğer ilimlere dair derslerimi sizin dînî ıslah konusundaki yönteminize uygun bir şekilde yaparım.” Kendisine “Sen dinle savaşan birisin, bunu nasıl yapacaksın?” diye sordum. Şu cevabı verdi: “benim savaşım Fatih ve Süleymaniye [medreselerindeki] hocaların diniyle. Onların fikirlerine uymaya kalkarsak terakkî etmemize imkân yok. Fakat Reşid Rıza Efendi’nin ve Şeyh Muhammed Abduh’un anladığı haliyle İslâm dini terakkî etmemize yardım eder ve devlet de bundan faydalanır. Bu yüzden ben sizin yol göstericiliğinizde hizmet etmeyi ümit edenlerin başında yer alıyorum.”
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabı az önce okudum. Bana göre özellikle ilk dönem İslamına özlem duyan Reşid Rızaya ve bunun dışında Abduh ile Afganiye büyük haksızlık edilmiş. Menar tefsirini ve dergisini, o dergide ki Mehmet Akif ve Afganinin yazılarını okumadan kimsenin tenkit yapamayacağını ve bilhassa "ehli sünnet" gözlüğünü çıkarmadan bu işin yapılamayacağı kanaatindeyim. Yorumlarda ki bütün kitap eleştirilerini "evet" diye işaretlemek boynumun borcudur. Selametle
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kişiyi tanımanın en kötü yolu, hasmının yazdığı eseri okumaktır. Şahsen Abduh ve Rıza'yı pek önemsemem. Ama tanımak isteyenlerin bu kitapla yetinmemelerini tavsiye ederim.
Muhakkak okunmalı.Okunmalı ki din adına nasıl iftira üretilir,etrafta din alimi adıyla geçinen bazı zevatın isimlarinin başlarındaki ünvanları nasıl aldıkları tartışılsın.Kendi heva ve heveslerini yorumlarını bu millete din adına yüklemeye çalışanların,bide kürsü başında olup ders verenlerin öğrencilerine hangi bilgileri aktardıkları tartışılsın.Allahla peygamberi eşitliyen zihniyete kılları kıpırdamayanların bu asrın din mazlumları için hangi iftiraları ürettikleri bu kitapta çok iyi görünüyor.Üstadınıza değil Allaha tapın diyenlere nasıl savaş açıldığını bu kitap çok iyi gözler önüne seriyor.Analamadığım tek nokta bu işilerin nasıl olupta erzurum merkezli yürütüldüğü.Mutlaka okuyun ve iftiracıları ve Ehli sünnet(!) dinin mensuplarını iyi tanıyın.
Şu an Klasik Yayınlarından Afgani'nin hatıralarını okuyorum.Bundan önce de Karaman Hoca'nın Gerçek İslam'da birlik kitabını okudum.hamid İnayet'in Arap Siyasi Düşüncesinin Seyri'ni okudum.Bir kez daha Afgani'yi, Abduh'u ve Reşid Rıza'yı minnet ve şükranla andım.Allah hepsinden razı olsun.Hamidullah Hocanın hemen hemen bana hitap eden kitaplarını aldım ve bir kısmını da okudum.Bana göre 20.yüzyılın evliyası.Rabbim rahmet etsin.Bizleri de her dört alimle birlikte Efendimiz'e komşu etsin CENNET'te İnşaallah.
Sayın ebulebrar, "okudum" dediği aşağıdaki satırların sâhibi müseccel mason Cemâlu'd-Dîn Esedâbâdî (gûyâ "Efgânî") ile Cennet'te komşu olmayı ümid etmiş!!!
"Kadın erkek eşitliği, örtünme emri ve bunun çiğnenmesi, kadın hakları vs. gibi meselelere gelince, bu konuda çok şey dinledim, birtakım makaleler ve risaleler okudum. Fakat size açıkca ifade edeyim ki, hiçbirinde açık bir görüşe, eşitlik talebinin veya örtünme emrinin çiğnenmesindeki amacın ya da bunun doğuracağı veyahut gerisinde yatan faydanın beyanına rastlamadım. BANA GÖRE FUHŞA VESİLE EDİNİLMEDİKTEN SONRA AÇILMAKTA BİR SAKINCA YOKTUR. (...) Örtünün kaldırılması meselesine gelince, bunun gerekliliğini dile getiren, bu konuda söz söyleyen ya da yazan hiç kimsenin onun en ufak bir yararından veya bizatihi örtünmeden kaynaklanan ya da onun gerisinde yatan bir faydadan bahsettiğini görmedim. KADINLAR SADECE AÇILMAKLA YETİNSELER, DAHA EVVEL DEDİĞİMİZ GİBİ BUNU FUHŞA VESİLE EDİNMESELER, MESELEDE TARTIŞMAYI GEREKTİRECEK BİR ŞEY KALMAZDI. (...) KÖTÜLÜĞE VESİLE YAPILMADIKTAN SONRA AÇIKLIKTA BİR BEİS YOKTUR. " (Muhammed Mahzumî Paşa, Cemaleddin Afganî'nin Hatıraları, trc. Adem Yerinde, Klasik nşr., İstanbul, 1427 [2006], 82, 84 ve 354.s.).
Bence hem dünyâda hem âhiretde doğru kişilerle komşu olmayı ümîd etmeliyiz, öyle değil mi?
BEDİR YAYINEVİ YİNE EHL-İ SÜNNET MÜDAVİMİ OLDUĞUNU BU KİTAPLA KANITLAMIŞTIR. ALLAH RAZI OLSUN. REFORMCULARIN VE MÜHİBBANLARININ OKUMASI GEREKEN BİR KİTAP. REŞİD RIZA, ABDUH VE HAMİDULLAHIN KİM OLDUĞUNU ORTAYA ÇIKARAN BİR KİTAPTIR.
Ehli Sünnetin müdavimi olmak ne demek, bir takım-parti taraftarı gibi bir şey mi yoksa? Anlaşılan o ki mezhebini yada içtihadlarını şuursuzca dinleştirmenin bir yansımasından başka birşey değil. Yüzyıllar boyu ehl-i sünnet adı altında düşüncenin ve içtihadın "kör taklidden" bir adım öteye geçememesi sanırım ki bu düşünceyi kanıtlayan en temel karinedir. Bu manada isimlere kitlenip onları "günah keçisi" ilan etmek de içinde bulunulan "ahlakî kokuşmuşluğun" bir örneğidir. Allah Dini üzerinde düşünüp onu halinin ilmi olarak yaşayanlara rahmet ve nazar edecektir.. Bu gayrete iftiralarıyla müdahil olanlara da haklarını verecektir.. Selam akledenlerin üzerine olsun...!