Bu kitabı bir yurtdışı gezisine giderken uçakta okumaya başladım, dönüşte yine uçakta bitirdim. Bir kaç günlük gezi boyunca da çantamdan ayırmadım. Bunu söylememin nedeni, kitabı başka bir ülkede okumanın bana burada okumuş olsaydım düşüneceğimden farklı şeyler düşündürtmüş olması. Burada okusaydım milletimizle bir kere daha gurur duyacaktım, Atatürk'e bir kere daha hayran olacaktım. Yurtdışında okudum ve...Atatürk olmasaydı şu anda ne durumda olacağımızı düşündüm...Avrupa'da bize karşı zerre kadar saygı kalmamış, güye tam bağımsız bir ülke olmamıza rağmen. Bir de başımıza Atatürk gibi bir şans gelmemiş olsaydı, bu kadarcık bile yerimiz olmayacaktı dünyada...Atatürk'e çatanlar, siz hiç Avrupa'ya gitmediniz herhalde. Gidin de bizi neden kurtardığını, buna rağmen bize, bizimle beraber çalışarak verdiklerini nasıl hor kullandığımızı, son 5-6 yılda Avrupa ülkelerinin gözünde saygınlığımızı nasıl yitirdiğimizi görün...İçim sızladı. Biz burada Kürttü Türktü diye birbirimizi yerken, oralarda hepimizi bir görüyorlar ve bizden hoşlanmıyorlar (kibar tabirle) Tek çıkar yol birbirimize sarılıp hala güçlü olmaya devam edebilme şansımız varken aklımızı başımıza toplayıp didişmekten, yok ayrılmaktan falan vazgeçmekken biz hala nerelerdeyiz..
Kitabı okumayı bayağı geciktirmiştim, ağır gibi gelmişti-nedense. Ağır olmaması bir yana, son derece de zevkle okunan bir kitap. Ayrıca içeriği bakımında da o zamanları farklı bir açıdan ele aldığı için çok ilginç. Şiddetle tavsiye ediyorum.