kitap iki kadın ve de cesur bir adamı ele alınca ister istemez dikkatimi fazlaca çekti ve bir çırpıda okudum ama bazı kısımların altını çizerek bir daha bir daha okudum okuduğum bazı cümleleri yanlış anlamış olmayı istedim açıkçası. zira kadınların her zaman toplumun belirleyicisi olduklarını savunan ben için, ağır cümleler vardı. esasen çoğu kadının böyle düşüneceği inancındayım. mesela ortada bir ülkede çağdaşlaşma uğruna kadınları değiştirmek amaçlı yapılan bir evlilik var yani kadın yine kullanılmıştır bu defa en acısı aşkı suistimal edilmiştir. lakin kitapta da kadının paşalık konumunun peşinde olduğu belirtilmiştir.ne kadar doğru kısmını burada tatrışmaya açmak anlamsızdır. ve en vahimi bu evlilikte bir seçme ve seçilme var ki, seçen her zaman ki gibi maalesef erkek. hepsini bir yana bırakalım tek bir cümle olayı özetledi benim için. ülkeyi idare ettim, savaşlar kazandım ama bir kadını yönetemedim. cevap çok açık kadınlar otoriteyle yönetilmez, kadınlar şefkat ve adaletle hayata dahil edilir aksi halde hükümdar da olsan peygamberde olsan karşı cinsi anlamaya çalışmadan otoriteyle idare edemezsin bu yapılan elindeki bombanın pimini çekmektir. bence okumalısınız ve Atatürk'ün yaptığım tek hata evliliktir cümlesini kendi bakış açınızdan değerlendirmelisiniz.