Aleviler & Türkiye-İran-Irak-Suriye-Bulgaristan Hakkındaki Yorumlar

ctnsalih
18.01.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hamza Aksüt'ün Horasan ile ilgili tespitlerini pek tutarlı bulmadım. Horasanın Irakta bir bölge olduğu ve Alevi Ocaklarının ilk çıkış yerinin Mezopotamya olduğuna dair tespitleri bu konu hakkında daha önce bir çok araştırma yapmış akademisyenin tespitlerinin yanında sönük kalmış. Birde Uzun Firdevsiyi hem şaibeli bulup hem de Velayetnamede kendi tezlerini destekler nitelikte olanları kabul etmesi de tuhaf. Yol bir sürek bin bir tamamda . Artık bu sürek biraz azalsa. Bin bir çok fazla sıkıldık biz. Her kafadan bir ses çıkarsa herkes benim dediğim doğru derse olmaz bence . Bu şekilde kendi içinde bile bir çok konuda anlaşamamış bir topluluğu kim ciddiye alır. Ben bir Alevi olarak böyle bir topluluğu ciddiye almazdım doğrusu. Gidin siz asgari müştereklerinizde bir birleşin de ondan sonra gelin haklarınız konusunda isteklerde bulunun derdim yönetenlerin yerinde olsam.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Specialist13
09.01.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok detaylı bir araştırma ve inceleme kitabı. Anadolu ve mezopotamyada yaşayan ailelere kadar detay verilmiş bir eser. Araştırma ve inceleme severler için tavsiye edilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Rummus
06.05.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eğer tarihi açıdan bu konuya merakınız varsa gerçekten çok güzel incelenmiş ve yazılmış kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kasırgam 12.04.2012
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
BİLİMSEL OLMAYAN VE TARİHSEL GERÇEKLERİ ÇARPITAN BİR ÇALIŞMA. YAZAR, YILLARDIR BENZERİ KİTAPLAR ÇIKARIYOR. ANCAK YAZDIKLARININ HANGİ BİLİMSEL ÇALIŞMALARIN ÜRÜNÜ OLDUĞUNU GÖSTERMEMEKTEDİR. ÖZELLİKLE OCAKLAR KONUSUNDAKİ BİRÇOK DEĞERLENDİRMESİNİN TARİHSEL GERÇEKLERLE UZAKTAN YAKINDAN HİÇBİR İLGİSİ BULUNMAMAKTADIR. ÖRNEĞİN, KOLUAÇIK HACIM SULTAN OCAĞI'NA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERİNİN HİÇBİR DAYANAĞI YOKTUR.BU OCAĞIN PİRİNİN SEYİT TEMİZ OCAĞI, MÜRŞİDİNİN İSE AVUÇAN(ZEYENEL ABİDİN) OCAĞI OLDUĞU VE MUSAHİBİNİN DE SEYİT ALİ OCAĞI OLDUĞUNA İLİŞKİN DEĞERLEN DİRMELERİNİN HİÇBİR SOMUT DAYANAĞI YOKTUR. SÖZLÜ VE SOYUT BEYANLARLA BU DEĞERLENDİRMELERİ YAPAN YAZAR,Sadık Baba'nın Seyit Ahmet adlı şiirinde geçen "Sultan Seyit Temiz destin de deman- Hacım Sultan mevalidir Seyit Ahmet" dizelerindeki anlamı yanlış değerlendirmiştir. Destinde deman farsça olup 'elinden eteğinden tutmak' anlamındadır. Zira,ilk dizenin, Sultan Seyit Temiz'in Hacım Sultan'ın elinden eteğinden tuttuğu anlamına geldiği açıktır.Bu anlama rağmen, Hacım Sultan'ın Seyit Temiz'in elinden eteğinden tuttuğu gibi anlamı olduğunu söyleyen yazar, nesnelliğini yitirmiştir. Üstelik, Hacım Sultan'ın, Hacı Bektaş Veli'nin halifelerinden olan Hacım Sultan olmadığı değerlendirmesi de dayanaksızdır. Anadolu'da bir tane Hacım Sultan vardır o da Hacı Bektaş Veli'nin halifesi olan ve halen türbesi Uşak'ın Hacım Köyü'nde olan Koluaçık Hacım Sultan'dır. Leğen Uşağı ailesinin Hacım Sultan Ocağı'nın Dedeleri olduğu tarihsel gerçektir. Anadolu'da Seyit Temiz ya da Avuçan'a bağlı olmayan bu Dedelerden başka Hacı Bektaş Veli'ye bağlı Hacım Sultan Dedesi varsa yazar bu Dedelere de kitabında yer vermeliydi. Nejat Birdoğan ve Ali Aksüt'ün de somut dayanakları yoktur. Hacı Bektaş Veli Çelebileri gibi Hacım Sultan Ocağı Dedeleri de TARİKÇİ değil PENÇECİ'dir. Tarikçilerin döndükleri açıktır.Üstelik Temiz ailesi de Karaca köyüne sonradan yerleşmiştir..Ulusoy ailesi icazet vermiştir. Avuçan ya da Seyit Temiz'in verdiği icazet dahi yoktur.... İcazet olmamasına rağmen, yazarın hangi nedenlerle, Karaca Köyündeki Hacım Sultan Ocağının Hacı Bektaş Veli'nin halifesi Koluaçık Hacım Sultan Ocağı ile aynı olmadığını aksine bu ocak Dedelerinin pirinin Seyit Temiz evladı olduğunu mürşüdinin ise Avuçan Ocağı ve musahibinin ise Seyit Ali Ocağı olduğunu yazdığı vicdanı ve inancı arasında gizlidir. Ancak, sanki somut deliller varmış ve tek gerçek kendi yazdıklarıymış gibi kullanılan söylemin bilimsel olmadığı da tartışmasızdır. Yazar, varsayımları, somut gerçeklermiş gibi kaleme almış ama kitabı yazarken Koluaçık Hacım Sultan Ocağı'ndan hagi Dedelerle görüştüğünü ya da Karaca Köyü'nde kimlerle, ne zaman ve hangi konuları görüştüğünü yazmamıştır. Birçok bakımdan araştırma yapılmadığı sabittir. Bu nedenlerle, yazarın kitabı okunurken, her konunun ciddi biçimde sorgulanması gerekmektedir. Yazar da umarım bu eleştirileri ciddiye alır ve yanlışı yazma ısrarından vazgeçer...
Yanıtla
10
3
Destekliyorum 
Bildir