Ahmet Altan’ın “Karanlıkta Sabah Kuşları” adlı kitabı kendisinin iç dünyasının biyografisi gibi. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap çünkü; aşk, ölüm, sevgi, savaş, ihanet, isyan gibi duygular anlatılmış.
Kitabın ilk bölümlerinde aşk irdeleniyor. Aşk, insanı, karakterinin zıttı bir yöne sürükleyebilir. Aşık olan insan içtendir yani maskesiz. Aşık olan insan kendini sevdiği gibi insanları da sever ve ayrımcılığa karşı olur. İnsan, her aşık olduğunda sanki ilk defa aşık olmuşçasına yaşar. Aşık olan insanın gözleri farklı bakar. Aşk hayata anlam katar.
Yazar, filmlerden örneklere de yer verip yorumlamış. “Üç Numaralı Konçerto” adlı bölümünde “Shane” filminden bahsetmiş; özgürlüğe veda etmek, tutsakken özgür olmak, saf kalmakta direnerek özünü yitirmemek. Bahsedilen bir başka filmde Marcello Mastroni’nin başrolde oynamış olduğu “Siyah Gözler”. Marcello filmde bir bakıma kendini oynamaktadır; güzel kadınlarla birlikte olmakta ama karısını da hiçbir zaman terk edememektedir. İki filmi de uzun bir zaman önce izledim ve aklımda kalan her iki filmde de her iki baş rol oyuncusunun oyunculuklarında üstün bir performans gösterdikleriydi.
“Tanrının Yardımcıları” bölümündeyse sanattan, sanatçılardan bahsediliyor. Bir oyuncunun sahnede canlandırdığı karakterin gerçek yaşantısına yansımaları; bir yazarın yaratım aşamasında yaşamın dışında kalması; sanatın yaşamı estetik düzeyde anlatması ve sanat eseriyle buluşanların yaşamın anlamını keşfetmesi. “Hayal” bölümündeyse yazarın hayali anlatılmaktadır. “Ey Kavmim” bölümünde de yazar kavminin ikiyüzlülüğünden, suskunluğundan, sinsiliğinden, korkaklığından, duyarsızlığından şikayet ediyor. Yazar olmanın başlangıcını ve bugününü, yazıyla uğraşmanın sihrine de “Küçük İşaretlerin Sırrı”nda yer veriyor.
Savaş ve ölümün anlatıldığı bölümler… Bir İrlanda hikayesinden yola çıkılarak anlatılan savaşın korkunç yüzü, insanların kardeşlerini vuracak hale gelmesi. Ölüme başkaldırmayı bir meslek olarak seçen matadorlar ve onların simgesinde ölüme yakın olmak… En ağır ölüm olan çocukların ve gençlerin ölümüne isyan etmek…
İki sesimiz olmalı diyor Ahmet Atlan; savaşmak ve sevmek. Kitabının adı olarak seçtiği “Karanlıkta Sabah Kuşları”nda da güneşin her gün doğduğundan, her doğan günün de bir başlangıç olması, umudu, sevinci taşıması gerekliliğinden bahsediyor ve yaşamın beklenti içindeyken süreceğini vurguluyor. Ahmet Altan “Karanlıkta Sabah Kuşları” adlı kitabında daha birçok konuya değiniyor ve insanı yüreğinden yakalıyor