Katre-i Matem
Katre-i Matem

Kitapyurdu Fiyatı: 359,70TL

1971Yorum
Şehirlerin, şiirlerin ve çiçeklerin en güzeli İstanbul ve Lale. Sultanların, şehzadelerin, vezirlerin ve daha nicesinin, bir devre ismini vermiş Türk’ün çiçeği lalenin altmışaltı ilmekli hikayesi. Hem de bu devrin sonunu getirecek isyanın eşiğinde. İskender Pala’nın su gibi akan dili, Lale devrinin son dönemini aşk, özlem, hüzün ve ölüm gibi duygularla yansıtıyor. Bitmesini istemeyeceğiniz bir serüvende güzelim beyitlerin tadı damaklarda kalacak, biriken sorulara bir katre olsun cevap bulmak için sayfalar akıp gidecek. İyi okumalar.
Polisiye ve gizem temalı romanları hiç sevemedim, dolayısıyla okumam. Ancak İskender Pala'nın kalemi müstesnadır benim için. Çünkü eserleri bir polisiye veya gizemden çok daha fazlasını barındırır. Bir anda Osmanlı'nın en renkli döneminde, cümbüşün içerisinde bulabilirsiniz kendinizi. Tarih kitaplarının o donuk saray revaklarının ardında cereyan eden hayatlara şahit olabilir; krallıkları deviren, kıtalara hükmeden kırılgan ruhları hayretle temaşa edebilirsiniz. Katre-i Matem'e de bu lezzeti arayarak başladım ve yine beklentimden fazlasını buldum. Tarihin devleri kapışırken hayatta kalma savaşı veren bir "garibanı" okumak, ardında onu takip eden devasa yağmur bulutlarını görmek ve yağsın da çözülsün tüm düğümler diye sayfaları çevirmek okurken inanılmaz keyif verdi bana. Nihayetinde, İskender Pala romanlarını tarihin bir döneminde keyifli vakit geçirmek gibi algılayarak okumak isterim; bu eserinde de aradığımı buldum. Herkese tavsiye ederim.
lale devri, padişah 3. Ahmet, onun tahtan indirilişi, patrona halil isyanı, bu olayların günlük yaşama etkileri, yine bu olayların derin iç yüzü… Osmanlı’nın 1700lü yıllarındaki sosyal hayat ve saire… hem tarihi hem edebi hem de polisiye bir yapıt. Pala nın akıcı üslubuyla harika olmuş…
Benim için en iyi İskender PALA romanı, o kadar keyif alarak okudum ki bir daha ne zaman okusam diye gün sayıyorum. Belki yaşlılığımda, Muşta, bahçemde diktiğim ağaçların aldında, lalelerin yeni yeni tomurcuklandığı ve baharı selamladıkları bir günde yeniden okurum.
Yine İskender Pala yine harika bir roman nasıl sonunun bu kadar tahmin edilemez yazdığını anlamıyorum hem lale devri hemde katrei matem lalesinin gizemi ve üç hilal cemiyetin de görevli bir kız ve gizlediği her şeyden sakındığı bir insanın hayatına son vebilecek bir sır... İskender Pala okuyucuya yine harika bir okuma deneyimi sunuyor.
Sevmek için güzel olmak gerekmez gönlü güzel olana.
İskender hocamın kalitesi ve kalemi tartışılmaz. Son derece sürükleyici, bilgilendirici, bir solukta bitiveren bir kitap. Herkese tavsiye ederim.
iki kez okuduğum ama ileriki zamanda tekrar okuyacağım bir eser. Aşkın saf halini gördüm.Kayboldum kendi içimdeki benliğinde. Sevmek için güzel görünmek gerekmez gönül güzel olmadıkça.
Güzel bir kitaptı. İskender Pala müthiş bir yazar. tavsiye ederim
Lale devrini muazzam bir dille anlatmış
İskender Pala'nın muhteşem romanlarından biri. Lale Devri'ni farklı pencerelerden öğrenmek isteyenler muhakkak okumalı. Sadece sonunu çok beğendiğim söylenemez. Kitap genel olarak gayet güzel.
iskender pala nın gercekten çok iyi bir kalemi var...kıtaplarını kime verdiysem bir solukta okuyup hemen kendilerı yeni kitaplarını sipariş verdiler... çok akıcı ve farklı bir tarzı var... tavsiye ederim.
Bir insan kalemi bu kadar mı güzel konuşturur. Çok kalın bir kitap olmasına rağmen bir solukta bitirdim. Emeğinize sağlık.
İskender Pala'nın tılsımlı bir kalemi var sanki. Tarihin içindeki olayları, öyle güzel harmanlayarak kuruluyor ki elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Kitabı bitirip kapatınca bir süre etkisinde de kalıyorsunuz. Kadim bir dili, akıcı bir kurgusu, insanı tarihin o dönemlerini araştırıp, okumaya da yönlendiren bir yapısı var. Yine harika bir eserdi, akıp giden ama sızısı yürekte hissedilen...
Neden bilmiyorum ama yazarın diğer kitaplarına göre bu bana biraz sıkıcı geldi. Sadece son sayfaları heyecan yaptı bende. Belki de İskender Pala'nın daha önce okuduğum muhteşem eserlerinden sonra bunda da beklentimi biraz fazla tuttuğum için böyle oldu herhalde. Yani benim beklentimi karşılamadı açıkcası.
Bir İskender Pala efsanesi... Lale devrine ve isyanına değinen, ünlü İstanbul lalerini konu edinen ve bittiğinde bu bir kurgu olamazdı mutlaka gerçek olmalı dediğimiz bir efsane...
Tarih derslerinde iki üç cümle ile ezberleyip geçtiğimiz bir devri ve isyanı öyle güzel anlatıyor ki keşke tarih dersleri böyle anlatilsa diyor insan. O dönemdeki saray ve saray dışı ilişkileri, sokaklarda ve divanlarda olan biteni, İstanbul un güzelliğini, karakterlerin ruhlarını zarif ve leziz bir dille anlatıyor. Lale Devri ve Patrona Halil i araştırma isteği, Google gorsellerde dönemin resimlerini bulabilir miyim merakı geliyor okurken. Sonra her isyanın yıkıcı yanını okuyup üzülüyorum, savaş, isyan, çatışma sonrası geride kalanları yakıp yıkma hevesi hem dehşete düşürüyor hem içimi karartıyor. Kitap bende böyle duygular uyandırdı. İskender Pala nin kalemi ile tarihi kitaplar okumaya başladım, dilerim farklı yazarlarla da devam ederim.
Kitap kurgusu ve hikayesiyle takdire şayan olmakla birlikte, nasihatleriyle de gönle dokunan bir hikaye olmuş. Mevlam müellifine selametler versin, âmin.
lale devri vede patrona halil isyanı.bir aşk hikayesiyle harmanlanıp,harika bir tarihi romana dönüşmüş.
Keşke kitaplar her eve girse ve okunsa; keşke her evin alt katı okul olsa, matbaa olsa... Sayfa 98