Herkesin çok sevdiği Parfümün Dansı’nı bir türlü sevemediğim için geçtiğimiz sene Ayrıntı Yayınları bana Tom Robbins külliyatının tamamını göndermişti sağolsun, belki fikrim değişir diye. Ben de çocuklar için yazdığı “B, Bira”yı okuyup epey sevmiştim. O seçkiden bir Robbins daha okuyayım dedim ve Villa Meçhul’ü seçtim. Yine olmadı... Olamadı.
Absürde bayılırım ama bu kadar da değil vallahi ya. Yani ne yazacağımı dahi bilemiyorum açıkçası, pek tuhaf bir metin bu. Bundan birkaç kuşak evvelde başlıyor anlatı, Uzakdoğu mitolojisinden porsuk benzeri yaratıklar olan Tanukilerden biri insan kılığına girip kadınlarla çiftleşiyor, sonra bu iş pek hoşuna gidiyor, bir dizi çocuk yapıyor insanlardan. Sonra ileri sarıyoruz ve günümüze geliyoruz, sene 2001, 11 Eylül’ün hemen evveli. Vietnam Savaşı sırasında kaybolmuş üç Amerikalı askerden biri bir Fransız rahibi kılığına girmiş uyuşturucu kaçırırken yakalanıyor ve kendisiyle kaybolan iki asker arkadaşıyla beraber Laos’ta sadece uçuruma bağlı bir tel üzerinde yürüyerek ulaşılan bir yerde (Villa Meçhul orası işte) yıllardır yaşadıkları ortaya çıkıyor. Kitabın başındaki Tanuki’nin soyundan bir kadının da bu üçlüyle ilişkisi olduğunu öğreniyoruz, olaylar gelişiyor.
Bu karmaşık özet, sahiden de özet yani. Kayıp askerin kız kardeşleri de var hikâyede, CIA de, kayıp askerlerin bulunması için uğraşan ailelerin kurduğu örgüt de, 11 Eylül’ü gerçekleştiren teröristler de, yerel polis ve yerel halk da... Aslında epey zıpır ve okurken insanı güldüren bir hikâye bu ama yani tam bir kaos sahiden. Bir yandan militarizm, Amerikancılık, kapitalizm ve bağnazlık eleştirileri de var metinde ama öyle bir curcuna ki yazarın tam ne anlatmaya çalıştığını anlamak sahiden güçleşiyor bir yerden sonra. Sanki böyle bir madde etkisi altında yazılmış ve ayıkken hiçbir şey ifade etmiyor gibi bir garip roman.
Yer yer sevdiğim ve güldüğüm kısımları olsa da, benlik değil maalesef hiç. Allah sevdiğine bağışlasın ne diyeyim. Yine de Tom Robbins okuma girişimlerim sürecek. Bakalım bir noktada sevebilecek miyim kendisini, göreceğiz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
villa meçhul deli dolu karakterleri ve olay örgüsü ile yine "tom robbins" dedirtiyor ama bu sefer hiç nefes aldırmıyor, şişiyor şişiyor patlamıyor, birşeyler bir yerlerde havada asılı kalıyor..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tom Robbins'i iyiki "Parfümün Dansı'yla tanımışım. Villa Meçhulle tanısaydım Parfümün Dansını okuyamazdım. Her paragrafta ne anlatıyor diye sorarken yakaladım kendimi. Yalnızca Türk sinema severlerin anlayacağı Kemal Sunalın gülüşünün dünyayı kaplayacak gibi oluşu tarzında amerikan okurlarının anlayacağı betimlemeler, benzetmeler, ad aktarmaları yapmış. Yinede yarım bırakmamak adına bitirdim.
isviçreli bilim adamları ve kırk küsür eleştirmen demiş ki "... perhaps [the] greatest book from robbins". ben bu kadar iddialı konuşmayacağım çünkü another roadside attraction ve still life with woodpecker'a haksızlık etmekten korkuyorum ama yine de taşaklarını paraşüt niyetine kullanıp dünyaya düşen ve kadınları baştan çıkartan bir tanuki ile başlayan hikayenin kötü olmasını kimse beklemezdi. en iyi kitabı mı? belki evet, belki hayır ama kesin olan bir şey varsa tom amca bu kez hayal gücünü şöyle bir tutup havaya fırlatmış ve yere düşmesini beklemeden bir sigara yakarak olay yerinden uzaklaşmış. camel paketinden hayatın anlamını çıkartan birisinden bahsediyoruz yani; yapar yapar ve nitekim gavur yapmış...