1Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
11.05.2026
Güzel Karanlık
Antonio Muñoz Molina'nın Güzel Karanlık'ı, aslında epey sevdiğim İspanyol yeni roman akımının örneklerinden biri ama iyi bir örneği mi, hmm, pek değil açıkçası. Franco sonrası İspanyol romanı diye bir gerçeklik var ve İspanyol edebiyatı 1975 sonrasında muazzam romanlar çıkardı, ilk kez okuduğum Molina'dan da beklentim yüksekti ama bir türlü tam içine giremedim bu kitabın. Aslında girmem beklenirdi zira yüksek tempolu bir polisiye bu roman. İç savaş sonrası İspanya'sında geçiyor, ajanlar, kendini gizleyen devrimci polis komiserleri, hainler... Epey umut verici bir ilk cümle: "Madrid'e daha önce hiç görmediğim bir adamı öldürmek amacıyla gelmiştim." Bir "hain"i öldürmeye gelen anlatıcımızın geçmişini de okudukça öğreniyoruz, öykü zamanda ileri-geri giderek anlatılıyor bize ve kim hain kim kahraman yahut hain kimdir, kahraman kime denir gibi sorular bırakıyor yazar okuyucunun kucağına. Ancak karakterler bir türlü tam derinleşemiyor. Özellikle kadın karakterler epey karikatürize geldi, her ajan hikâyesinde bulabileceğimiz türde tek boyutlu ve biraz klişeler maalesef. Anlatıcımızı da sevemedim ayrıca. Ham fazla boşvermiş, hem fazla keskin fikirli, bir tuhaf. Valla hiçbir şey demediğimin farkındayım ama ne yapayım, olmadı bu kitap. Bazen de olmaz işte. Zaten baskısı da yok, çok övsem de bulamayacaktınız. Belki de iyi olmuştur sevmemem. Bu bomboş değerlendirmemi böylece bitiriyorum. Affediniz.