Şilili -eheh, bunu on defa tekrarlayınca aptalca eğleniyorum- yazarın kurguladığı dünyada tüketim toplumunu temsil eden insanlarla dokunulmadığı müddetçe üretiminin sınırı olmayan doğa arasındaki yıkıcı ilişki, yerlilerin, belediye başkanlarının, avcıların ve ihtiyarımızın perspektifinden anlatılıyor. Yazarın şahit olduğu olaylar bunlar; çevreci arkadaşı sermayenin çeteleri tarafından öldürüldüğü sırada kitabının ödül alacağını bilmiyordu. Ödülü dostu Chico Mendes'e ithaf etmesi büyük bir jest olduğu kadar doğal da, zira yaşadığı ortamın kahramanları Mendes gibi aktivistler ve Bolívar gibi ihtiyarlar. Marquezvari bir anlatı, o diyarların duyarlılığını taşıyor.
El Idilio adlı küçük mesken, dünyayla iletişimini yılda iki kez uğrayan gemiyle kurar. Gemiyle birlikte gelen dişçinin yerlilerle diyaloglarından anladığımız kadarıyla bırakılmış insanların şehridir burası, önemsenmeyen insanlar dişlerini çektirirken bolca küfür yeseler de acılarından kurtulmaları ölçüsünde mutludurlar. Küçük yerin acıları ne kadar büyük olabilir ki? İnsanın sebep olacağı acılar kadar... Dünyanın her yerinde umursanmayan insanlar yaşar, hepsinin acısının aynı ölçüde olduğunu düşünürüm ve davranışları sebebiyle dişçiye kızarım, sonra onun da acıları olduğunu hatırlarım. Birbirini doğuran acılar bunlar, birbirinden bağımsız.
İsim bolluğunun altında ezilmeyen -António Jose Bolivar Proano- ihtiyar, dişçiden kitaplarını almak için iskeleye gelir. Adamı hikayeye katmadan önce bir iddia sonucu bütün dişlerini çektiren adamı da anlatmam lazım. Anlattım gerçi, böyle bir olay gerçekleşiyor, bir miktar para için. Yoksulluğa hiç değinmedim, kendiliğinden gelen bir şey. Parası olanın yaşamayacağı bir şehir işte, ne söylenir?
İhtiyar, aşk romanlarına tutkundur. Devletin yerleşimcilere kıyak geçtiği zamanlarda karısıyla birlikte ormanın kenarında yeni kurulan köylerden birine giderler. Kadın sıtmadan ölür, adam yerlilerin bütün uyarılarına rağmen tarım yapmakta ısrar eden ve hiçbir şey elde edemeyen, aralıksız yağan yağmurun altında ezilen diğerleri gibi yeşil cehennemden nefret eder, intikam alacağı günü bekler. Kaçınılmaz olan gerçekleşir; ihtiyar doğadan keyif almaya başlar, öfkesi diner. Yerli halk Shuarların arasına karışır, onlar tarafından kabul edilmez ama doğaya yaklaşımı takdir görür ve sunulan dostlukta teselli bulur.
Shuarlar doğayla bütünleşmiştir, toplayıcılıkla yaşayan bir halktır. Çalışma hayatına uyum sağlayan herkesin salak olduğunu düşünürler falan, Katı kuralların olmadığı özgürlükçü bir toplum. Ataerkillikten nasibini almadığı söylenebilir, aşk özgürce yaşanır. "Aşktan başka amaç gütmeyen, katıksız bir aşktı bu. İçinde sahiplenmeye ve kıskançlığa yer yoktu." (s. 44) İhtiyar ne yazık ki bu topluluktan ayrılmak zorunda kalır ve El Idilio'ya gelir. Okuduğu kitaplardan uygarlığa dair fikirler edinir ve öğrendiklerinden hoşlanmaz. Silahların insanlar üzerinde tahakküm kurması, ekonomik çıkarların ezici gücü anlamsız gelir ama onlarla yüzleşmek zorundadır, taşındığı şehrin belediye başkanı kendisine musallat olur.
Bu adamı hikâyenin zayıf halkası ilan ediyorum, derinleştirilmesi gereken biri olarak öylece duruyor, tiplikten öteye geçemiyor. Her neyse, bu adamımız devlet tarafından sürgüne gönderilmiş ve unutulmuştur, böylece yerli halkı olabildiğince sömürmek için kendinde güç bulur. Batı dünyasının beyaz misafirlerinin rahatı ve güvenliği için ihtiyarı evinden bile edebilecek kadar çıkarcı bir abimizdir. Sonlara doğru doğayı sembolize eden bir jaguarı avlaması için ihtiyarı zorlar, Yaşlı Adam ve Deniz'deki mücadeleye benzer bir durum yaratır. İhtiyarın elindeki silahtan tiksinmesi, öldürdüğü hayvanın başında kirlendiğini düşünerek hüngür hüngür ağlaması, pis elini en saf yaşamlara dahi uzatabilen iktidar baskısını lanetler.
Bir çelişki tespit etmiş olabilirim; jaguarın öldürdüğü tecrübeli bir yerli var. Normalde ormanda büyümüş insanların yırtıcı hayvanlara karşı sezgisel bir uyarı çanı geliştirmeleri gerekir ama adamımız hiç yapmaması gereken bir şey yapıp kulübesinden dışarı çıkıyor ve dey jaguara yem oluyor. Mantıklı değil açıkçası.
Bir yanda sömürü düzeni, diğer yanda doğaya bağlılığını -henüz- yitirmemiş insanoğlu... İyi örülmüş bir novella.
Bir solukta okunabilecek, yalın ve keyifli anlatıma sahip bir kitap. İnsanoğlunun gittiği her yere içindeki kötülüğü ve çıkarını da götürdüğünü hatırlatıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
doğayla uyumlu yaşamayı öğrenmiş bir adam. bu adamı en güzel tanımlayan özelliklerinden biri roman okumayı sevmesi ama aşk romanı. kendi dediği gibi kendi çapında bir okuyucu. anlatım, ekolojik dengeye vurgu çok güzel ve şiirsel. çok da uzun olmayan kitap keyifli bir şekilde okunuyor ve tatlı tatlı insanın içine dokunuyor. tavsiye edebileceğim bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşk Romanları Okuyan İhtiyar, insan ve doğa arasındaki mücadeleyi işlerken bir taraftan da bu iki taraf arasında arabulucu olarak aşk romanları okuyan ve inziva hayatı süren bir ihtiyarı seçer.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanların, hırsları uğruna doğaya ve hayvanlara verdikleri zararı konu alan bir kitap. Yazarı ilk olarak Patagonya Ekspresi adlı kitabı ile tanımıştım. Tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşk romanı diye alanlar sanırım biraz hayal kırıklığı yaşayıp, gerçekten okumayı ve edebi zevki seviyorlarsa sonradan büyük tad bulabilecekleri, doğa insan ilişkisinin kusursuz anlatıldığı okunması gereken bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Medeni(!)insanların hırsları uğruna doğaya ve hayvanlara verdikleri zararı anlatan ve isminin özellikle son satırlarda anlam kazandığını düşündüğüm kısa fakat etkileyici bir roman.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum ilk kitabı, romanın adına aldanmamak lazım romantizm ile pek bir ilgisi yok. İnsanların doğaya yaptıklarını, amazonun eski güzelliklerini,yerlileri ve daha fazlasını çok güzel bir şekilde aktarmış. Yazarın diğer romanlarını da merak ediyorum
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
BELKİ KİTABIN BAŞLANGICINDA MESLEKTAŞIM OLAN DİŞ HEKİMİNİN KONUŞMALARI BELKİ DE GİZEMLİ KONUSU TAM OLARAK BİLMİYORUM AMA BEN SEVEREK OKUDUM DİLİ DE GAYET AKICI KISA DA BİR KİTAP OKUNABİLİR
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
KESİNLİKLE TAVSİYE EDİYORUM. 11. SINIF ÖĞRENCİLERİME DE OKUTTUM. ÇOK BEĞENDİLER.BİR ÇEVRE KATLİAMI VE YOK OLAN HAYATLAR ANCAK BU KADAR GÜZEL DİLE GELİR