Bir Gemi Katibinin Esaret Hatıraları
Bir Gemi Katibinin Esaret Hatıraları
8Yorum
NABİ Çömez
Kitapkurdu
hatıraları meraklı olan alsın
MİRZA_BEY
Kitapkurdu
Belki de ilk kez bir kitap okurken bu kadar kendimi çaresiz hissediyorum. Aklımda hep aynı soru var: Bugün kim dayanır bu imtihana? Ne çektiler ne yaşadılar kaç gece ağladılar bilmem. Sadece ismini okuduğumuz sürgünde şehit düşen kahramanlar. Bugün bir mezarı bile yok onların. Hani bazıları diyor ya "Atatürk ne yaptı?" İşte bu yaşanan vahşeti durdurdu bitirdi yetmez mi?
faruksevindim
Bilge
Kitabın uzun süredir baskısı yoktu. Diğer YKY kitaplarına göre biraz pahalı.Tabii konuya merakı olan üçe beşe bakmıyor.
neshe86
Yokluk, sefalet, soğuğun yanısıra yurdundan, vatanından evlatlarından sevdiklerinden uzakta geçmek bilmeyen seneler.. Zaman zaman ümitsizce bekleyişlere dönüşse de sabırla bir umut diye bekleyebilmek.. Bu kitapla birlikte bir kez daha sabretmeyi öğrendim.
HİDİŞKO
Kolay değil dile kolay,dört yıla yakın süre Sibirya'da esaret kamplarında kalmak.Hasan Basri Efendi'nin o esaret kamplarındaki yaşantısı,hasletleri,özlemleri.Onun çektiklerini içinde duyumsamadan okumak mümkün değil.Bu sımsıcak,samimi hatırat herkese önerilir...
Ömer Zengin
Kaşif
Anıların son kısmının kaybolması hem üzücü hem de olaya biraz gizem kattığından heyecan verici. Onca zorluğam rağmen yazarın hayatta kalması öncelikle Allah'ın lütfu. sonuna kadar mücadele etmenin de çok somut bir örneği. Bugün insanlarımıza Karadeniz'de batan gemilerimiz ve bu gemilerde sivil personel, pilotlar ve çete reislerinin esir düştüğü, Sibirya'ya gönderildiği rüya gibi gelecek konular. Ama bunlar yaşanmış gerçekler ve yeni nesillerin bunlardan haberi yok. Hatırat olduğu için tekrar çok ama okuması kolay bir kitap. Bir babanın yakınlarından haber alma arzusu, onların yeterince mektup yazmamaları karşısında yaşadığı üzüntü çok çarpıcı olarak ifade edilmiştir.
navleo
Kitapkurdu
Anıların kısa kısa birazda kopuk anlatılması kitabın akıcılığını bir yerde engellemiş.Tarihle ilgilenenler özellikle denizcilik tarihi ile mutlak okunmalıdır bence.
muratça
bir insanın yaşam öyküsünden bir kesit sunulmuş.hoş bir çalışma olmuş