Cussler'ın günümüzde geçen bilim kurgu romanlarından farklı ilk romanı Kusursuz Plan. Roman bir western. Kendisinin gemi enkazları ve arabalar konusunda eskiye olan özlemini gerek romanlarından, gerekse kendi finanse ettiği araştırmalarından zaten biliyoruz. İşte bu romanında bence kendini tatmin etmek için hep özlem duyduğu eskilerde (1906) geçen bir dedektiflik öyküsü yazmış.
Diğerlerinden ayrı bakmak gerekiyor bu romana. Bir western macera romanı olarak ele almak gerek. Western romanlar hakkında tecrübem olmadığı için ben sadece bir Clive Cussler romanı olarak yorumlayabileceğim.
Öncelikle, Cussler okurları -her romanını okumalılar tabi ama- bunu mutlaka okumalılar. Gerçekten çok ilginç, böyle bir Cussler romanı okumak.
Roman, başından sonuna dek oldukça iyi kurgulanmış bir öyküyü aktarıyor. Bununla birlikte, bence son bölüm hariç, olması gerekenden daha kısa. Yazar son bölüme o kadar özenmiş ki, bir an önce oraya varabilmek için o noktaya kadar öyküyü çok yalın ve hızlı götürmüş. Bir de sözkonusu olan o eski zamanlar olunca, Cussler'dan beklenen harikulade tasvirleri bulamıyorsunuz örneğin.
Son bölüm ise gerçekten çok iyi. Hem tasvirler doyurucu, hem de çok sürükleyici. Tek sıkıntı, romanın başında bir flash forward yaptığı için sonucu baştan çok net tahminleyebilmeniz. Ama o sona nasıl ulaşılacağı son sayfaya kadar bir soru işareti olarak başarıyla saklanmış.
Bir de Cussler tarzı var tabii ki, aynen bu romana da yansımış. O da, bir adet 007 Bond misali mükemmel roman kahramanı. (Dirk Pitt, Kurt Austin gibi yani). Bu adam her zamanki gibi çok iyi, dayanıklı, zeki ve becerikli. Ve kadınlar konusunda da şanslı.
İşte bu noktada, bu romanın farklı tarzından dolayı yine son sayfaya kadar yaşanan bir diğer soru işareti var: Acaba bu kez kahraman ölecek mi?
Mutlaka okunmalı.