9Yorum
gun.dogmadan
Üstat
18.03.2026
Ape Musa olarak bilinen Musa Antere yapılan suikastte Orhan Miroğlu yaralı olarak kurtulmuş, halen kurşun izlerini vücüdunda taşıyor. 90 lı yılların güneydoğusunda gerçekleştirilen bu suikasti birinci tanıktan okumak güzeldi.
ozhanaytek
12.07.2023
Yazarın belki de en etkileyici kitabı. Yakın tarihteki bazı cinayetleri mercek altına almış. Musa Anter suikastı ile ilgili birçok bilgi var. Yazarın kendisi de o suikaste uğramış olması birinci elden bir kaynak görünümündedir.
caglacat
19.11.2013
Bazı değerlerin arkasına sığınıp, işkencelerin yaptırılmasını sağlayan insan dışı varlıkların anlatıldığı bir gerçek. Maalesef gerçek.
ugurmeri
22.11.2011
Yazar geçmişle yüzleşmek adına, olayları olduğu gibi kaleme almıştır. Kürt ve Türk halklarının birbirini anlamaları adına çok değerli bir kitaptır. İçeriğin oldukça zengin olduğu kitabın anlatımını pek beğenmedim. Şimdiki zaman kipiyle değil de, -di'li geçmiş zaman veya geçmiş zaman kipiyle anlatım olsaydı daha akıcı olabilirdi. Bir de yazar, vurulduktan sonraki hastane günlerini gereksiz bir şekilde uzatmış görünüyor. Onun yerine efsaneleşmiş Diyarbaır Cezaevine daha fazla yer verebilirdi.
midyadi
Kitapkurdu
28.07.2010
Orhan Miroğlu, çok iyi kaleme almış. Ülkenin herşeyden önce bir "yüzleşme" sorunu var. ve bu kitap bazı gerçeklerle yüzleşmemizi sağlıyor.faili meçhuller ve diyarbakır cezaevinde yaşananlar mükkemel bir şekilde ele alınmış. Diyarbakır cezaevinde yaşanan gerçekler... Kürt meselesini anlamada çok yardımcı olacağını düşünüyorum. muhakkak okunmalı.
kuranli
22.04.2010
bu kitap kürtlerin ve türklerin aslında birbirini o kadar da iyi anlayan iki halk olmadığını gösteriyor.kürtler ve türklerin birbirlerini daha iyi anlamaları adına bu okumaları gereken bir kitap.
coaler
Kitapkurdu
31.03.2010
yazılanların doğru olduğunu kabul ettiğinizde ülke tarihini değiştirebilir.. mutlaka okunmalı ve düşünmeli.....
nericeylan
Kitapkurdu
12.02.2010
Yazar,bilmek ve başkalarının bilmesini sağlamak geçmişle yüzleşmenin ön koşuludur, diyor.Bu ülkede yaşananlar hiçbir mantığa sığmayacak kadar ürkütücü ve inanılmaz...insan okurken bile ürperiyor. Hesap vermesi gerekenler mutlaka bulunmalı ve yeni faili meçhul cinayetlere izin verilmemeli.
Dr. Şerefettin Güler
Kitapkurdu
ölüm mü İŞKENCE Mİ? herhalde herkes ölümü tercih eder. hep kulaktan kulağa duyduğumuz diyarbakır cezaevi işkencelerini yaşayan birinden dinlemek daha farklı oluyor. Hasan Cemal de kürtler kitabının girişinde anlatmıştı. yaşlı genç suçlu suçsuz binlerce insana işkenceyi sistematik bir şekilde uygulayan bu rütbeliler ve erler mutlaka yargılanmalı. çünkü yargılanmazsa yarın aynı şey bizim de başımıza gelebilir. sizin başınıza gelebilir. herkes adalete hesap verirse kanunun dışına çıkmak zorlaşır. yoksa herkes adaleti kendisi sağlamaya çalışır. ha bir de amerikanın ırakta yaptığı işkencelere bakıp vah vah diyoruz. kendi pisliğimize baksak herhalde insan içine çıkamayız.

artı bu işkencecilerin çoğu da er. hani tertipcilikten şikayet edip sıra kendilerine gelince aynısını yapan cinsler. asıl bunlar utanmalı. asıl bunları bulup yargılamalı.

velhasıl faili meçhul cinayetleri merak ediyorsanız ve diyarbakır cezaevinde aslında ne oldu bilmek istiyorsanız alın okuyun. değer doğrusu.