Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Atatürk'ün okunmasını tavsiye ettiği bir kitap. Günümüzde Finlandiya eğitim sisteminin geldiği noktayı göz önününde tutarsak Atatürk'ün öngörüsünün ne derece kuvvetli olduğuna bir kez daha şahit oluruz
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu yayınevinin ekim 2010 baskısı gelişigüzel şekilde, önemsiz bir baskı olmuş. birçok yazım hatası mevcut. bötle kaliteli bir kitabın baskısı da kaliteli olmalıydı.
Ortasına doğru sıkılmaya başladığım ama "Atatürk önerdiyse sonuna kadar dayanabilirim." diyerek devam ettiği ve sonunda çok etkilendiğim ve bazı dersler aldığım güzel bir eser. Bir ulusun nasıl kalkınabildiğinin güzel bir anlatımı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten okunması gereken bir kitap.Ulu önder Atatürk ün de bu kitabı askeri liselerde okuttuğunu hepimiz biliyoruzdur.Kitap bir ülkenin bağımsızlık mücadelesini çok güzel bir şekilde anlatmaktadır.Bence herkesin bu kitabı okuması gerekmektedir.Hatta 100 temel eserin içindede bulunması lazım.
Yazar küçük, geri kalmış ve uzun yıllar sömürge ülkesi halinde yaşamış, kültürü, sosyal hayatı işgalci devletler tarafından eritilmiş olan Finlandiya'nın kısa süre içerisinde eğitim ve kültür hamleleriyle nasıl kalkındığını anlatıyor bu kısa ama muhteviyatı itibari ile uzun kitapta. Muhteviyatı itibariyle uzun diyorum zira kitap düşünce veremine kapılmamış beyinleri, basit ve anlaşılır olan her cümlesiyle derin bir düşünce iklimine sürüklüyor. Türkiye'nin içinde bulunduğu sosyal, askeri ve eğitim durumu ile Finlandiyayı karşılaştırmaya itiyor okuru ister istemez. Sıkıcı olmayan dili ve akıcı anlatımıyla her yaş grubuna ve kültür seviyesine hitap edebiliyor olması kitabın bir başka artısı. Yaşadığı çevreyi değiştirmeye dair içinde hala ümit besleyenlere, ülkesine dair hedefleri, hayalleri olan her birey için başucu kitabı olabilecek nitelikte "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" Bunun yanında amacı sadece iyi bir eş, iyi bir iş ve iyi bir ev olan vizyonsuz ve dertsiz okurlarını da es geçmiyor kitap ve onlara " böcek tırtılları gibi kendi önemsiz ve kişisel işlerinizin, dertlerinizin çamurları içinde kıvranmayın; bunun yerine milletin bundan sonra alacağı eğitim şeklini düşünün, milletinize dair heyecanlar taşıyın" şeklinde sesleniyor ve uyuyan veya uyutulan beyinler için artık uyanma vaktinin gelmesi gerektiğini haykırıyor adeta. Yazar yavaş yavaş ve bir halı ustasının titizliği, özeni ile işliyor düşüncelerini. Carly ve Lev Tolstoy'un kahramanlık hakkındaki iki farklı görüşünü aktararak başlıyor sanatını icra etmeye, düşüncelerini dokumaya. Buradan başlıyor ki kötü giden durumun millet ve milletin içinden çıkmış kahramanlar vasıtasıyla değiştirilebileceğini ispat etsin okuruna. Daha sonra Finlandiya'nın yani Finlerin deyimiyle Suomi'nin (Bataklık Arazi) geçmişini aktararak bu ülke kurtulmuşsa, bu millet ihya olmuşsa her yer kalkınır dedirtiyor adeta okuyucuya. Ve başlıyor bataklık ve çorak toprakların ülkesi Finlandiya'nın nasıl beyaz zambaklar ülkesine dönüştüğünü aktarmaya. "Bir ülkeyi sulamak için bir, iki, üç dere yetmez. En tenha kulübeler bile pınar veya dere gibi bir su kaynağına muhtaçtır. Milletin manevi susuzluğu da böyledir. Milletin doyasıya içebileceği canlı ve daimi pınarlar bulunmalıdır." diyerek bir milletin uyandırılması ve hareketi geçirilmesi için yetişmiş insan gücüne, aydına ihtiyaç vardır malumunu tekrardan ilan ediyor, hatırlatıyor okuruna. Daha sonra değişimin kimler tarafından, nasıl yapılmasını gerektiğinin ipuçlarını veriyor. Bu büyük değişimde kilisenin, eğitim kurumlarının, kışlanın yani askeriyenin, ailenin ve memurların üzerine düşenleri ayrıntılarıyla aktarıyor. Futbol salgınıyla ülke sermayesi olan gençlerin enerjilerinin nasıl boşa harcanabileceğini aktarıp bunun önüne geçilmesi gerekliliğine işaret ediyor adeta Türkiye'deki okuruna. Yazar son olarak Finlandiya'daki olumlu değişimleri kişiler ve kurumlar üzerinden örneklendiriyor ve başarılabilir hissini perçinleştiriyor. Suomi'nin bir halk kahramanı ile başlayıp; köylünün, işçinin, sanatkarın, aydının el ele verip devam ettirdiği kurtuluş hikayesine şahit olmaya, ülkeniz ve çevreniz için değiştirme çabaları üretmeye çağırıyor sizi "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" Ben bu çağrıyı geri çevirmeyin ve hatta tekrar tekrar icabet edin derim bu davete . İyi okumalar... Mane Tekel Fares İsmail ŞENAY
Milli beraberliğin önemi çok iyi anlatılmış kitapta. Bir kalkınmanın öyküsü. Dünya klasiği olmayı çok fazlasıyla hak ediyor. Ayrıca kitaptaki karakterler çok sempatik geldi bana. Klasikleri okumadıysanız bundan başlayın, kesinlikle!
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bitirdikten sonra Mustafa Kemal ATATÜRK'ün neden müfredata konmasını tam olarak anlayabildiğim, bir çaba ve başarı örneği teşkil eden, lise son sınıf öğrencilerine okunması zorunlu hale getirilmeli olan bir kitap.