19Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
08.05.2026
Katalin Sokağı
"Pencerede durmuş dışarıyı, bahçeyi seyrediyordum. O anın nasıl bir an olduğunu ancak şimdi anlıyorum. İnsan bazen zamanı uzatmak, olabildiğince geciktirmek gerektiğini çok sonraları anlıyor. Geciktiremedim, o anı daha uzun bir zaman dilimine yayamadım - tam tersine hızlandırmak istiyordum." Şu kitabı Budapeşte'de okuduğum için ne kadar, ne kadar şanslıyım. İçime içime işleyecekti zaten şüphesiz ama şehir, kitabın kudretini birkaç kat artırdı. Hele ki Terör Evi Müzesi'ne gidip tam da bu kitapta anlatılan Nazi işgali ve ardından gelen Sovyet dönemlerine dair epeyce bilgi edinince tüm taşlar yerine oturdu resmen. Magda Szabo hakikaten müthiş bir yazar, kendisini yeterince övmediğimizi düşünüyorum açıkçası. Okuduğum üçüncü kitabı oldu bu ve yine öyle bir nüfuz etti ki bana; anlatması zor. Katalin Sokağı adlı bir sokakta (hayalî bir sokak kendisi, zira baktım, gerçek olsa ziyaret edecektim) yaşayan 3 ailenin 1934'ten 68'e uzanan öyküsünü okuyoruz kitapta. Bahsettiğim toplumsal süreçler ailelerin hayatını baştan aşağı değiştiriyor. Szabo'nun yazma biçiminde çok acayip bir şeyler var. İncelikli mi onu tanımlayan sözcük? Belki, ama sadece o da değil. Çünkü kendisi kimi zaman da bir o kadar kaba, brutal, acımasız. Belki şöyle mi demeli - insanın en kaba, en karanlık hislerini eşsiz bir incelik ve iç görüyle aktarıyor insana. Ve her cümleye sinmiş de bir hüzün. Bu hüznü sadece kitaplarının arka planına yerleştirdiği yıkıcı toplumsal hadiselerle de açıklayamıyorum üstelik, bizzat hayata içkin bir hüzün bu; insan olmaya, insan olmanın karanlığına, sarsıcılığına, çelişkilerine dair bir hüzün. Bu kitapta da tüm karakterlerinin öyküsüne eşlik eden bir hüzün var. Kitabın "Mekânlar" ve "Anlar & Epizodlar" başlıklı giriş bölümlerinde kafanız karışabilir, durmayın, devam edin. Hikâye bitince her şey yerli yerine oturacak, hem de ne oturmak. Nasıl güzeldin Katalin Sokağı ya. İyi ki okudum. "Gençliğin artık geride kalmasının, onlardan bir şeyler götürdüğü için değil, tam tersine onlara yeni bir şeyler getirdiği için kaygı verici olduğunu henüz bilmiyorlardı. O yeni olan şey, bilgelik, neşe ya da sağduyu değil, bütünlük kavramının dağılmış olmasıydı."
firatkurtoglu
Kitapkurdu
13.01.2025
Held, Biro ve Elekes ailelerinin 2. Dünya Savaşı sırasında yaşadıkları acıları, sürgünleri, kayıpları konu alıyor. Budapeşte’de yaşadıkları sokakta oyunlar oynayan, büyüyen, kıskançlık yaşayan, acı çeken ve kayıplar veren “İren, Blanka, Henriett ve Balint” arkadaşların etrafında şekillenen hikâye son derece usta bir dille anlatılmakta. Szabo, savaşın ve zulmün ortasında hayatlarını yaşamaya çalışan, aynı sofrayı paylaşan ve kimlikleri sebebiyle evleri, mahalleleri ve hayatları ellerinden alınan ailelerin geçmişe duydukları özlemi anlatırken size de o anları yaşatıyor. Yaşadıkları onca yıldan sonra insanların geçmişe duyduğu özlem azalır mı? Anılar ve vicdan azabı insanın peşini bırakır mı? Yazar; bu soruların cevabını satır aralarında aktarmayı başarmış. Yaşamak zorunda kaldıkları yeni hayatlarında da, geçmişin acısı ve hatıraları peşini bırakmayan kahramanlarımızın bir daha eskisi gibi olmayacak duygularının tam ortasında buluyoruz kendimizi.
vanderiskan
22.08.2021
Magda Szabo akıcı olmayan bir dil kullansa da olayların gidişi ve sonunda her şeyin anlaşılır olması muhteşemdi. Savaşın insan yaşamına etkisi çok güzel bir şekilde tasvir edilmişti.
elif ercan
30.01.2021
Magda szabonun yine çok sevdiğim kitabı. İlk olarak İza'nın şarkısını okumuştum ama bu kitapla da başlanabilir. Olay akışını ve karakterleri çok iyi anlatıyor.
muhammed hikmet aydoğan
yazar karakterlerın dunyasına cok ıyı gırmıs sevdım dılını
Worldread
18.07.2020
Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Kalemine hayran kaldım. Muhteşem bir kurgu. Katalin Sokağında yaşayan 3 ailenin savaş öncesi ve sonrası hayatları anlatılıyor. Magda Szabo okumaya başlamak için ideal bir kitap.
dr.loser
Kitapkurdu
31.03.2020
Yazarin okudugum 3. kitabi ve bence en güzeli. Gecmisinden kopmak.mumkun degildir cogu zaman... Hele ki o geçmiste yasanan acilarin tarifi yoksa..
SUNA TÜRK
02.01.2020
Bir savaş ve üç aile savaş kime mutluluk getirmiş ki bu ailelere getirsin. Genel olarak ağır ilerleyen bir kitap ama okunmaya değer.
Türkan Tüzün
Kitapkurdu
29.07.2019
Farkında olmadan neden olunan bir facianın üç ailenin hayatını altüst edişinin öyküsü. Magda Szabo'nun diğer eserleri gibi(İza'nın Şarkısı ve Kapı) bu eserini de öneriyorum.
Elbirce
Kitapkurdu
13.06.2018
Nazilerin hoyratça savurduğu hayatların öyküsü...
scarlett79
13.05.2018
İlk başta nasıl bitecek bu kitap diye düşündüm. Okudukça taşlar yerine oturdu. Okudukça sıcaklığı, aktarmıştır la içine aldı. Beğendim. Yazar başarılı bir anlatım ve dönem, duygu aktarımı yapmış. Tavsiye ederim.
Burak Erden
Kitapkurdu
22.09.2017
1900lü yillarin Macaristanini çok iyi bir şekilde okuyucuya aktarmiş
T.V
Kitapkurdu
29.12.2016
çevirisinden ötürü anlaşılması zor, konu olarakda pek o kadar ilgi çekici olmayan bir roman
mgb mgb
30.07.2016
Yavru ceylanın ardından kapı öncesinde okuduğum ve yazarına bir kez daha hayran olduğum kitap... bize epizodlar halinde Macar tarihini yaşananlar ile anlatan ve üslubuyla bizi kitaba bağlayan şahane eser.... hiç bitmesin istedim... Macar edebiyatı okumalarını tanıdığım bu yazarı şiddetle tavsiye ederim.
manesov
Kitapkurdu
18.12.2015
beni Szabo'ya böylesine hayran kılan nedir tam olarak anlamış değilim bulduğum her kitabını okuma gayretindeyim. Katalin sokağı diğerlerinden bir tık ötede. Yaşadığı dönemi o dönemin tarihsel bağlamından koparmadan bireylerin gözünden anlatıyor. ancak bu kitapta bir süpriz var. inanılmaz bir dille sunuluyor bu. kitaptaki tüm kahramanlar kendilerince yaşadıklarını anlatıyorlar ve şaşırtıcı bir şekilde kitabın sonunda anlaşılıyor. çok çok güzel.
ozlem_cann
Kitapkurdu
15.08.2013
başlarda biraz karışık gelebilir. kimin ki olduğunu anlamak ve aralarında bağ kurmak biraz zaman alıyor. ama daha sonra kitabın sıcaklığına kapılıyorsunuz ve her şey çözülüyor.
m3sut
Kitapkurdu
11.12.2012
Kitabın kurgusundan dolayı ilk başlarda her bölümü farklı bir karakterin gözüyle anlattığı için karakterlerin kim olduğunu biraz geç anlıyorsunuz. Doğal olarak kitabın yarısına kadar biraz sıkılabilirsiniz. Fakat daha sonradan olaylar yavaş yavaş birbiri ile bağlanmaya başladığında düzen oturmaya başlıyor ve işin özünü çözmeye başlıyorsunuz. II. dünya savaşının bireyler üzerinde etkisini komşuluk ilişkileri bağlamında ele alan bir roman.
aozmert
28.07.2011
Başlarda kim kimdir anlamaya çalışırken sıkıldığımı itiraf etmeliyim... Ama sayfalar ilerleyince çok sıcak ve akıcı bir kitaptı.. II. Dünya savaşı zamanında geçen; ailelerin, ilişkilerin, paylaşımların yer aldığı, savaşın etkisiyle insanların çektiği acıları, korkuları, yoklukları ama en çokta özlemlerini anlatan bir kitaptı. Hep aynı şeyleri okumaktan sıkıldım diyorsanız... Buyrun okuyun değişik bir tat değişik bir renk ti.
Enis Turgut
05.09.2010
Bu yazarın ilk kez 'kapı' isimli romanını okumustum. O da cok guzel bir kitaptı. Şu an, kitabın henuz yarısındayım ve kitap, hakkında birşeyler yazmamı istiyor benden. Üç Macar ailenin çocuklarının etrafında, geniş bir zamanı kapsayan kurulu bir hikayesi var. Esas konu ikinci dünya savaşı sıralarında geçiyor gibi gorünüyor ancak kitap bölümleri 1968'de bitiyor. Aynı olayları zaman zaman farklı karakterlerin hayatından gosteriyor. Yazarın bana göre etkileyici bir tarzı ve bayağı dokunaklı anlatımı var. Kitabın çevirisi rahatsız etmiyor.