Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
iyi bir biyografi diyemem. ahmet kabaklı türk-islam ülkücüsü olduğu için akif'i sürekli o açıdan değerlendirmiş. ama he gencin istifade edeceği bir kitap.
Dündar Taşerin de Milli Mücadelenin kahramanı olarak nitelendirdiği Milli Şairimiz Akifi Ahmet Kabaklının kaleminden okumak çok büyük kıymet. Yazılan yorumlardaki rahatsızlık duyulan nokta Türk İslam kelimesinin fazla kullanılması ise eğer; ki bunu şairimizn Sıratı Müstakimdeki yazıları baz alınarak yapılıyorsa ben kayda değer bulmuyorum hiçbirini. Bir yorumcunun yazdığı gibi Akifin hayatının sadece bir bölümünü kaleme almış ve kendine has üslubu ve yorumlarıyla harika bir eser meydana getirmiştir. Bu eserden önce Eşref Edipin eserinin de okunması daha faydalı olacaktır.Zaten kitapta da alıntılar yapılsa da, Eşref Edipin Akifi anlatan kitabı daha ayrıntılı ve kapsamlıdır. Bunun dışında Mehmet Akif milli mücadelemizin ruhunu yaşayan topluma yaşatan vatan şairimizdir. Türkçülüğünün mü ümmetçiliğinin mi ağır bastığını savunmak ve o noktadan hareketle bu eseri eleştirmek anlamsız bir rahatsızlık..Bu eseri okuyup Ahmet Kabaklının şairimizin Türk-İslam düşüncesini öne çıkarmasından rahatsız olunması çok manidar. Heleki istiklal marşımızın iki kıtasına dayanarak bu kanıya varıldığının düşünmesi tamamen cahillik. Yorumlar eserin hakkını verememiş ve hafif kalmış. Çok güzel bir eser . Okunması gerekli..
Diğer yorumlarda rahmetli Kabaklı'ya yönelik eleştirilerin haklılık payı elbette vardır. Fakat Milli Şair'imizinde bazı cümleleri de bu yorumları da yapılabilir hale getirmiştir. Nihayetinde herkesin yorumu farklıdır fakat kitap, okunması gereken güzel bir eserdir.
Mehmet Akif Ersoy'u diğer yazarlarımızdan ayıran en temel özellik onun şahsiyeti ve eserleri ile birlikte bir İstiklal şairi olmasıdır. Onun diğer şairlerle mukayese edilmesi ya da farklı şekillerde tartışılması en azından İstiklal Marşımıza yazan bir şair olarak haksızlığa maruz kalmış demektir. Kabaklı'nın eserinde şair kısaca ele alınmıştır, hayatına dair tüm konular ele alınmamıştır. Yine de bazı konulara temas edilmesi bugün onun daha iyi anlaşılmasına vesile olacaktır. Eserde özellikle şairin ölümünün anlatıldığı bölüm çok etkileyicidir. Kabaklı şairi anlatırken de şairimizin şiirlerinden alıntı yapmış, fikir dünyası ile ilgili ayrıntıları okuyuculara daha etkili anlatma yoluna gitmiştir. Mehmet Akif Ersoy gibi bir şairin kimliği, hayatı, fikir dünyası karanlık değil; tam aksine yazdığı şiirlerle apaçık ortadadır. Bugün yaşayan şiirleri ile adeta ölümsüzlüğe meydan okumaktadır. Kabaklı şairi tanıtırken de duygular ifadeleri kullanmıştır. Gençlerimizin Mehmet Akif Ersoy ile bildiği tek bilginin- Marşımızı yazmıştır- genişleyerek bütün yönleriyle tanınması ve örnek alınması dileğiyle. Kabaklı hocamıza da eseri için teşekkürler...
yasinozcan'ın yorumu haksız değil. şu günlerde kitap elimde ve aynı şeyden ben de rahatsız oldum. Kabaklı'nın sunduğu en büyük delil İstiklal Marşında geçen<br />".. ırkıma yok izmihlal"<br />"Kahraman ırkıma bir gül.." mısraları. Bu satırlara bakarak Kabaklı'ya hak verilebilir ama sadece iki satır ile değerlendirme yapmak bizi yanlış sonuçlara götürebilir elbette.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet kabaklıya bir noktada itirazım var.O da şudur ki Türk-İslam kelimesini oldukça fazla kullanmıştır.Safahatı okursanız Üstat Akif’in şiirlerinde Türk kelimesini kullanmadığını ve kullanmaktan kaçındığını görebilirsiniz.Üstat’a göre esas olan İslam dır,onun milliyetçiliğini de bu manada anlamak icap eder. Bilindiği gibi Üstat Sırat’ı müstakim gazetesinde baş muharrir idi,daha sonra bu gazete Sebil ürreşad adını aldı.Üstat’ın oradaki yazılarını incelerseniz onun Ümmetçi bir düşünceye sahip olduğunu görürsünüz.O gazetede Said halim paşa,Babanzade Ahmet Naim,Abdürreşid İbrahim gibi isimlerin yazdıklarını ve bu isimlerin İslam birliğini teessüs etmek için mücadele ettiklerini müşahade edersiniz. Zaten İstiklal marşına dikkat ediniz orada dahi Türk kelimesi geçmez.Safahatında da kendisi bu kelimeyi kullanmaz fakat konuşturduğu bazı karakterlere söyletir.Asım bölümünde bir köylünün kendine dert yanarken “Niye Türk'ün canı yangın, niye millet geridir;Anladık biz bunu, az çok senelerden beridir.” gibi mısralarda geçer. “Sen! Ben! Desin efrâd, aradan vahdeti kaldır;Milletler için işte kıyâmet o zamandır.Mâzilere in, mahşer-i edvârı bütün gez:Kânûn-i İlâhî, göreceksin ki, değişmez:” diyen Üstat hiçbir zaman “Türkçülük” yapmamıştır.Bilakis Safahatında Türk değil Arnavut olduğunu defaten söylemiştir.” Bunu benden duyunuz, ben ki evet Arnavudum...Başka bir şey diyemem...İşte perişan yurdum!..” diyen Üstat elbetteki vatan sever memleket sevdalısı idi,çünkü o İstanbul da doğmuş ve büyümüş” Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.” Şimdi Tür-İslam diye bir şey uydurmuşlar,İslam dan dünyadan haberi olmayan insanlar bunu diline dolamışlar.Türk-İslam,Arap-İslam,Kürt-İslam say git sonu yok.Oysa bizim mübarek dinimiz bunu yasaklamış Allah katında en makbul olanımızın en çok takva sahibi olanımız olduğunu söylemiştir.Allah Rasulü (s.a.v) tel’in etmiş bizden değildir buyurmuştur. İnsan elbette vatanını sever milletini sever,zaten bunun akside mümkün değildir.Bu Allah’ın insan fıtratına yerleştirdiği bir durumdur.Fakat Türk diye diye diğer Müslüman kardeşlerimizle arayı açmaya ne gerek var.Aynı şey bütün etnik grublar içinde geçerlidir.