Bu kitap, din kültürüne farklı bir pencereden yaklaşımın ifadesidir.
Burada belli başlı birkaç unsur başarılı bir biçimde harmanlanarak okuyucuya sunulmuş. Bunlardan bazıları; köylerin kentlere akması ile birlikte insanların yaşam tarzında göstermeleri gereken çeki düzenin istenen seviyede gerçekleşememesinin kent yaşamana kattığı olumsuzluklar. Kırsal yaşamda kültürler daha homojenken, inançlar ve kültürler daha benzeş durumda iken, farklı yaşayış ve inançtaki kitlelerin kentlerde bir arada yaşamak ile karşı karşıya kalması ilk etapta çatışmaları doğururken, zamanla bunun bir arada yaşamayı kabullenme kültürüne dönüştüğünü veya dönüşmek zorunda kaldığını, herkesin kendinden farklı olana hoşgörü ve saygı göstermek gerçeği ile karşı karşıya olduğunu böylece de karşımıza ‘Kent Dindarlığı’ profili çıktığını gösteriyor.
Bir diğer unsurda ise yazar, Cumhuriyet kurulurken kurucu kadronun ve çevresinde oluşan halkanın dinden ürktüğünü, din devleti olmayalım korkusu ile dini kontrol altına almaya çalıştıklarını, böylece din devleti olmaktan kurtulunsa da ortaya bir devlet dininin çıktığını, fakat devlet dini din kültürü ve ahlak üretmekte yetersiz kaldığı için dinin yozlaşmaya yüz tuttuğunu, hatta laikliğin çok fazla abartılarak neredeyse bir laiklik dini icad edildiğini ortaya koyuyor. Yazar burada bir adım daha atarak farklı bir iddia daha ortaya koyuyor; Cumhuriyet rejiminin dinden ürkmesi, ahlak üretkenliğinin sona ermesine neden olmuştur, çünkü dini güncel hayata uyarlayacak, ahlak üretecek tekke, zaviye ve tarikatlar ortadan kaldırılmıştır. Evet, burada gerçekten durup biraz düşünmek gerekiyor. Bize tekke, zaviye ve tarikat deyince hep çağın gerisinde kalmış, dünyadan kopuk, üfürükçüleri, muskacıları akıllara getirecek tarifler yapıldı. Halbuki bir Mevlana bugün hepimizin ağzındadır ancak Mevlana tarikatı, dergahları yasaklanıp kapatılmıştır. Hacı Bektaşi Veli bugün en laik kesimin bile dilinden düşürmediği bir tarikat lideridir ama tarikatı yasaklanmıştır. Özbekler tekkesi gibi adı Kuva-i Milliye’nin başarısında ön plana çıkmış tekkeler vardır. Bunlara daha nicelerini eklemek de mümkün elbette.
Bu kitap bende çok değişik ufuklar açtı, tavsiye ederim.