Eğitim ile ilgili yazılardaki tahliller ve tespitler oldukça önemliydi. Tekrar okunmayı hak ediyor. Tanzimat ve Cumhuriyet dönemi ile ilgili kısımlarda da Erol hocanın gayet hakkaniyetli ve insaflı olduğu anlaşılıyor. Okunması gereken bir eser, kısa ve hacimsiz ama faydalı..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Erol Güngör hocanın diğer kitaplarını da okuma fırsatı buldum ve geçte olsa kitapları ile tanıştığım için şanslıyım. Okuyucuyu bilgilendiren bir tahlil kitabı. Okumanızı öneririm.
Erol Hoca bence Türk tarihinin yetştirdiği en önemli felsefecilerden. Maalesef çok iyi tanındığını düşünmüyorum. Bu kitabı da diğer kitapları gibi çok güzel...
Milliyetçiliğin geniş çaplı bir analizini bulacağınız eserde, cumhuriyet dönemine yönelik eleştiriler de dikkat çekicidir. Türk intelijansiyasında önemli bir yeri olan Erol Güngör Hoca'nın milliyetçilik yorumu, günümüz meselelerine de ışık tutacağı gibi 1980'li yıllara kadar gelişen olaylara da değiniyor. Gerçekten doyurucu bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabının başında da dediği gibi bir tahlil kitabı kültür milliyetçilik başlığı adı altında tarihi eğitim kültür gibi konuları tahlil ediyor. çoğu zaman ırkçı çoğu zaman ümmetçi, milliyetçi, osmanlı taraftarı. çok akıcı değil, okunabilir bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Erol Güngör hoca bu kitabında özellikle Eğitim ve Kültür konularına parmak basıyor ve ilginç tespitlerde bulunuyor. Fakat kullanılan üslub pek fazla akıcı değil. Erol Güngör hocanın kitabı olduğu için daha fazla bir beklentim vardı, ama açıkcası biraz hayal kırıklığına uğradım. <br />Umarım yakında başlayacağım "Türk Kültürü ve Milliyetçilik" isimli kitabı daha fazla ilgimi çeker.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
cumhuriyet inkılaplarını ve inkılapların halk nezdinde seyrini ve nihayetinde bu köklü değişikliklerin ortaya çıkardığı manzarayı anlatan bir kitap.öyle ki cumhuriyet her alanda eski yapıyı tamamen ortadan kaldırmış ve yepyeni bir düzen kurmuştur.eskiyi şeklen yok etmek pekala mümkün olmuştur ama zihinlerden çıkarmak kolay olmamıştır.bu anlamda yukardan yeni bir düzen baskısı aşağıdan ise geleneğin muhafaza dirayeti.ve bu durumların ortaya çıkardığı girift bir sosyal yapı.merhum erol hoca sosyal ilimci kimliği ile bu manzarayı çok iyi analiz etmiş ve mükemmel tespitler yapmıştır.türkiyenin bugünkü bir çok meselesini anlamaya çalışırken derinlemesine bir bakış açısına sahip olmalıyız.işte bu kitap bu konuda ilaç gibi gelecek bir kitap...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çok büyük bir sosyolog olan mellifin özellikle coğrafyamızı yakından ilgilendiren bu konu hakkında hüküm koyacak nitelikte bir yapıtı.dili itibariyle de oldukça akıcı okunması herkesçe gereklidir.
mükemmel yani kemale ermiş bir insan olan erol güngör türkiyenin sorunlarını çok güzel bir şekilde anlatıor ama bundan otuz sene önce yazılmış bir kıitap bizim şimdiki sorunlarımızında aynı olduğunu gösteriyor ne denilebilinirki türkiyede halen aynı sorunlar yaşatılarak devletimizin ilerletilmemesi çalışıyor bu oyunlara gelmeyelim
Bir eserin kalitesi ,bizim şuan sahip olduğumuz fikirleri desteklemesi veya çok satan olmasında değil ,okuyucusuna yeni ufuklar açabilmesinde ,düşündürmesinde kitap okunup bittikten sonra ,okumadan önceki bilgi ve düşüncemize yaptığı katkılarda yatar.İşte Üstad Erol Güngör'ün bu eseri ve diğerleri bir mektep oluşturacak kalitede kitaplardır.Mutlaka okunması gerekir.
Cumhuriyet devrinin belki de en büyük sosyal bilimcisi olan Erol Güngör Hoca bu kitabında da mükemmel tesbitler yapıyor. Özellikle cumhuriyet yönetiminin kültür politikalarını incelediği bölüm yakın geçmişimizi gözler önüne seriyor. "Tanzimat Üzerine Birkaç Not" adlı bölümdeki "Bir inkılap hareketi ilk başlayışında birçok aşırılıklar veya hesapsız adımlar ihtiva eder; bu hesapsızlıklar inkılabı başlatanlar için mazur görülebilir. Fakat aradan 15-20 yıl geçtikten sonra artık inkılap hareketi hakkında etraflı fikir tartışmalarının başlaması, işleri idare-i maslahat veya his açısından değil, geniş perspektifli bir düşünce açısından görmek lazımgelir.(s. 21-22) tesbiti içine düştüğümüz kördüğüm ve kısır döngüleri özetler nitelikte. Artık bazı dönemleri putlaştırarak koyu bir bağnazlık yolunda ilerlemekten vazgeçmeli olayları ilmi olarak ve de Rahmetli Hoca'mızın aktarımıyla Rahmetli Dündar Taşer'in gözünden yani Türk'ün gözünden, Türk medeniyetinin ölçüleri ve gerçekleriyle değerlendirme vakti gelmiştir. Atatürk, kendisi bile "öztürkçecilik" ve radyolardan Türk klasik müziğinin kaldırılması hatalarından yaşadığı devirde geri dönerken; bizim tek parti devrini, gerek İnönü, gerek Atatürk zamanı olarak veya Demokrat parti devrini haşa imanın bir şartı gibi tamamen doğru kabul etmemiz ve kişi ve inkılapları putlaştırarak her türlü fikri açılıma ot tıkmamız ne Atatürk'ün istediği bir şey olur, ne de Cumhuriyetin kuruluş ilkeleri için de yer alır. Atatürk sürekli ilerlememiz ve kendi yaptığı işleri aşmamız gerektiğini sürekli vurgularken; bizim onun yaptığı her işi mutlat gerçek kabul edip, bir asr-ı saadet havası içinde inkılaplar devrine yaklaşmayı tek doğru, en ufak bir değeriyle çelişen bir ilmi gerçeği bile ise kesin yanlış olarak kabul etmek hiçbir şeyi çözemeyeceği gib gericiliğin de gerçek bir denemesi olmaktadır. Önümüzde uzun yılların birikimi var ve de Erol Güngör'ün de belirttiği üzere artık eski rejime dönüş diye bir ihtimal yoktur; bu açıdan sloganlar ve hamasi söylemlerden sıyrılarak dönemin şartlarına göre verilmiş kararların değişmez niteliği olmadığını fark ederek fikir üretimine girmek, Türk Milletinin tek çıkar yoludur
Ayrıca bu kitap sayesinde büyük mütefekkir Dündar Taşer'in büyüklüğünü de tekrar görmüş oluyoruz. Erol Hoca, Dündar Taşer için "Ölümün bir tatlı tarafı da onun sohbetlerine yeniden kavuşmak olacak." demiş. Benim için de ölümün en tatlı yönlerinden biri hem Erol Hoca'yı, hem de Dündar Komutanı görebilmek olacak. Allah'tan ikisine de rahmet ve onlara layık bir gençlik olabilmeyi diliyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sayın Erol Güngör yine Türkiye'nin sorunlarına parmak basmış. Kitapta Dünümüzden bugüne kadar sürüp gelmiş olan geri kalmışlık ve nedenleri anlatılıyor. Türkiye'nin kendi kültürünü ve medeniyetini beğenmeyen bir münevver (aydın) kadrosuyla hiçbir yere ilerleyemeyeceğini anlatıyor. Yazar kitabı 3 bölümde toplamış. Benim özellikle dikkatimi çeken bölüm 2. bölüm oldu. Yazar 2. bölümde Türk Dilinin gidişatından bahsetmiş. Gitgide yozlaşan dili her nesil birazcık daha yozlaştırıyor. Yazar çok önemli bir tespitde bulunmuş. "17. yy da yaşamış bir Osmanlılı kendisinden 4. yy önce yazılmış olan bir eseri anlayabiliyorlardı. Fakat şimdi neslimiz gençleri 10 yıl önce yazılan bir metni anlamıyorlar." Gerçekten harika bir tespit. Dilimizi lütfen koruyalım. Çünkü o bizim ses bayrağımız. Bayrak yere düşmez. Türkiye'nin sorunlarının nerede ve nasıl başladığını öğrenmek isteyenlere bu kitabı tavsiye ederim.