Bu film günümüz sinemasının başlangıç noktasıdır. Siyah beyaz olmasına karşın 1941 yılının teknik olanaklarını değerlendirmek gerekli tabii ki. Düşünün ki o tarihe kadar sahne aydınlatmaları hep tepeden yapılırmış ilk kez bu filmle yandan aydınlatma denenmiş, böylelikle tavan da gösterilir olmuş ve filme boyut kazandırılmış. Net Alan Derinliği de sanırım bu objeleme ve netlemeyle yakından ilgili bir kavram. Konu geçişleri, çok aktörün rol alışı, makyaj teknikleri, psiko analiz kişilik irdelemeleri gibi çok alanda bir ilk ve zamanında devrim yaratmış. Günümüzde gişe hasılat rekorları kıran Star Wars’lardan Avatar’lara kadar pek çok görsel uygulamanın babasıdır bu film. Bu nedenle, filme olumsuz eleştiri getirebilecek arkadaşların bu hususları da gözönünde bulundurmasını duyarlı bir sinemasever olarak istirham ediyorum.
Yaşamımın çeşitli evrelerinde 10-15 kere izlemişimdir her 2-3 yılda bir. Her izlediğimde de bende farklı farklı ama her zaman çok olumlu etkiler bırakmıştır. Hayatta her istediğini elde eden ama mutsuz ölen bir işadamı’nın dramatik öyküsü. Eğer izlediyseniz, bu filmden sonra The Company Men’deki Affleck’in yüzbinlerce dolar önerilebilecek bir iş önerisini aylık 500-1000 dolar kazanmak uğruna nasıl teptiğini anımsamaya çalışın, sahne çok daha anlamlanacaktır. Tabii ki yaşamlarımızı filmlere göre yönlendirmiyor ve update etmiyoruz ama FARKINDALIĞIMIZ ARTIYOR. İnsan bazen gözünün önündeki güzellikleri göremeyebiliyor, görsel sanatlar da bu konuda tarih boyunca ciddi bir misyon üstlenmiştir.
Film bir gizemle başlıyor ve halen bugün dahi tam çözülememiş bir gizemle bitiyor, pek çok spekülasyon var. Gizem alanında dünyanın en iyi 10. filmi. 8,6 IMDb ratingi ile de tüm zamanların en iyi 37. filmi, en iyi senaryo dalında Oskar almış. Ve düşünün ki senaryo yazarı sadece 26 yaşında, aynı zamanda yönetmen, aynı zamanda baş aktör Üstad ORSON WELLES. Daha ne denir bilemiyorum.