15Yorum
adıge55
Kitapkurdu
güzell bir kitapp
özgürlerin_kaderi
Kitapkurdu
Çevirisi akıcı değildi, anlaşılması güç oluyor. Ama uzayseverler için güzel bir hikaye
mjj_ac
Kimlerine göre dünyanın en iyi bilimkurgu yazarıdır Lem. Herkes böyle düşünmese de çoğunluk O'nu en iyiler arasında koyar her zaman. Usta kalem, bir kaza sonucu Aden gezegenine düşen astronotların hikayesini anlatmaktadır.
kübra
Kitapkurdu
Aden yıldızların en parlağı belkide en güzeli. İsimsiz karakterlerle dolu bir uzak gemisi ve Aden adında Dünya ile aynı özelliklere en yakın gezene keşif için çıkıp gemilerinin düşüp bozulmasıyla macera başlıyor. Bilimkurgu türünün iyi örneklerinde bir kitap , fakat ilk 80-90 sayfa anlatım insanı sıkabiliyor. Yine de betimlemelerin kafada zor canlandırılması insana nasıl bir gezegen merakını ortaya çıkarıyor. Bilimkurgu tarzı ve betimleme severleri tatmin edecek bir kitap. Her sahnesi kafada izlenilebilen bir film gibi.
Cem Eren
Kitapkurdu
BİLİMKURGU SEVERLERİN OKUMASI GEREKEN BİR ESER
TOLGA ŞENTÜRK
Stanislaw Lem gerçekten farklı yazan bir yazar hayal dünyası çok geniş
Zeynepyvz66
Kitapkurdu
Lem standardında idare eder. Bir solaris beklemeyin.
soslu mısır
Kitapkurdu
Lem'den iletişime dair bir roman daha. Ekibin gemiyi onarımı da anlatmasına rağmen kitabın ana fikri anlayamayacağımız bir şeyle iletişim kurmamızın imkansız olacağı. İkicanlının önce konuşamadığını düşünmeleri, daha sonrasında ona mezar kelimesini bile açıklayamamaları beni çok etkilemişti. İletişimimiz kendi kültürümüzle o kadar sınırlı ki o sınırların dışına çıkıp iletişim kurmamız çok çok zor.
demiray68
Kitapkurdu
Kitabı beğendim ama biraz kısa geldi bana. Konusu ve kurgusu gereği çok rahat 500 - 600 sayfaya ulaşabilecekken 264 sayfada kalmış. Bazı bölümler çok çabuk geçilmiş biraz daha detaylandırılsa daha iyi olurdu bence. Böyle düşünmemin nedeni belkide son yıllarda uzun ve seri kitaplara ağırlık vermem ve bunun yarattığı alışkanlıkta olabilir. Ama her şeye rağmen kesinlikle okunması gereken ufuk açıcı bir bilim kurgu. Ayrıca şunu da belirtmek isterim Andy Weir'ın Marslı'yı yazarken bu kitaptan esinlendiğini düşünüyorum. Aden'i okurken astronotların gemiyi çalışabilir hale getirme ve gezegenden kurtulma çabaları Mark Watney'i hatırlattı bana.
halim c
Lem gibi bakabilmek bilimkurguya.. Alışageldiğimiz tarzın dışında olunca, başta yadırgıyor olsak da, üstadı tanıdıkça, kaygılar yerini keyfe bırakıyor. Keyifliydi.
hezarifen
üstadın toprağı bol olsun fakat bu kadar tamamlanmamış, bu kadar sinir bozucu bir şey okumamıştım epeydir. sürekli bir yerlere varacağımıza dair işaretler verip bizi hiçbir yere götürmeyen konuşmalar, çok ama çok uzun ve gereksiz teknik detaylar -mekân tasvirleri, gemideki tamirat vs-, bazı ipuçları verip bir yere bağlamamalar, bazı yerleri bence çevirmenin de anlamamış olması... gezegen karşısında astronotlar ne durumdaysa okur da aynı pozisyonda ve bu muhtemelen bir tesadüf ya da kaza değil. ama bence başarılı bir uygulama da değil.
dtselim
Kitapkurdu
mekanla ilgili tasvirler çok fazla ve sıkıcı, Lem'den daha iyisini bekliyordum.
mimarjimm
Aden belki de benim ilk okuduğum bilim-kurgu olması nedeniyle bu kadar güzel geliyor bana.
Ama aslında Lem'in tüm eserleri gibi bununda okunması gerektiğin düşünüyorum.Aden altı kişilik mürettebatın (fizikçi,kaptan,doktor, sibernetikçi,kimyager, mühendis olarak geçer) sadece yabancı bir dünyadaki maceraları değildir.Aden aslında bize yabancı dünyalardan ne kadar uzak olduğumuzu ve buna rağmen bir o kadarda yakın olduğumuzu anlatır.Uzay gemisini tamir etmek için uğraşırken bir yandanda burdaki uygarlığı incelemeye çalışırlar. Ama kapağındada yazdığı gibi Aden sakinleri onları karşılamazlar. Tersine bir süre sonra onları bir çeşit koruma çemberinin içine alırlar.
Tabii bunu aşmak oldukça kolaydır dünyalılar için. İstenmediklerini bilseler bile burda bir çeşit baskı rejiminin var olduğunu düşünmektedirler ve yardım etmek isterler. Ama aden sakinin birindend öğrendikleri gibi hiçbirşey düşündükleri gibi değildir...
çağanoz
Kitapkurdu
Bizim güneşimizden farklı bir yıldızın döedüncü gezegenine inmek zorunda kalan bir uzay gemisi ve içindeki 6 insan, indikleri gezegeni ve canlılarını anlayamaz.<br />Nefes alan kocaman ağaçlar, bitkiye benzeyen binalar onları dehşete düşürür.<br />Olaylara insani ve dünyevi bir bakış açısıyla baktıkları için dünya tarihinden çok daha kadim olan bu uygarlığı çözümlemekte zorluk çekerler.<br />Dünya dışı varlıklara Lem e yakışan başkalıkta bir bakış açısı.
Niyazi Sahin
Aden'de, Le Stanislav Lem, Başka bir uygarlığın içindeki davranışlarımızı inceliyor. Bambaşka bir ortamda yeşermiş yaşamın doğrularıyla bizim doğrularımızın çakışıp çakışmadığı, bu çakışmanın gerekli olup olmadığını sorguluyor. Yalnızca yüzeysel olarak bildiğimiz, belki de hiç kavrayamayacağımız bir kültüre iyi niyetli de olsa müdahale etmenin sonuçları ne olacaktır. Bu dıştan etkinin o kültüre etkileri ne olacaktır. Bizim yardımımızı istiyorlar mı gerçekten. Ya zarar veriyorsak.
Lem, yüzyıllardır dünya uygarlıklarının sormaya yanaşmadığı soruları soruyor Aden'de. Tanıyıp anlamak, saygı duymak mı, yoksa bizim değerlerimizle yargılayıp değiştirmek mi...