7Yorum
Serdar Çamlısoy
Kitapkurdu
01.10.2020
Mazerayı sevenlere tavsiye ederim. Beğeneceksiniz.
Burak Çakır
17.09.2020
Clive Cussler beklentisini pek karşıladığı söylenemez.
milban
16.08.2019
Sanki Justin Scott’un yazdığı bölümler belli oluyor gibi bir izlenim edindim. Bir kitabı iki kişi neden yazar, bunun mantığını da anlamış değilim. Yani usta yazar çırak mı yetiştiriyor. Kitaba gelince denizlerden uzak trenle yatıp trenle kalkılan kurgusu iyi bir 480 sayfalık kitap. Daha heyecanlı olmasını beklerdim.Tavsiye ederim.
Fatih Aydın
15.09.2018
Gerçekten 2. Sayfasında uyuma isteği olmadan bir sonra ne olacak merakıyla sürükleyici bir kitap..
Can Acar
15.11.2011
bütün kitaplarını okudum favori yazarım ve bence en güzel kitabı çünkü diğerlerinden farklı bir konusu var
55yıldırım
Kitapkurdu
28.09.2010
hızlı tempolu okunması da bir okadar zevkli bir macera romanı okumak isteyenlere tavsiye olunur
umutseyhan75
Kitapkurdu
20.09.2010
Clive Cussler, NUMA (iki farklı dizi: Pitt ve Austin) ve Oregon (Juan Cabrillo ve adamları) dizilerinden sonra yeteri kadar ıslandığına karar verecek olmalı ki denizlerden çıkıp yüzyılın başına döndü ve demiryollarının, buharlı trenlerin etrafında gelişen westernler yazmaya başladı. Altın Kitaplar ise Kusursuz Plan'dan sonra Sabotajcı'yı yayınladı.
Sabotajcı, Kusursuz Plan'dan bile daha güzel. Cussler klişeleri: kusursuz bir kahraman (Isac Bell), birden fazla kadın, hareketli bir macera vb. aynen sürüyor ama mekanlar çok orijinal. Tasvirler her zamanki vasatlığını aşsa belki de unutulmazlar arasına girecek macera romanları.
Tüm Cussler okurları zaten okumuştur ama Cussler'ı okumamış macera severlere de şiddetle öneririm.
Bu arada Altın Kitaplar'a da -her şeye rağmen- bir NUMA romanını da özlediğimizi hatırlatmak isterim.
gumar
gumar 12 Temmuz 2012
Cussler romanlarında; birden fazla kadın olması ve sürekli eski model arabaların olması, veya sonu gelmeyen bir macera akışının bulunması bunların klişe olduğu anlamına gelmez. Bunları klişe yapan şey, bunların her romanda aynı şekilde tasvir edilmesidir, ki bu çoğu romanı okumuş birini sıkar. Ben, neredeyse tüm Dirk Pitt romanlarını okumuş biri olarak asla böyle bir sıkıntı yaşamadım ;evet Drik Pitt romanlarının neredeyse hepsinde kadın-macera-araba üçlüsü var ;ama bunlar romanları asla sıkıcı yapmamaktadır, romanı sıkıcı yapan şey klişelerdir. O yüzden bunlara yazarın klişesi demek yanlış olur, yazarın tarzı böyledir demekse daha doğru..