Büyük Ortadoğu Projesi / Mahir Kaynak-Emin Gürses
Büyük Ortadoğu Projesi / Mahir Kaynak-Emin Gürses
29Yorum
sametakca
05.06.2018
Komplo teorilerinden oluşan bir kitap. Fakat sağlam zeminlere oturtulmuş.
faruk5163
12.12.2017
kısa ama fazla bilgi içeriyor. ortadoğuda yaşananları gözler önüne seriyor.
H.Knts
06.08.2016
Okunması gerekli kitaplardan biri daha.
mcakır
Kitapkurdu
07.07.2016
Ortadoğuda neler oluyor? Sorularına cevap bulacağınız bir kitap
bigadiçli
Üstat
17.03.2016
büyük devletlerin ortadoğuyu nasıl paylaştıklarını hayretle okuyacaksınız.
sufisi
24.01.2016
Yeni sipariş ettim sabırsızlıkla bekliyordum
abc abc
10.10.2015
türkiyenin son 10-15 yılında çıkan ve bir çok gelişmeyle bağlantılı olan büyük ortadoğu projesi hakkında eski mitçi mahir kaynak'ın fikirlerini öğrenebilir fikir sahibi olabilirsiniz.
Cengaver__
19.08.2015
Mükemmel bir analiz ortamına sahip bir kitap
wampish
Kitapkurdu
21.05.2015
kitabın baskı tarıhıne bakınca yazdıklarının bugunlerde gerçekleşiyor olması acı verici. ama gerçkeler. farkına varmak için yaşadıklarımızın okumamız gerek. bu kitap okunmalı
...OKU...
11.12.2014
Mahir hoca kıyısında dolaşmış...
cemal kuzey
19.11.2014
Küresel güçlerin enerji kaynakları üzerindeki emellerini ve buna ulaşmak için dünyadaki düzeni kendi amaçları doğrultusunda nasıl değiştirmeye çalıştıklarını açık bir dille anlatılmakta.
KY-1496261
22.07.2014
kesinlikle her kitabı okunması gereken ikili. Emin hocadan ders aldığım için kendimi çok şanslı görüyorum. Türkiye'nin ender bulunan akademisyen ikilisi
oguzhan38
Kitapkurdu
26.12.2013
kitabı benım gıbı bu gunlerde okuyanlar olaları daha net bı sekılde gorebılırler..mahir hocanın tespitleri bu coğrafyaya baktığımız zaman gerçekleşmiş durumda..yalnız Türkiyenin AB süreci hale devam ediyor ve neler olacak çok merak ediyorum
thebestway
24.11.2013
Ortadoğu'yu anlamak için yardımcı olabilir. Ama sonuçta bir stratejik analiz kitabı. Yani olaylara farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacaktır.<br />
akar79
Üstat
30.09.2013
kitabın konusu 11 eylülün ardından abd'nin hayata geçirmeye başladığı gelecek projeksiyonun üzerine yapılmış analizler...farklı bakış açıları ile konunun meraklılarına yeni ufuklar açabilecek bir kitap ama bazı kısımlarında da bilinmezliklere doluyor insan zihnini.ilginç ve merakla okuduğum bir kitap oldu.
KARA
17.09.2013
mahir kaynak ulkemızde bu işte zırvedır. ve kıtaplarının bır standardı vardır. bı kıtabı bır baska kıtabından ne dıl nede ıcerık olarak ne asagıdadır ne yukarıda.mutlaka okunmalıdır. fakat emın gurses tek basına bır kıtap cıkarsa daha faydalı olurdu. cunku mahır kaynaga esdeger olmadı cok acık.kitabı okumak ısteyenler mahır kaynagı okumak ıcın alabılıler
Levent Ağırbaş
10.08.2013
Eski MİT mensubu Mahir Kaynak'tan derin bir kitap, tavsiye ederim.
onur115
10.08.2013
Kitabın 2004-2012 yılları arasında genişletilerek basılması bizlere yazarın yaptığı değerlendirmelerin bir kısmının sonuçlarını görme fırsatı vermektedir. Kitabı değerlendirebilmeniz adına kitapta yer alan yakın geçmişte gerçekleşmiş ve gelecekte olabilecek hususları okuyucuların dikkatine sunmak istiyorum.
Dünya üzerinde meydana gelen problemlerin esas kaynağı ekonomik problemlerdir. Avrupa ve Ortadoğu ürettikleri malın önemli bir kısmını ABD’ye satıp, karşılığında hisse senedi almaktadır. Avrupa ülkeleri ve Ortadoğu’nun yeni pazar arayışına girmesi ABD’nin ekonomisini küçültecektir. Bu sebepten rakibini güçlü kılacak coğrafyayı kontrol etmek istemektedir.
Demokrasi ekonomik bir hadisedir. Demokraside çatışmaların nedeni sadece dini ve etnik nedenler olacaktır. Bir ülkede demokrasi olması için rekabet olması, rekabet için de ekonomik gücün olması gerekmektedir.Kürt ile Sünni veya Şii çatışacaktır.Farklılaşma dışarıdan bu ülkenin yönlendirilmesini kolaylaştırır.
ABD, BOP’u tek başına yapmaktan vazgeçmiş görünmektedir. ABD ile Avrupa yakınlaşırsa Türkiye AB’ye girecektir. Çünkü ABD Avrupa’daki aleyhtarlarının zayıflamasını istemektedir. Ancak Hıristiyan demokratlar bu tip anlaşmadan yana değildir. Avrupa Rusya ile flört ettiği sürece Türkiye’nin AB’ye girişi mümkün değildir.
Büyük Ortadoğu’ya hâkim olmanın önkoşulu Türkiye’nin kontrol edilmesidir. Türkiye’yi kaybettiği an çatışma alanı olarak Türkiye gündeme gelecektir. Türkiye’de siyasi gücün değişmesinin tek yolu ekonomik krizdir
ABD, BOP için dinsel ve etnik çatışmaları mutlaka tahrik edecektir. ABD artık medeniyetler çatışması kavramı ile Batı âlemiyle, İslam dünyasını ve Rusya, Çin ile Japonya’yı karşısına almak istemektedir. Yahudiler ve Protestanlar Büyük Ortadoğu’da ekonomik bir egemenlik kurmak istiyorlar. Ekonomik çatışmanın görünür amacı da din olarak karşımıza çıkmaktadır. Enerji kaynaklarını kontrol edemezse başka güçlerin bölgeye girerek pay almaları sonucu ABD’nin kontrolünden çıkma riskleri gündeme gelebilir.
Amerika liberalleşme, demokrasi dediği zaman iki şeyi amaçlar liberal ekonomi ve istediği biçimi verebileceği yönetim. Büyük Ortadoğu şu an yangın alanı ve Avrupa’da bu bölgeyi kullanamaz, bu da ABD’nin zaferidir.
2004’te kabul edilen Anayasa’da kuzeyde kendine buyruk, ABD’ye hesap verecek bir Kürt bölgesi oluşturuluyor. Irak ordusu buraya girmeyecek ama oy potansiyeli fazla olan Şiilerde bu bölgeyi kontrol etmeyecek. Burada gevşek bir federasyon türü yapılanma hesabı var. Halkın Şii ve Sünni olması çatışmanın tohumu olarak görülüyor. Bu bölgede 3’e bölünme ile demokrasiye erişim planlanmaktadır. Bunun günün birinde Türkiye’ye sıçrayabileceği de hesaplanıyor. Türkiye’nin yapması gereken vatandaşların eşitliğini sağlamak ve federasyon yerine büyük bir Irak üzerinde çalışılmaktır.
Kürt meselesinin hedefi hiçbir zaman Kürtlerin rahat etmesi veya kendi kimliklerini yaşatması değildir. Kürt oluşumunu da temel hedefinin Türkiye oluşu ve Türkiye’de bu çatışmaların tahrik edilmek istendiğinin bilinmesi gerekmektedir.
Irak’ta Suni Şii çatışmasını Kuzey Irak’ta otonom bölge kurmak adına fişekliyorlar. Türkiye’ye de ben otonom bölgeyi Anayasa’ya koydum, bölgesel hesaplarımın önüne geçmeye çalışma mesajı vermektedir. Esasen bölgede Müslüman İsrail devleti kurumlaşa çalışılmaktadır.
Boru hatları konusunda Kazakistan, Türkmenistan, Afganistan, Pakistan hattı için anlaşma imzalandı ve bu hattın güvenliğinin sağlanması da bu projenin bir nedeni.
El-Kaide’nin tamamen yok olacağı bir operasyon yapılmaz, lider yakalandı ise Bush yönetimi terk edilmiş demektir. Bush yönetimi devam ederse İspanya’da, İtalya’da, Polonya’da Bush karşıtlığı gelişir ve AB yeniden toparlanabilir.
Gürcistan Kafkasya’nın kapısıdır. Eğer ABD Batum merkezli Acaristan’ı kontrol ederse Tiflis’e doğrudan bir hat yapar ve Rusya’nın Kafkasya’daki etkinliğini kontrol eder.
PKK hareketinin sınıfsal bir kimliği vardır. Biz etnik bir hareket olarak algılıyoruz ama bu doğru değildir. Bu sınıfsal özelliği sebebiyle PKK, Barzani ve Talabani karşı karşıyadır. Kürt hareketini büyütmenin tek yolu Kürtleri tek bir kimlik etrafında toplamaktır. Yani sınıfsal kimlik yerine etnik kimliği ön plana çıkartmak gerekir. Etnik kimliğin ön plana çıkması için bir tehdit durumu olmalıdır. Suriye’de yapılanda budur. Irak’ta ve İran’da da Kürt kimliğine yönelik saldırılar olacaktır. İsrail’in üzerindeki yükü atması için başka bir bölgede bir yer yaratmak gerekmektedir.
Kuzey Irak’ı Akdeniz’e nasıl bağlayacaklar. Suriye’nin kuzeydoğusundan. Eğer Suriye bu projeye direnirse kışkırtmalar olabilir. Yalnız Akdeniz’e değil, Hazar üzerinden Afganistan’a da bağlantı kurulacak ki bölgeyi tamamen kontrol edebilesiniz. Biriler bu yüzden Türkiye’nin boru hattının faal olmasını istemiyor.
Türkiye’de etnik kimliğe ve laik-muhafazakâr kimliğe dayalı iki çatışma alanı yaratılmaya çalışılıyor. ABD’nin PKK’nın icabına bakacağım dediği silahlı çatışma değildir. Yapacakları PKK içerisindeki siyasi ve ideolojik kimliği etnik kimliğe dönüştürmektir. Etnik kimliğe dönüştürünce PKK kalmaz, Kürt mücadelesi olur. ABD Kürtleri etnik boyutta bütünleştirmenin yanı sıra Güneydoğu Anadolu’yla Kuzey Irak’ı ekonomik olarak bütünleştirmek isteyecektir. K.Irak’taki Kürtler, G.Doğu’daki Kürtleri ekonomik açıdan güçlendirince bu ticaret bölgenin Türkiye’den ayrışması sonucunu doğuracaktır.
Yazarın tespitlerini değerlendirmek size kalmış. Herkese kolay gelsin.

general23
02.03.2013
bu kitap taamamiyle bi fiyasko.gazeteciler soruyo.kişisel düşünceler paylaşılıyo.kullanılan dil ağır.bi amerika-bi israil-bi türkiye gidip geliyo.30 sayfa ancak sabredebildim okumaya.dayanamadım daha fazla kaldırdım attım...
memo3322
25.10.2012
Bop'u daha iyi anlamak için okuyun derim
1 2