Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
TRT'de yayınlanan bir belgeselde görerek kitabı almaya karar verdim. Türkiye'yi ve Türk halkını çok güzel yapılmış tesbitlerle anlatan bir kitap. Yazar, Türkleri ve ülkemizi gerçekten çok iyi tanımış ve bir çok yabancının yaptığının aksine bizi ve ülkemizi önyargısız, küçümsemeden ve tarafsız bir gözle anlatmış. Okurken birkaç kısımda birazcık sıkıldım ancak çoğunlukla okuması zevkli sayfalardan oluşan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Büyük küçük her yaştan insana hitap eden emek verilmiş bir eser. Ben herkese tavsiye ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çayı anlatan videosuyla karşılaştıktan sonra yazarın kitabını hemen alığ okuma ihtiyacı hissettim. bir yabancının gözüyle bizim göremediklerimizi okumak hem ironik hem de çok çarpıcı. okunması gerekiyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı daha önce almıştım ama daha yeni okudum. Yazarın Türkler hakkındaki tespitleri genelde doğru ama bence gereksiz yere biraz fazla uzatılmış gibi geldi bana. Ilerleyen sayfalarda insan ister istemez sıkılıyor kitaptan
Yorumlara baktım sıkıcı diye değerlendirmişler ama bence sadece kitap son bölümleri biraz zorlanarak yazılmıştı.Kitap son bölümlere kadar saptamalar,hatıralar üzerineyken son bölümlerde bilgi verme amacı taşıması biraz sıkıcı yapmış olabilir kitabı ama genele bakarsak tavsiye edebileceğim güzel bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ülkemizi, yaşayışımızı ve geleneklerimi anlatan bir eser. yöreden yöreye gezeler yaşadıklarını bir kitapta toplandı. güzel bir çalışma ancak ben okurken haz alamadım.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın Türk çayıyla ilgili yaptığı konuşması beni o kadar etkiledi ki, kitabı büyük bir hevesle aldım. Ülkemize ait övgüler beklemekten ziyade, dışarıdan bir gözle nasıl görünüyoruz gerçekten? Yazarın ülkemize bu kadar sempatisi olunca yapıcı yorumları olacağını, gezip gördüğü yerlerde yaşadığı anılarını anlatacağını düşündüm. Şu an kitabı bitirebilmiş değilim ama şimdiden sıkıldım malesef. Kitap bir türlü ilerlemiyor. Umarım sonunu getirebilirim ve bu şekilde devam etmez.
Kitap hakkında basında çıkanlar oldukça ilginçti, yabancı bir gözle Türkiye’yi ve Türk İnsanını okumak amacıyla kitaba başladım. Başka bir okuyucunun da yorumlarında belirttiği gibi ben de çok sıkıcı buldum. Farklıydı ama çok sıkıldım ve benim için en uzun kitaptı.
yazarın bu kitabı hakkında yaptığı bir konuşmasını dinledim ve gerçekten çok ilgimi çekti. sıradan bir çaydan değil Türklerin kültürel özelliklerinden çok hoş ve saygılı bir şekilde bahsediyordu. kitabı en kısa zamanda okumak istiyorum :)
Türk çayı sıcaktır.. Anadolu topraklarını ısıtan güneş gibi.. İçinizi ısıtan coşkulu müzikleri gibi.. Yemekleri, şehirleri, spor takımları, hayatlarının her anındaki yaşama sevinci gibi..<br />Yazar bizi bize anlatıyor.. Türk çayındaki kültürümüzün y/ansımalarını yazmış..
Dünya kültürlerinin paylaşacakları ve birbirinden alacakları çok şey bulunmaktadır. Belki sonunda insanlığın bu dizginsiz hareketinde bir anlayış, saygı ve barış toplumuna doğru nasıl daha iyi katkıda bulunabileceğimizi öğrenebiliriz. Hepsi bir mektup yazarak başlayabilir öyle değil mi? 18.yüzyılda ülkemizde yaşamış olan İngiliz sefirinin eşi Lady Montagu’nün Türkiye’de kaldığı 13 ay boyunca dostlarına ve ailesine yazdığı mektuplar, vefatından sonra “Sefaret Mektupları” başlığı ile yayınlanmıştır. Sanatta zerafet ve inceliğin en güzel misalini teşkil eden Osmanlı Türkleri Dönemini, batılı bir kadın perspektifinden günümüze ulaştıran bu mektupları ayrıcalıklı kılan en mühim husus; o devrin günlük hayatına ve tarihe dair yaptığı derinlemesine bir tahlil değil, Montagu’nün bulunduğu konumdaki duruşunu muhafaza ederek peşin hükümlü bir yargılamada bulunmadan olayları ve gerçekleri olduğu gibi aktarmasıdır.
Modern zaman seyyahı Amerikalı Katharıne Brannıng’in 30 yıllık Türkiye serüveni ise Fransa’da derste gördüğü bir Gök Medrese slaytıyla başlar ve günümüz Türkiye’sini resmeden mektuplarla devam eder. Sanat tarihçisi ve kütüphaneci olan Katharıne Brannıng, “Bir Çay Daha Lütfen” kitabında; Türk insanı ile ilgili orijinal tespitlerde bulunuyor. Başka halkların, ülkelerin, toplulukların değerlerinin farkına varılmasının paha biçilemeyen bir kıymet olduğunu ifade eden Brannıng kaleme aldığı kitabında bunu dünyada Türkiye kadar hiçbir ülkenin incelikli ve renkli yapamadığının da altını çiziyor.
Yazar, hayali bir iletişim kurduğu Lady Montagu’ye hitaben yazdığı mektuplarla aslında Türk halkına sesleniyor ve bir dostun aynasında kendimizi görüp tanıma imkanı sunuyor. İki batılı kadının 290 yıl ara ile Türkiye’de kesişen hikâyeleri “Bir Çay Daha Lütfen” Kaynak Yayınlarından çıktı. “Doğrusu bu mektupları Türkiye’ye Türk halkına, bu ülkeye, vatandaşlarına olan sevgimin saygımın sade bir ifadesi olmak üzere uzun ve saf bir teşekkür mektubu olarak yazdım. Bu mektuplar, otuz yıl boyunca bana ikram edilen binlerce bardak çaya karşı bir teşekkür de." diyor mektupların sahibi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Amerika'da yasayan biri olarak, bu kitabi okurken disaridan bir bakis ile once kendi kulturumu izledim sonra da buradaki kulturu daha iyi inceleme firsati buldum. Cok hos bir uslupla yazilmis ve cevirisi de gayet basarili bir kitap. Her bolumu ayni tadi vermese de genele vurursam cogunluk itibari ile zihinlerde tebessumle anilacak degerlendirmeler barindiran bir kitap. Ingilizcesini simdiden 2 yabanci arkadasima hediye ettim....