Halkaların Ezgisi Hakkındaki Yorumlar

Harika bir roman, dönem romanlarını seviyordum zaten 90'lı yıllarda islami kesimin öz eleştiri romanlarından biri gibi değerlendirilebilir. 80'li yıllarda tek boyutlu hidayet romanları yaygınken, 90'li yıllarda kadınların iş ve okuma yaşamına biraz daha fazla dahil olmaya 'çalışması' ile ortaya çıkan din & modern yaşam dengelerini irdelemeyi konu edniyor yazarın dili harika. Sahurla Gelen Erkekler öykü kitabını da tavsiye ederim. Keşke daha çok eser yayınlasa. Nisa ve Nisan (aynı karakter) üzerinden kadının yerini, iç dünyasını, dinini, ötekileri, ötekiler tarafından hissedilişini sorgulaması ve yaşamaya çalışması ve mükemmel bir dil ile birleşince ortaya bu eser çıkıyor. Çok az bilinmesi üzücü ancak hem tezlere, hem de inceleme yazılarına bolca konu olmuş. Okunmalı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-34538 04.11.2009
Ahmet Sait Akçay beyefendinin Bellekteki Huriler kitabında ve sair dergi-gazete yazılarında İslami romanların ya da hidayet romanlarının diyelim, eleştirisini yaparken, devamlı atıfta bulunduğu ve özelikle dikkatleri çekmek istediği bir romandı Halkaların Ezgisi.

Ahmet beyin atıflarına dayanamayarak kitaba ulaştık sonunda. Roman çok farklı geldi bana. Dili karışık. Yazarın düşünceleri de karışık geldi bana; meramını tam olarak ya anlatmıyor ya da anlatmak istemiyor zehabına kapılıyor insan. Bir iç hesaplaşmanın romanı olarak tavsif edebiliriz kitabı.

Okumaya ve süzülmeye değer umarım ki.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
cesur yalçın 08.10.2007
müslüman kadının sürekli sorgulanan kıyafet vb özellikleri ile iç savrulmalarına bir ayna tutmuş kitaptır.
kitabın diğer halime toros eserleri gibi ıskalandığını düşünüyorum.
çok önemli - bir çoğuna katılmasam bile- tespitler var kitapta.
örtü üzerine, evlilikler üzerine bir roman. kahramanın üzerinden sert bir eleştiri.
buyrun tadımlık niyetine kitaptan;
""bütün gerçeklikler, bütün doğrular, bütün yanlışlıklar, bütün hedefler değişti. radikaller liberal oldu, demokrat oldu, partilerde görev aldılar. kara sakallarını kestiler, yakasız gömleklerini belki özel günlerde giymek üzere hanımlarına uzattılar. her şey "hey gidi günler"oldu. "fısk-ı fücur" ehlinden helallik dilendi. radikaller; "münafıkların, müşriklerin, tağuti düzenin yardakçılarının, şeytana ruhunu satmış modern müslümanların arasına karıştılar. değiştiler...değişmeyen tek şey varsa, bu kadın. bu kadının başındaki. bu kadının üstündeki. bir tek o değişmiyor, bir tek o sorgulanmıyor. konu kadına gelince bütün gruplar birleşiyorlar. konu bana gelince hiç söz hakkı tanımıyorlar"
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir