Osmanlı'ya bakış özellikle Osmanlı İmparatorluğunun 700. kuruluş döneminde yani 1999 yılında Süleyman Demirel'in artık Osmanlı'yı kötülememize gerek yok, onu sahiplenmemizin vakti gelmiştir açıklamasından sonra değişmeye başladı. Sultan 2. Abdülhamid gibi dost-düşman herkesin saygısını ve takdirini kazanmış, milli mücadelenin temelini oluşturmuş müthiş bir deha atamızı bile yıllarca hain diye öğretmedilermi bizlere okulda ? Hala daha gençlerimizin büyük bir kısmına Osmanlı denince kızları okula göndermeyen, asan kesen bir izlenim oluşmuyor mu akıllarında ? Oysa batı hayranı bu gençlerimiz 1969'a kadar ''medeni'' Avrupa'nın Siyah insanları kafeslere koyup insan hayvanat bahçesi diye vatandaşlarına sergilediklerini, Osmanlı'nın ise tarihte ilk defa hayvanların hakkını savunduğunu bilse, Avrupa pisliğinden veba ile uğraşırken Osmanlı'nın kendisinden sonra ilk defa 21.yy'da İngiltere'nin yapacağı kendi inanç yargı ve yaşam özgürlüğünü Osmanlı'nın 6 asır önce yaptığını bilse Osmanlı'yı böyle reddeder böyle tiksinirmiydi merak ediyorum. Kısacası İnsanlığın son damlası Osmanlı bizlere hep öcü gösterildi. Bu yüzden doğru tarihi okumak ve okutmak hepimizin üzerinde milli bir vazifedir. Bu kitapta doğru tarih arayışınızın ilk basamağı olur diye ümid ediyorum. Özeleştirisiyle, övgüsüyle, son derece akıcı, Osmanlı'nın en çok eleştirildiği noktaların nasıl çarpıtıldığını gözler önüne sermekte. Devletimizin tekrar şekillendiği ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda kaldığı bu kritik dönemlerde aradığınız bir çok cevap bu kitapta. Şiddetle tavsiye ediyor, bu kitabı hazırlaya sayın Ahmed hocaya bütün milletim adına çok teşekkür ediyorum