Kitab-ül Hiyel
Kitab-ül Hiyel

Kitapyurdu Fiyatı: 195,00TL

Ürüne Git
472Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Kitab-ül Hiyel
Arkadaşlar, bir söz vardır. Yeterince gelişmiş bir teknoloji, sihirden ayırt edilemez. Arthur C. Clarke söylemiştir bunu. Bu tarz bir söz yani. İki asır öncesinin insanına cep telefonu nasıl gelirdi, işte öyle bir şey. Yeterince gelişmişten kasıt da çok gelişmiş, inanılmaz gelişmiş, öyle böyle gelişmemiş yani. Şimdi bunu alalım, III. Selim'den başlatalım, II. Meşrutiyet'e dek getirelim. Bu araya üç adet mucit koyunuz, zamanına göre inanılmaz olan icatları, devri daim makinesi yapma uğraşlarını koyunuz, bolca masalsı öğeler koyunuz. Bu. İhsan Oktay Anar'ın dilinden bahsedeceğim. Açılarak değişen bir dil. Tanzimat Fermanı'nı aslından bir okuyun, ilk okuyuşta bir şey anlamazsınız. Birincisi, kelimelere birazcık yabancılık çekeceksiniz. İkincisi de o zamanlar cümleymiş, noktaymış, pek olmadığı için virgüllerle, fiilimsilerle bağlanan cümlelerin sonu bir türlü gelmez, bilgiyi işlemeye çalışan beyin de bir süre sonra infilâk eder. Anar'ın diline bakalım, rivayetlerin dile getirilişi, cümle yapıları tam o zamanların cümle yapısı. Güzelliğe gel, bir süre sonra yapı değişiyor ve okuyucu bunun farkına bile varmıyor. Hemen çok kültürsü bir çıkarım: Modernleşmenin nasıl yapılması gerektiği metinlerle, dile işlev açısından yaklaşarak da verilebilir mi, bu ileti bu metinde mevcut mu? Ohoho, deli postmodern. İlk bölüm: "Yâfes Çelebi Hazretlerinin Görülebilen Menkıbelerinden Bazılarının Bildirilmesi Hakkındadır". Yâfes Çelebi, gençliğinde kılıç dövme işinde hünerlenmek isteyen ve bir ustanın yanına çırak olarak giren bir Osmanlı genci. Süper kılıçlar yapıyor, en sonunda loncası tarafından ustalığa yükseltiliyor. Anar'ın Osmanlı hakkındaki derin bilgisinden bahsetmeme gerek yok. Yâfes Çelebi, Frenklerin hiyel ilmine gönül veriyor. Hiyel hem hileler anlamına geliyor, hem de mekanik ilmi anlamına geliyor. Bir debbâbe tasarlıyor Yâfes, tankın ilkel hali. Yuvarlanan bir fıçı adeta. Bu icatların çizimleri kitapta var ve Anar kendi çizmiş hepsini. Süper. Patent gibi bir şey için Hiyel Kalemi'ne başvuruyor Yâfes ve Zencefil Çelebi'nin yoluna daha yeni girmiş oluyor. İhtira beratı alması gerekiyor bizim tanıdık Uzun İhsan Efendi'den. Efendi vermiyor. Derken olaylar olaylar… Anar'ın başarıyla yaptığı şey: Zaten günümüz insanına birazcık büyülü gelen Osmanlı'ya biraz da büyülü gerçekçilik eklemek. Bu büyünün içinde felsefe de var, başlı başına bir sihir olan teknoloji de var, tesadüfler de var, var da var. Kurguyla birlikte okuyucuyu bağlayan bu olay anlatım tekniği olarak da kullanılıyor; zamanda bir ileri, bir geri giderken eskinin şimdiden pek kopuk olmadığını adeta kelebek etkisiyle görüyoruz. Bir de kullanılan dil var, onu Amat'ta ele alacağım. Okuyun ve edebiyatın pırıltısından bir parça üstünüze sinsin.
Alara Can
Kitapkurdu
02.01.2025
Öncelikle İhsan Oktay Anar'ın diline bayılıyorum.Eski kelimeler masal hissi uyandırıyor. Kitap Yafes Çelebi,onun çırağı Calut ve onun da çırağı Üzeyir'i anlatıyor.Bu karakterler,hiyel,yani mekaniğe gönül vermiş kişiler.Felsefe mezunu yazarımızın,kitapta yaptığı makine çizimlerine hayran kaldım.Rahatsız olduğum tek şey, Calut'un cinselliğinden çok fazla bahsedilmesiydi.Oysa yazarın baktığı pencereyi anlayınca onu da kanıksadım. Şu alıntıyı da bırakarak,kitabı tavsiye ediyorum:"Güçlüler mertçe döğüşüp adam öldürürler,güçsüzler ise korkakça pusu kurup cinayet işlerlerdi.İnsanların akıllı ya da cahil olmaları da onları zalimlikten alıkoyamazdı.Zeki olanlar menfaatlerini bildikleri için para uğruna cinayet işlerlerken,cahiller ise cahil oldukları,yani düşünsel bir macera yaşamaya güçleri yetmediğinden,zihinlerindeki boşluğu,ne olduğunu bile tam olarak bilmedikleri bir dava ile kapatırlardı.Böylece onlar, akıllılar gibi para uğruna değil,inandıkları dava için kan dökerlerdi."
Kuboa3
Bilge
27.10.2025
Sıradışı bir yazar. Edebiyat camiasının Tarantinosu adeta. Tıpkı bazı filmlerde yönetmenini bilmeseniz bile izlerken bu Tarantino filmi, bu Wes Anderson, bu Tim Burton filmi dediğiniz gibi yazarı bilmeseniz bile tarzından tanıyacağınız kendine has bir üslubu var. Hikaye sonunda sizi tatmin etmese bile anlatım dili sizi bir şekilde kitaba bağlıyor. Bu kitapta puslu kıtalar seviyesinde değil belki ama yine de iyi. Romandan çok sanki gerçek kişilerin biyografisi gibi yazılmış, doğru dürüst diyalog bile yok. Ama biyografi ciddiyetinde giderken birden öyle bir sahne tasvir ediyor ki size kahkaha atmaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu okuduğum üçüncü kitabı. Sanırım yazarın tüm kitaplarını okuycam. Hepsini aynı seviyede beğenmesem bile hayal kırıklığına uğrayacağımı zannetmiyorum.
Dolicanka
Kitapkurdu
08.11.2024
İhsan Oktay Anar derin entellektüel bilgisini, mizah üslubu ile sos misali kullanıp göze batmayacak şekilde harmanlayarak sunan özgün bir yazar. Bu kitabında bilimin gerçek bilgiye ulaşmak için elzem olduğunu vurgularken arka planda da yaşadığımız sıkıntıların bilime koşulsuz güven nedeni ile oluştuğunu aktarıyor adeta. Kitapta bir çok metafor arasında insanın kibrinin hayal, hedef amaçları kisvesinde nasıl gizlendiğini ve insanın hırsının gözünü kör etmesi ile içini yakan ateşin sıçrayarak gelecek nesillerde de yangına neden olmasını arzulayışının zararlarını anlatıyor adeta...
ali sarı
Bilge
19.04.2026
İhsan Oktay Anar' ın Puslu Kıtalar Atlası adlı romanıyla birlikte okumuştum. Farklı bir şeyler okumak isteyenler için yerinde bir eser
gencakıncı
Hezarfen
17.04.2026
Hacettepe Üniversitesi’nde öğrenciyken yazarın diğer eseri üzerinden kendisini tanıma fırsatı bulmuştuk. Ülkemizde postmodern yazar olarak eserleri oldukça kalitelidir. Yazım ve üslubu meraklısı için ilgi çekicidir. Kitap Osmanlı döneminde yaşayan Yasef Çelebi, Kara Calud ve Üzeyir Bey adında üç mucidin hayat hikayelerini ve mekanik icatlar yapma konusundaki meraklarını yazarın şahsına münhasır üslubuyla ele alıyor. Meraklısı için bulunmaz eseler arasında.
öznur çağıran
Kitapkurdu
05.04.2026
öncelikle romanı vok kalite
mehakus
Kitapkurdu
02.04.2026
Kitap, ''Eski zaman mucitlerinin inanılmaz hayat öyküleri'' adı altında yayımlanmıştır. Bu kitapta, yazarın diğer kitaplarından farklı olarak birçok çizimler bulunmaktadır. Çizimler, kitabın yazarı İhsan Oktay Anar'a aittir.
zuhalasli
Kitapkurdu
29.03.2026
Bu kitapla yazara olan hayranlığım arttı resmen bu kadar ayrıntı bu kadar karakter gerçekten tebrik etmek lazım. Ama çok zor okudum çok fazla detay vardı detaylarda boğuldum resmen. Puslu Kıtalar Atlası gibi değildi daha sıkıcıydı.
mati47
Hezarfen
08.02.2026
puslu kıtalar atlasnı alan okuyan herkes yazarın dilini ağırlığını biliyordur eski Türkçe kelimeler tanımlar dini terimler sizi alıp götürür yanınıza mutlaka bir sözlük olması lazım bu kitabın da ise yazar daha sade daha anlaşılır bir dil kullanmaktadır kahramanımız bir bilim adamı ve ilginç keşifleri var yazar kitapta hem bir dönemi kurguluyor hem de yeni yarattığı kavramlarla okuyucunun zihnini kurcalıyor geçmişten günümüze kadar toplum ikilemliği hatta çok güzel dile getirilmiş çok kaliteli yazar mutlaka okunması gerekir
Zühre Örnek
Kaşif
13.01.2026
Bilim ve teknolojinin insanı iyiye mi kötüye mi sürüklediğinin mizahi anlatımı. İhsan Oktay dili zor olsa da tüm kitapları zihnimizi keyifle zorluyor. Son iki eseri ile külliyatını tamamlayacağım.
H.06
Kaşif
17.12.2025
Eser eski zaman mucitlerini veya aslında mühendislerinin hikayelerini dönemin diliyle çok güzel anlatıyor
mehmet Yılmaz
Üstat
21.11.2025
kararım kesinleşti bu adam harika
adem yaşar
Kitapkurdu
03.09.2025
ihsan oktay anarın diğer kitapları gibi bu da çok güzeldi, keyifli bir kitap
S.. Dali
Kaşif
22.07.2025
Hiyel ve hayal..yazılışı ve okunuşu ne kadar çok benziyor birbirine değil mi?Yazılış ve okunuşları kadar anlamları da birbirine çok benzeyen ve incecik bir çizgi ile bu kadar farklılaşabilen iki kelime, iki anlam. Yazarın hiç yanıltmayan dili, üslubu ve akıcılığı yanında bu eserinde çizim yeteneğine de hayran kalmamak mümkün değil.Yasef Çelebi ile başlayan ve Calud isimli kölesi ile devam eden hiyel ilmi çalışmalarının,kimsesizler okulunda büyümüş,okulda arkadaşları tarafından ezilmiş, hor görülmüş, başka yerde olsa dâhi olarak nitelendirilebilecek üstün bir zekaya sahip olan ancak Calud un amacına varmak üzere korku ve şiddet ile pusturulmuş Üzeyir isimli çocukla devam eden çalışmaları konu edinir hikaye.Yasef Çelebi nerede hata yaptı,kölesi Calud nasıl efendi oldu, Üzeyir bir kaçık mıydı yoksa sırra vakıf olmuş bir ermiş miydi, İmparatorluk Hiyel Nazırı Uzun Tahsin Efendi ve hiç büyümeyen oğlu Davud,kötülük,iyilik,masumiyet ve hayal alemlerinde yazılmış masal tadında enfes bir hikaye
phenomenen
Üstat
12.07.2025
Türk dilini en iyi kullanan yazardan,çok keyifli bir roman
bahar1986ayca
Bilge
21.06.2025
Suskunlar ve puslu kitalar atlasi cok daha iyiydi. Bu kitabin hikayesi biraz zayif kalmis. En son olayi bagladigi nokta felsefesine biraz daha vakit harcayip daha derin bir anlam olusturabilirdi.
Gamze Sert
Kaşif
26.02.2025
Puslu Kıtalar Atlası referansı ile okuduğum kitap. İlginç. Bilimin hangi ellerde, ne niyetlerle, nasıl kullanıldığını anlatan bir hikayesi var. Mekanik düzenek şemaları ile anlatılmış olması bahsedilen düzeneği hayalinizde canlandırmaya yardımcı oluyor.
kulözkan
Kitapkurdu
07.02.2025
Osmanlı dönemine ait icatcı birinin hikayesi. Hem tarihi bir atmosfer sunuyor, hem bilimi teşvik edici bir yönü var kanaatindeyim. Aynı zamanda bir macera hissi de yaşatıyor.
zuhalyıldızı
Kitapkurdu
29.01.2025
İhsan Oktay Anar'ın tüm kitaplarını yazma sırasına göre okumaya başladım . Yeni Tarihçilik anlayışı gereği tarihteki küçük ayrıntıları işletip bizlere kazandırması çok kıymetli. Ayrıca bir felsefeci olarak bu tatz konuları böylesine güzel işliyor oluşu takdire şayan. Teknik yerleri atladım bazen ama iyi ki okumuşum ve hocamızın kaleminden sonunda verdiği mesajlardan mahrum kalmamışım.