Osmanlının Bozgun Yılları/Hastanın Başucunda Kırk Gün Kırk Gece
Osmanlının Bozgun Yılları/Hastanın Başucunda Kırk Gün Kırk Gece
24Yorum
is.m@il
Bilge
28.06.2021
Balkan savaşında kırk gün boyunca Osmanlı topraklarında işini korkusuzca yapan bir savaş muhabirinin anılarından oluşmakta Kitap da dikkat çeken husus gazetecinin bir Fransız olması nedeniyle bazen ülkesinin menfaati doğrultusunda görüşler öne sürmesi olmuştur buna rağmen kitap genel yönüyle objektif bir bakış açısında kalmaya gayret gösteriyor zamanın şartlarında tutulan tutanakların yer edinmesi kitapta heyecan veren bir yön oluşturuyor okunmaya değer
bükey demir
31.03.2018
Balkan Savaşları birkaç ay içinde kimi zaman tek kurşun atmadan bozgunların yaşandığı bir savaş . işte o dönem yabancı bir gazeticinin kaleminden anlatılıyor.Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum...
Akropol Novalis
17.07.2017
hatırat birikimimi artırmak için okudum. iyi de oldu. buldugunuz yerde kaçırmayın.
yetkinerdoğan
Kitapkurdu
07.10.2016
Yabancı bir gözle Osmanlı'nın son dönemi kaleme alınmış.
Oguzhan Seçkin
29.12.2014
Osmanlı'nın Balkan Savaşları dönemini daha objektif bir açıdan anlatması bakımından okumaya değer.
dumrul34
20.05.2012
fransız gazetecinin balkan savasında türkiyedeki gözlemlerini yansıtıyor. Okunmalı
İbrahim Şahin
Kitapkurdu
30.12.2011
Balkan Savaşı sırasında Türkiye'ye gelen ve savaşı yerinde izleyen bir Fransızın yazdığı kitap, insanların günümüze kadar hiç değişmediğini gösteriyor.
nhr2014
16.12.2011
fransız bir savaş muhabirnin 40 günlük istanbul hatıralarını anlattığı , bazen trafsız bazen taraflı yazılmış bir kitap.
Redewert
Kitapkurdu
22.12.2010
Bir yabancı gazetecinin gözüyle Osmanlının balkan savaşı dönemindeki durumunu anlatan ve de düşündüren bir kitap.Okunmalı!
pls kemal
10.11.2010
OSMANLININ SON YILLARINI BİR YABANCI GÖZÜYLE ANLATAN AMA ANLATIMIYLA TARAFSIZ OLMAYAN BİR YAZARIN YAZDIĞI BANA GÖRE HATIRA NİTELİĞİ TAŞIYAN ÜSTÜNKÖRÜ YAZILMIŞ BİR KİTAP
riyaziyeci001
17.10.2010
kargo ödeyen kitap olması nedeniyle okulumdaki öğrencilerim için aldım. Bir okula bağış yapmak isteyen arkadaşlar için kaçırılmaması gereken bir fırsat. baskı kalitesi çok iyi.
Fokai FK
16.09.2010
Birebir gazetecinin yaşadığı ve gözlemlediklerinden oluşuyor. 1 günde okunabilecek bir kitap. O zamanı yaşamış birinden yaşananları okumak çok daha etkileyici.
ahmettahir
Kitapkurdu
25.06.2010
1912 yılında cereyan eden ve Osmanlı’dan yakın sayılabilecek tarihlerde bağımsızlığını kazanmış ve 3,5 devlet diye tabir edilen devletlerin karşısında Osmanlı’nın yaşadığı felaketi bir gazetecinin bakışından anlatan bir kitap.
Savaş öncesi; seferberlik anı ve sonrası, askerin kendisine olan gururu, savaş sonrası koordinasyon eksiklikleri, komutanların cepheden bihaber kalması, tümenlerin habersiz olarak birbirini vurmaları, açlık, göç ve diğer şeyler kısa bir şekilde anlatılmış.
Çamur içinde ekmek arayan eratın hali de.
Ve günümüze ışık tutacak ibretlik vesikalarda.
Mesela,
Bir adamı, fiyakalı göstermenin onu iyi bir asker yapmayacağının anlaşılması,
Kırklareli bozgunundan sonra Jöntürk önde gelenlerinin ülkeyi terk etmeye başladıkları,
Hukukun devletten devlete ve Avrupa’nın kimden yana tavır koyduğuna göre değiştiği,
Osmanlı’nın azınlıklara katliam yapmadığı,
Sivas’taki Fransız konsolosunun, elçilik binasına sığınan Ermeniler tarafından öldürülmeye çalışıldığını ve ‘niye konsolosu öldürmek istedin diye sorulan’ ermenin cevaben konsolosu öldürerek Fransa’nın asker göndereceğini düşündüğünü.
Velhasıl 160 sayfalık kısa, sürükleyici günlük ayarında tarihi bir vesika.
Tavsiye ederim.
Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın.
reyhani
12.02.2010
Yazar bizim neyin bedelini ödediğimiz konusunda bize o günün şartlarını aktararak tarafsız bir şekilde anlatıyor, anlamak adına okunabilir ve kesinlikle değecek bir kitap.
mustafagokoglu
23.08.2009
I.Balkan savaşı'nın tarafsız olarak kaleme alındığı sürükleyici bir eser. Ordu içindeki siyasi çekişmelerin, cephede yaşanan açlığın vatan savunmasını olumsuz manada etkilemesi ve yunanlıların bulgarlara ait balkan galibiyetine ortak olmak için başvurduğu alçaklık eserde en dikkat çeken kısımlardı. Eseri şiddetle tavsiye ederim.
Ahmet hamdi Alsat
15.07.2009
balkan savaşı döneminde osmanlının içinde bulunduğu durum aşama aşama anlatılıyor. pek akıcı değil ama fransız muhabirin yazdığı bu kitabı okumanızı öneririm..
Yavuzakan
05.07.2009
Tarafsız bir gazetecinin kaleminden çıkan bu kitabı okurken bir savaş nasıl kaybedilir balkanlardaki topraklar nasıl zorla düşmanlara verilir bunu anlıyıcaksınız..
ihsankurt
05.06.2009
Şüphesiz neredeyse 1880’lerden zamanımıza değin bir süreyi içine alan Ermeni olayları ile ilgili birçok yabancı bilim adamı, gazeteci, tarihçi ve yazarın belgelere dayanan eserleri mevcuttur. Bunları taraflı, tarafsız hiç kimse inkâr edemez. Bu eserlerden bir kısmı tamamen bu probleme ayrılmışken bazıları da eserlerinin değişik sayfalarında konuya doğrudan önemli açıklamalar getirmişlerdir. İşte Stephan Lauzan’ın eseri de bunlardan biridir.
S.Lauzan, 1912 yılında Ermenilerin Avrupalıların daha çok dikkatlerini çekmek için birçok terör hareketlerine başvurduklarını da örneklerle işaret etmektedir. Mesela Ermeni çetecilerinin demiryolu güzergâhlarına, yabancıların posta merkezlerine bombalar attıklarından bahsetmektedir. Ayrıca bu konuda hazırlanmış olan raporlardan da yer ve tarih işaret ederek örnekler de vermektedir. Hatta okuduğu raporlardan hayrete düşen S.Lauzan “Bunları okuyunca kendi kendime sakın geçmişteki olaylar hakkında pek kötü bir şekilde aldatılmış olmayayım” diye bir soru sormaktan da kurtulamaz.
Kitabın daha kaliteli bir kağıda basılması iyi olurdu denebilir.
Eserin muhakkak okunmasında yarar vardır.
Mustafa Özdemir
13.01.2009
ANLATILANLAR DOĞRU İSE GERÇEKTEN ÇOK YAZIK OLMUŞ
10ur54
20.07.2006
Stephan Lauzan bir Fransız savaş muhabiri. Osmanlı İmparatorluğu'nun en zor dönemlerinde birinde çıkan ve balkan devletlerinin birlik halinde Osmanlı Devleti''ne savaşlarının ve I. Balkan savaşında yaşanan hezimeti ele almaktadır. yazar Türkiye''ye gelmeden önce bir çok ön yargıyla geliyor ancak zamanla bu ön yargılarının yanlış olduğunu kendi ağzıyla şaşırarak anlatıyor. Osmanlı Müslümanlarının söylenen gibi barbar olmadığını anlıyor. Avrupa''da söylenenle gerçek arasında büyük uçurumların bulunduğunu belirtiyor. özellikle Ermeni soykırımı ile ilgili söylenenlerin o kadarda abartıldığı gibi olmadığını, yaşananların Ermenilerin yüzünden gerçekleştiğini ve hristiyanların kendi dindaşlarına bile kötü davrandığını Osmanlı İmparatorluğu'nda ise hiç bir hristiyanın bu şekilde haksız hareketlere maruz kalmadığını gösteriyor. ben eserden oldukça etkilendim. kısa sürede okunuyor.
1 2