"Kaç zamandır gelmemişken yâda biz,
İşte geldik Senden istimdâda biz.
Padişahım!
Hasret kaldık eski istibdâda biz."
Yaptıkları, yapmaya çalıştıkları ve yapmayı pilanladıklarıyla O, son dönemde Sultan olmayı, halkına "Baba" olmayı belki de hakeden tek Padişahtı. Onca sıkıntı, onca zorluğun içinde yaptıklarıyla bunu kanıtladı.
Hindistan'a kadar uzanan eğitim reformları, donanmamıza kattığı denizaltılar dahası ve dahası... Yapmaya çalıştıkları ise birçoğumuzun dudağını uçuklatmaya yeter sanırım.
"Yazma okuma sanatını öğrenmek arzusu diğer milletlere nazaran daha az olmakla beraber ya imkan azlığından veya güçlüklerden dolayı bu vaziyete kaçmaktadır. Zira yazımızı öğrenmek pek kolay değildir. Bu işi halkımıza kolaylaştırmak için belki de Latin alfabesini kabul etmek yerinde olur. Her ne kadar bu harflerde, lisanımızdaki bazı sesleri vermek güçlüğü mevcut ise de bunu ayarlamak şüphesiz kabil olabilir." İşte Koca Sultan'dan kocaman bir fikir atağı. Bir tanesi de şu:
"Bizde Gregoryen takvimi kabul etmenin zamanı gelmiştir. Münasip yoldan tatbik edildiği taktirde hiç de Şeyhülislamın söylediği gibi imkansız olacağını zannetmiyorum. Büyük bir heyecen yaratacağına şüphe yoktur, fakat takvimin kabulü ile pekçok fayda temin edilecektir."
Sultan sadece siyasi hayatla değil sosyal olaylarla da ilgileniyor, halkının daha iyi eğitim alabilmesi için çalışıyor, şeyhülislamin bile olmaz dediği fikirleri inatla savunuyordu. Mekanı cennet olsun. Allah yaptıklarının ve yapmaya çalıştıklarının karşılığını O'na fazlasıyla öteki alemde versin; çünkü burda çok çirkin olaylara ve hainliklere maruz kaldı ve hala da kalıyor...