12Yorum
emrei78
06.12.2016
araştırmacı tarihçi yazar Mustafa Armağan'dan çok farklı bir çalışma, kentleşme, betonlaşma hakkında hiç bilmediğim şeyleri öğrendim
Son Kitap Kurdu
Kitapkurdu
14.09.2016
Şehir kültürünü yansıtması açısından iyi bir eser. Mustafa Armağan 'ın üslubu ile farklı bir tat bırakıyor. Günümüz ve geçmişi kıyaslamak için okunası güzel kitaplar arasında yerini alıyor.
Hüseyin Cihad Karaali
Üstat
Apartman kültürü, ev mimarisi ve geçmişten günümüze ev mimarisinin gelişimi hakkında sayın yazarın oldukça akıcı bir dille kaleme aldığı eseri. Okunası bir eser.
efulim46
25.11.2011
ibret verici bir kitap...
GreenRiver
06.09.2009
Eskiye özlem duyuyor insan her ne kadar eskiyi bilmese de. apartman anlayışım değişti gerçekten. farklı bir bakış açısı kazandıran bir kitap
perhap
30.05.2008
akdeniz havzasında yaşayıpta 20. yy. başlarında bu havza daki yitik yaşamları,savruluşları böylesine samimi ve yaşayarak ifade edebilen bir kalem istrati de rastladığım için çok memnunum.yitik osmanlı coğrafyasın da yaşananları bir balkan insanı gözüyle duyumsamak oldukça naif.Panait istratiyi herkese tavsiye ederim.
kaplansevket
29.05.2008
şunu acıkça söylemem gerkir ki bu kitaptan sonra apartman anlayışım degişti..
tepecikli
16.03.2007
geçmişten günümüze yaşadığımız dünya ve onun getirisi olan barınma. Mustafa Armağan bu kitabında ev mimarisi ve onun tarihçesini yine bildiğimiz üslubu ile anlatmış gerçekten okunup değerlendirilmesi gereken bir kitap. okunması dileğiyle.
KY-317165
01.03.2007
mustafa armağan gerçekten de siyasi ve hayati konulrda güzel çalışmalar yapan ender yazarlardan biri. bence bu çalışması şehirleşmeler için önem arzeden bir çalışma. mustafa armağanın kitapları okunmaya her zaman değerdir.
Adem Artan
Kaşif
03.01.2007
Dünden bugüne şehirlerimiz konulu kısa denemelerden oluşan bu kitap coğrafya olarak özelde Türkiye’ye, tarihte de Osmanlıya eğilmekle birlikte aslında bütün dünyadan ve şehirlerin geçmişinden izler taşıyor.
İslâm’ın ve Osmanlının şehre bakışından Cumhuriyetin şehir(cilik) anlayışına ve oradan da 19 Ağustos’ta yaşananlara ve dünyada şehircilik anlayışına kadar hem yereli, hem de evrenseli geçmişten günümüze kadar geçirdiği aşamalarla gözler önüne seren kendisi küçük ama marifeti büyük bir kitap.
Kitabın sonundaki röportaj hem kitabın geniş bir özeti, hem de kitabın en güzel, çarpıcı ve vurucu bölümü.
Şehir üzerine düşünenlere, şehirle ilgilenenlere özellikle tavsiye ederim.
Ali Yalvaç
12.10.2004
her şey güzeldi ta ki tarihler 17 ağustos 1999 gününü göterene kadar. Yazar kitabında depremden önceki ahşap evlerle beton evlerin hayatımızda nasıl yer edindiğini ve bunların avantajlarını ve dezavantajlarını bize aktarmış.
Necmi Çoban
01.12.2003
Alev ve Beton yazar Mustafa Armağan'ın şehir serisinin dördüncü ve şimdilik sonuncu eseri. İlk üç kitap ise Şehir Asla Unutmaz, Şehir Ey Şehir ve Bursa Şehrengizi isimlerini taşıyor. Kitabın adı Falih Rıfkı ATAY'ın 1932'de yayınlanan bir yazısından geliyor. Temel olarak ahşap ve kerpiç eve karşı betonarme yapılar ele alınırken daha sonra konu dallanıp budaklanarak çeşitli şehirler değişik yönleri ile ele alınıyor. Bu ele alışlarla birlikte okuyucuya değerli bilgiler sunmayı ihmal etmemiş yazar. Durum böyle olunca da kitabı okumak bir zevk halini alıyor. Kitap beş ayrı başlık altında toplanan yazılardan oluşuyor. Bu bölümler 11 yazıdan oluşan Evden Apartmana, 7 yazı ile Bir Şehir Bize Ne Söyler?, 12 yazıdan oluşan Şehirlerde Tarihi Sağmak, 11 yazıyı içeren Mekan, Kültür ve İktidar, 10 adet yazı ile Deprem Güncesi ve son olarak Sonsöz Yerine başlıklarını taşıyor. Sonunda kitabı Deprem Güncesi adını taşıyan ve 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri ile konuya çok güzel bağlayarak bitiren yazar bu konuda takdiri hakediyor. Son olarak beni üzen bir konuyu belirtmek istiyorum : Ben bu kitabı kelepir kitap kampanyasından bir eser olarak almaktan utandım. Böylesi bir eser, 2000 yılı basımı üstelik, bu durumlara düşüyorsa toplumumuzda bir sorun var demektir.