Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bir bilimkurgu klasiği. temposu çok yüksek, yayımlandığı tarihin çok çok ilerisinde, etkili bir macera. bu kadar az entry girilmesine şaşırdım açıkçası. foyle hiç unutmayacağım kahramanlardan biri oldu. ayrıca kitap kapağı efsane olmuş. güzel iş.son olarak sağlam bütçeyle ve iyi bir yönetmenle harika bir film ortaya çıkması kaçınılmaz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben bu kitabın hem Altıkırkbeş hemde İthaki yayınlarından çıkan çevirilerini okudum. Bence bu yayınevine ait çeviri daha başarılı. Okuması daha keyifli geldi. Tükenmiş olması üzücü. Umarım yeniden yayınlanır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alfred Bester'ın "Yıkıma Giden Adam" ile birlikte en önemli eseridir. Sürükleyici bir eser. Çevirisi de güzel. Bilimkurgu sevenlerin kitaplığında kesinlikle yer almalı.
İnsanın içindeki vahşi hayvanın yontularak imkansıza yakın bir bilgi potansiyelini keşfetmesi. İnsan hiçbir zaman potansiyelinin farkında olmadı. Alfred Bester'in tüm kitaplarının çevrilmesi dileğiyle.
Bu kitaba vasat diyenleri ve ışınlanma konusunu yavan bulanları dinleyerek kitabı almayacaklara kitabın 1956'da yazıldığını ve bu yönüyle bir edebi eser olduğunu unutmamalarını öneririm. Konu her ne kadar günümüzde baysa da bilim kurgunun ilk cyberpunk eserlerinden birisi kendisi. Okumanız size bir şey kaybettirmeyeceği gibi kütüphanenizde böyle bir eseri bulunduruyor olmanız bile tatmin edici. Kesinlikle alınmalı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanlığın en büyük hayali düşünce gücü ile ışınlamayı anlatan kitap bence vasatın biraz üzerinde. Bilim kurgudan ziyade edebi bir anlatım öne çıkmış. İlk dört bölüm aşırı sıkıcıyken tempo birden yükseliyor. Ancak son bölümde Rus edebiyatını andıran aşırı mesaj kaygılı final insanı hayattan soğutan cinsten. Bu tip kitaplarda çeviri nadiren çok iyi olmakta ve bu kitap iyi çevirilerden biri değil. Ama hiç değilse uzunluk ölçüleri bizim değerlerimizie çevrilseydi. Mesela kahramanın 4 yarda uzunluğunda, 5 ft. genişliğinde bir odada tıkılı kalması bana hiç bir anlam ifade etmiyor. Bir de kapak tasarımını yapan arkadaş, hadi kitabı okumadın, hiç olmazsa google görsellerden orjinal kapağa bir bakaydın. Allah aşkına hiç olmuş mu?
bilimkurgu seven sevmeyen her insan evladı bu kitabı okusun. ağzım beş karış açık kaldı. dedikleri kadar varmış. 6 yıldızım olsa verirdim. Gully Foyle okuduğum en derin karakterlerden biri. Kitabı okurken insan Alfred Bester'in hayal gücüne hayran kalıyor . Ne büyük adammış doğrusu.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her şeyiyle taş gibi bir bilim kurgu edebiyatı! Kurgusu, karakterleri ve hele son otuz sayfa... Alfred Bester'ın şaşırtıcı bir hayal gücü var ve sıradan adamın gelişimini merkeze koyarak sağlam bir hikaye yazmış. Bilim kurgunun temelini oluşturan asıl şey ise romanda çok güzel örülmüş bir şekilde sizi bekliyor: Felsefe. Mutlaka okunmalı!
Kitabı yayımlayan Altıkırkbeş'in "Jacobean intikam tiyatrosunun bilimkurgudaki karşıtı" olarak tanımladığı Kaplan! Kaplan!, uzun bir aradan sonra yeniden roman ve hikâyeye dönen Alfred Bester'in birer bilimkurgu klasiği olan iki kitabından biri (Öteki, The Demolished Man). Bester, devrinin çok ötesinde bir yazar. Uzaydan mekân olarak yararlansa da, asıl derdi insanın kendisiyle. İyilik ve kötülüğün izafiliğiyle. Tiger! Tiger!, William Blake'in kaplanına gönderiyor bizi (zaten kitabın başına da bu şiir konmuş). Masumiyet çağında kuzuya güzellemeler düzen Blake'in, bu masumiyetini kaybedişinin çarpıcı kanıtı olan Kaplan. Kuzuyu yaratanın onu da nasıl yarattığını, o "korkunç simetrisi"ni nasıl kurduğunu bir türlü anlayamadığı kaplan, Blake'in öfkelenip isyan etmesine yol açmıştı. Kaplan, yani kendisi bizatihi kötü olmasa da, kötülük sembolü olmuş yaratık. Yüzüne onun maskesi kazınmış Foyle, siber-uzayda at koşturan çağdaş bilimkurgu kahramanlarının sınırsız özgürlüğüyle, engel tanımadan dolaşıyor. Somutlaşmış, yoğun intikam duygularıyla hırs sahiplerini, iktidar sahiplerini, kötüleri ve gücün kendisini üzerine çekiyor. Ama gerçek anlamda bir kurtarıcı da değil, çünkü kurtarmıyor. Sadece kurtulma ya da mahvolma şansı tanıyor. Bu şansı kendi anlamsız ve orantısız mücadelesiyle yaratıyor. Görünürde Şeytan'ın ta kendisi, ama nihayette neredeyse bir Mesih.