1Yorum
Okuyucu1980
Kitapkurdu
09.08.2002
Yüzyıllardır sınıflı toplumlarda yönetici sınıf, kendi çıkarlarını halkın çıkarları olarak göstermeye ve kendi felsefesini halka kabul ettirmeye çalışmıştır. Mesala köleci toplumda yönetimdeki sınıf yani egemen sınıf olan köle sahipleri, kendi ahlaki sistemlerini, felsefelerini ve toplumsal düzenlerini yaratmışlardır ve bunu evrensel doğru olarak halka empoze etmeye çalışmışlardır. Bir çok filozof da bunlara bilinçli veya bilinçsiz olarak destek vermiştir. Bu sayede kendi servetlerini kölelere karşı koruma ve geliştirme imkanı bulmuşlar ve sömürünün devamını sağlamışlardır.
İşte Krishna, bugunkü toplumsal yapı içersinde yönetici elitin yapmaya çalıştığı, insanlara empoze etmeye çalıştığı şeyi yani insanın toplumsal sorunlarla ilgilenmemesini dolaysız olarak sağlamaya çalışıyor. Oysaki insan toplumdan istese de soyutlanamaz. Mesela bir insanın yaşaması için, ihtiyaçlarını karşılaması için günümüz toplumunda çalıþması gerekir. Mesela patronun canının sıkılması üzerine işten atılan bir işçi ne yapacak. Bu insanı işsizlik sorunundan soyutlayabilir miyiz?
muradcan
muradcan 18 Eylül 2010
insanın kendine yabancılaşması olarak nitelendirebileceğimiz kendini sorunlardan azade bir şekilde "mutlu" olmayı isteme hissi hiç kuşkusuz kendini kandırmasından başka bir şey değilidr. eğer farkındalık denen şey kendinin farkına varmaksa bunun ilk başlangıcı kendini kuşatan sorunlara cevap verecek bir eylemlilik hali olsa gerek.