Dördüncü Güç Hakkındaki Yorumlar

21mithrandir
27.04.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Medyanın üzerine kurgulanmış ve İngiliz Edebiyatının başarısını almış kesinlikle okunulması gereken bir roman.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
space94
28.04.2020
Aynı yaşta olan, fakat farklı ülkelerde ve farklı aile yapısından doğan iki gencin iş hayatına atılması ve çok kısa bir zamanda büyümesini anlatıyor.Belli bir zaman sonra o kadar çok şirket alıp, o kadr çok büyürler ki bir birlerine rakip olmaya başlarlar.Bir süre sonra kar amaçlı değil, sadece kazanmak için yarışırlar.Kane ve Abel kadar olmasa da bu kitabı da sevdim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
hamid1876 22.09.2011
Dördüncü Güç kitabının gerek içerdiği konu gerekse konunun gerçek hayatla ilişkilendirildiğinde müthiş bir mücadeleyi anlatmaktadır,bu kitabın insana katmış olduğu mücadele hırsı ve riskin ne kadar yüksek olursa kazanç ve kaybında yüksek olabileceğini en iyi kaleme alınan kitaplar arasındadır.
Aynı zamanda medya dünyasının ne kadar da etkili bir silah olduğunu göstermekte olması sebiyle bu kitap kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında yerini alır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
feyzayagmur 02.09.2007
"Dördüncü Güç" ismiyle ilgi çekiyor, içerisinde de medyanın bir zamanlar "dördüncü güç" olduğunu ancak şimdi en önemli güç konumunda olduğunu medya devlerinin savaşını ve medyanın isterse nelere kadir olduğunu anlatıyor. Günümüzde de zaten medyanın ne derece önemli olduğunu görüyoruz. Medyanın önemini kavramak ve insanların nasıl çirkef durumlara girebildiğini görebilmek adına güzel bir kitap. Her gazeteci ve/veya medya mensubu okumalı diye düşünüyorum. Ayrıca medyaya ilgi duyan insanlar için de güzel bir roman.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
DaRaDuNgA 26.02.2002
İnsanları, özellikle de gazetecileri rahatlıkla ikiye ayırabilirim. "Jeffrey Archer'ın Dördüncü Güç'ünü okumuş olanlar ve okumamış olanlar" diye.. Romanda olay kurgusu tekniğinin büyük ustası olduğunu öyle bir ispat ediyor ki yazar, bu olayları işlerken zamane gündemini de ihmal etmeyerek ayrı zenginlikler kattığı romanı bir başyapıt haline getiriyor. Kaderin garip cilveleriyle şekillenen iki ayrı yaşamın gün gelip aynı noktada birleştiğini ve bu noktanın da 'ya hep, ya hiç' çizgisinde bulunan iki insanın temel direği olduğunu yalın bir anlatımla sunan Archer'ın romanını okuduğumda kafamdaki idealizm kurgusu ayrı bir şekil aldı.

Artık, ideallerimi gerçekleştirmem için onu istemem yeterliydi. Gerisi metod işiydi ve diğerleriyle aramdaki mahiyet farkıydı o kadar.

Soluk soluğa bir çırpıda okunacak ve özellikle de Richard Amrstrong ve Keith Townsend'in bir numara olmak yolundaki ölümcül mücadelesinin destansı kitabı.

Kitabın tek zayıf noktası ise -bence tek zayıf yanı- karakterlerin psikolojisine ve çevre şartlarına yeterince eğilmemiş olmasıydı. Gerçi "olay içerikli" bir romanda bunu da yapsaydı herhalde Victor Hugo'nun Sefiller'inin etkisini yaratırdı. Herşeye rağmen çok iyi bir eser.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum 
Bildir