36 Baharı Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ktpkrd-1
14.11.2015
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten çok açık ve yalın anlatımının yanı sıra cumhuriyetin ilk yıllarındaki değişimleri çok güzel ve akıcı bir biçimde anlatmış
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-135570 06.01.2007
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fatma Gürel'in kitabı, yoğun bir politik ortamda filizlenen aşkı anlatmakta. Bir yanda yeni bir cumhuriyet, bir yanda 1917 devriminin etkileri, Osmanlı-Rus harbi'nin birinci dünya savaşının yarattığı önyargılar, muhafazakar tepkiler. Tarihi bakımdan çok zengin bir kitap.
Yanıtla
68
2
Destekliyorum 
Bildir
İlknur Özkay
10.11.2025
Fena sayılmazdı ama beklediğim aşk hikayesini dolu dolu hissedemedim.Balıkesirde yaşadığım için, o bölgenin konu edilmesi ilgimi çekti.Ve eski yıllara dayalı anlatımlar, o zaman ki şartların okuyucuya hatırlatılması benim hoşuma gitti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
irematematik 08.07.2011
Bu kitabı yıllar önce okudum.Bundan yaklaşık on yıl önce...Buna rağmen kitabın adını duyduğumda içim cız eder.Fatma Gürel kişileri ve olayları öyle güzel öyle içten bir dille anlatmış ki okurken hepsi gözünüzün önünde canlanıyor,hepsi ete kemiğe bürünüyor.Bir ükenin sıfırdan varoluşunu, insanların sözde değil özde ,içlerinde, hareketlerinde,ruhlarında duydukları vatan sevgisini çok yalın cümlelerle sunuyor kitap.Doktor Kemal e aşık öğretmen hanımın suskunluğunun zerafeti,eşine tavır koyup yıllarca evden çıkmamış bir bayanın cesareti ve doktor kemalin büyük aşkının naifliği çok etkileyici.
Yanıtla
7
3
Destekliyorum 
Bildir
212045 29.03.2004
fatma gürel, gerçekten çok güzel bir konu seçmiş .1936 yılında bir yerde ilerlemeye çalışan bir ülke içerisinde halk evlerinin halkı eğitmedeki rolunu göreceksiniz imkansızlıklar içerisinde alınmaya çalışılan bir piyano daha sonra piyanodaki hristiyan kıza kemanıyla eşlik eden bir doktorun imkansız aşkını okuyacaksınız.fakat ne yazıkki sonu mutlu bitmeyecek
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
KY-40655 07.01.2003
İleri ülkelerin insanları gibi yaşamayı,yaşantılarında olmayanları öğrenmeyi ve etrafındaki kişilere öğretmeyi,etrafındaki kişilere hizmet vermeyi önemseyen Edremit'te yaşayan bir kaç kişinin anılarından derlenerek oluşan bir roman.
Kasım 1935 ile Ekim 1936 tarihleri arasındaki bir kesit anlatılıyor.
Bir yandan 1917 devriminden sonra kaçarak Türkiye'ye sığınmış bir ailenin güzel kızı Maria ile eğitimini Fransa'da tamamlamış,kasabanın gözde bekarlarından Doktor Kemal beyin aşkı ve dönemin aile yapısı,yaşayış şekli,gelenek ve görenekleri anlatılıyor.Diğer yandan Halk evlerinin sayısız faydalarından söz ediliyor.Daha çok müzik üzerinde duruluyor çünkü kolay algılanan ve tüm insanları kapsayan bir sanat olduğu düşünülüyor.Binbir güçlük ile İstanbul'dan piyano alınıyor.Amaç halkın çok sesli müziğe alışması ,ama köklü ve yaygın halk müziğimizi kaybetmeden.Tabiki öğretilen sadece müzik değil.Sağlık hizmetleri,çocuk bakımı,okuma yazma,dikiş nakış,şapka yapımı gibi eğitimlerde veriliyor.Kısacası aşkın yanında ,o günlerin aydınlanma,ilerleme heyecanı anlatılıyor.Ve yazar bu heyecanı okadar güzel anlatmışki,yaşamak ve hissetmek isteyen herkese okumasını tavsiye ederim.
Yanıtla
40
2
Destekliyorum 
Bildir
keys 29.07.2002
güzel bir aşk hikayesinin çevresinde gelişen olaylardan oluşan kitap Türkiye'nin bu günlere nasıl geldiğinin ipuclarını veriyor adeta. Halk evlerinin ne zorluklarla kurulup halka hizmete açıldığı ve halkımızın ne derece fedakar davranarak birşeyler öğretme ve öğrenme hevesi içinde olduğunu, yazar, çok güzel bir dil ile anlatmış... okumanızı tavsiye ederim...
Yanıtla
12
0
Destekliyorum 
Bildir
econozzy 10.10.2001
Fatma Gürel, Edremit'te geçen bir aşk öyküsü anlatıyor bize. Kasabanın gözde bekarı doktor Kemal'in, Ekim devriminden kaçıp Türkiye'ye sığınan bir Rus ailesinin kızı Maria'ya duyduğu aşk, çevrelerindeki kişilerin -Pervin, Katia, Müzik Öğretmeni Niyazi, Halk evi başkanı Avukat Tahsin, Tahsin'in karısı Muazzez, Gazeteci Ziya, Üsküdarlı Hocanın kızı Saadet gibi kasaba sakinlerinin- ağzından aktarılıyor. Maria da ilgisiz değildir Kemal'e karşı. Ancak, Kemal'in annesi, oğluna hayran onca varlıklı Müslüman Türk kızı varken- pek memnun kalmaz Rus gelin adayından. Kemal ve Maria, Halkevi çalışmalarını birlikte sürdürürler ve aralarındaki yakınlaşma artar. Kemal'in çevre baskılarına aldırış etmeye de niyeti yoktur ama Maria ailesi ile birlikte Fransa'ya gitmeyi ve müzik eğitimini ilerletmeyi tercih eder. Türkiye'de bir yabancı olduğunu düşünmektedir çünkü.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum 
Bildir