"Kafka'yı anlamak" başlıklı meselem çerçevesinde kendisinin günlüklerini, mektuplarını; yani yazdığı ve elime geçirebildiğim her şeyi okumayı sürdürüyorum. Hayattaki en sevdiği insanlardan biri olduğunu bildiğim kız kardeşi Ottla'ya yazdığı mektupları epeyce merak ediyordum, sonunda okuyabildim.
Milena'ya yahut Max Brod'e yazdığı mektuplardan farklı olarak, aralarındaki ilişkinin doğası gereği burada çok daha insan yanını görebiliyoruz Kafka'nın: abi, evlat, dayı olan halini. Ottla da çok okuyan biri olduğu için elbette entelektüel paylaşımlardan azade değil bu sohbetler ama öncelik bunlar değil. Ottla müthiş bir kadın, dönemin normlarına ve kadınlara dayatılanlara cesaretle karşı çıkan bir karakter; ailesinin ona seçtiği kişiyle değil sevdiği adamla evleniyor, babasının yanında çalışmayı reddedip gidip tarım eğitimi alıyor ve bir çiftliği yönetiyor filan; olağanüstü cesur ve çok etkileyici bir kadın - ilham verici hayatının Auschwitz'de sonlanmış olması çok, çok üzücü.
Mektupların muhatabı kız kardeşi olduğu için Kafka olanca içtenliğiyle yazıyor; aralarında bir ego söz konusu olmadığından, bir kaçma-kovalama-fethetme dinamiği bulunmadığından, örneğin Milena'ya yazdıklarındaki gibi bir "performans" sergilemiyor yazar; dümdüz, filtresiz, açıklıkla yazıyor. Tabii bu nedenle metinler görece daha süssüz ve sade ancak Kafka'yı tanımak için büyük ipuçları içerdiklerini düşünüyorum. Babasıyla ilişkisine, Prag'ın ondaki çağrışımlarına, hayatta önceliklendirdiği değerlere, dertlerine dair çok fazla şey öğrenmek mümkün bu mektuplardan. Ve tabii ki bu en gündelik yazışmalarda bile yer yer insanı yerine mıhlayacak güzellikte cümleler, son derece derinlikli içgörüler saçmayı da ihmal etmiyor. Eh, kendisi Kafka sonuçta.
1909'da başlayıp yazarın Haziran 1924'teki ölümüne dek süren yazışmaları, benim gibi Kafka'yı başka yönleriyle tanımak, görünenin ardındakini keşfetmek isteyen herkese ısrarla tavsiye ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kafka bir yazar olmasaydı aile üyeleri arasındaki bu mektuplaşmalar bu denli önemsenir miydi? O dönemde yazılmış milyonlarca mektup arasından Kafkanınkiler neden özel bir anlam taşısın? Günlük yaşamın sıradan bir parçası olan mektup ile haberleşme Kafka söz konusu olduğunda neden edebiyata konu edilsin? Günümüze uyarlarsak e-posta ya da telefon uygulamaları üzerinden kurulan iletişimi edebî yönden değerli kılacak olan etken nedir?
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu mektup türündeki eserlere Kafka'nın eserleri diyemeyiz,şayet daha uzun yaşasa idi kesinlikle bu türden kitaplar yayımlanmamış olurdu ve mektup türündeki eserlerin çok iyi olduğunu düşünmüyorum,bu yorumlarda bir şey beğenilince hep abartılıyor zaten.Bazı kısımlar hoş şeyler içeriyor bu doğru fakat beğenilmeyecek yerler de oldukça mevcut;çok fazla dipnot var,çok fazla terim var,tabi ki bunlar mektup olduğu için bize göre yabancı unsurların olması doğal fakat yine de benim canımı sıkan şey bunları akıcı okuyamamak.Sürekli bazı unsurlar okumayı bölüp başka sayfalara baktırtıyor.En azından bende böyle.