Düşünce dünyama en çok etki eden kitaplardan birisidir diyebilirim Postmodern Etik için. Benim eserde en çok dikkate aldığım iddia şöyle: Bauman'a göre ahlak evrenselleştirilemez. Yani evrensel ahlak kurallarından bahsetmek mümkün değildir. Ahlakın evrenselleştirilemez olduğunu iddia ederken de ahlaki göreceliği zorunlu olarak desteklemediğini belirtiyor. Karşı çıktığı ahlaki evrensellik anlayışını şu şekilde anlatıyor: Modern düşünce tüm farklılıkları bastırmak ve ahlaki yargının tüm özerk, zaptolunamaz ve denetlenemez kaynaklarını kaldırmak için büyük bir çabaya girişerek ahlaki evrenselcilik iddiasında bulunmuştur. Farklılıkları tanımış ancak bunları iğrenç olarak görmüş ve tüm insanlığı kapsayıcı bir etik kod oluşturmaya çalışmıştır. Bunu da ahlaki benliğin özerk sorumluluğunun yerine dışardan dayatılan etik kodlar koyarak yapmaya çalışmıştır. Bunun anlamı ise ahlakın evrenselleştirilmesi değil, ahlaki itkinin susturulması, ahlaki kapasiteleri, ahlaksız amaçları da içerebilecek ve içeren, toplumsal olarak tasarlanmış hedeflere yöneltmektir.
Bu yorumundan sonra, gerçekten de gündelik ilişkilerimizde karşımızdaki düşünmekten çok, hukukun bize ne kadar sınır tandığını dikkate aldığımızı ve hareketlerimizi insanlararası ilişkiler olarak değil de, hukukla kendi aramızdaki ilişki olarak görmeye başladığımızı farkederek kendimden utandım.
Bauman'ın teklif ettiği ahlak, gerçekten de azizler ahlakı. Ulaşması, yaşaması zor bir ahlak, ama üstünde düşünmeye ve çalışmaya değer.