Avrupalı olan yazarın İslam tarihi ve islam hakkındaki bilgisini eseri okuyunca takdir edeceksiniz. Yaklaşık 150 yıllık bir süre din, kölelik, şia, edebiyat vb. gibi konulara ayrılarak ele alınıyor. Müslümanlarla gayri müslimler arasındaki ilişkiler, hatta gayri müslimlerin devletin her kademesinde görev alarak vezirlikler yaptıkları, Türkler, Araplar, Büveyhiler vb. gibi grupların dönem üzerindeki etkileri ayrıntılı ele alınıyor. Hatta eserin fazla ayrıntılı olduğu, her konu ile ilgili bir çok somut olayın kişiler ve yer belirtilerek ayrıntılı anlatılması nedeniyle eserin hacimli olduğunu ekleyebiliriz. Eseri okuyanlar o döneme damgasını vuran bir çok tanıdık isimle karşılaşacaklardır.
Bir hıristiyan hekim olan İbn Butlan'ın o dönem yazılmış kitaptaki şu cümleleri dikkate değer (sayfa 200): "Nasıl siyahlar içinde en kötüler zencileri ise, beyazlar arasında en kötüleri Ermenilerdir. Vücut yapısı ince fakat ayakları çirkindir. Onlarda iffet diye birşey yoktur, hırsızlığa çok rastlanmakta hasisliğe ise hiç rastlanmaktadır. Tabiatleri ve konuşmaları kabadır. Ermeni köleyi bir saat işsiz bıraksanız tabiatı onu kötülüğe sevk eder. O ancak sopa altında ve korku içinde işini iyi yapar. Eğer tembel tembel oturduğunu görürseniz, bilin ki bu halsizlikten değil, bundan hoşlandığındandır. Böyle durumlarda eline sopa alıp onu döveceksin ve bu şekilde istediğin işi ona yaptırabilirsin." Bu alıntıda takdir okuyucunundur. Aynı sayfada Türklerle ilgili yazılanları da okuyun ve farkı farkedin.