sürükleyici,ilginç,psikolojik ve karışık sorunları çözmeyi sevenler için okunacak güzel bir eser ama ben kitabı 2 defada ancak anladım nedendir bilinmez...
polisiye,bir okadarda psikolojik bir kitap...yazar karısının yazdığı mektuplardan yola çıkmış yazarken,bu yüzdende gerçekçi olmuş diyebilkirim..hoş daha sonra karısıyla mahkemelik olmuş..mahkeme demişken;kitapla ilgili başka bir bilgi daha var paylaşmak istediğim..kitapta 'cezmi ersöz'ün bir kitabından alıntı yapılıyor ama alıntı olduğu soylenmiyor..sanırım o konudada bir mahkemelik tarafı var kitabın...yazar söz konusu 2 paragrafın karısının yazdığı mektuptan yazıldığını söylüyordu enson...bu magazinsel tarflkarının dışında sürükleyici bir kitap...
Yazarın gerçek hayatta boşandığı eşi vesile oldu kitaptan haberdar olmama. Bir haber programında rastlamıştım kitabın çıktığı yıl.Yazara dava açacağını söylüyordu bütün özel hayatlarını gözönüne serdiği için.Bana ilginç geldi ve aldım okudum.Okuduğuma da pişman değilim açıkçası.sıra dışı bir yazar, sıradışı bir kitap.okumayan arkadaşlara tavsiye ederim.<br />
Gerçekmi düşmü ne olduğu size kalmış bir roman. Ahmet Karcılılar'ın çıkış yaptığı ikinci kitabı Gülden Kale Düştü. Ayrıldığı eşinin ihaneti üzerine derin hayaller yaşayan hatta öldürdüğünü kurgulayan bir yazarın yaşam öyküsü. Mutlaka okuyun.
Kitaptaki öykü çok sıradan gibi görünse de olayların kurgulanışı öyle başarılı ki büyük bir heyecan yaratıyor,okuduktan sonra uzun bir süre insan etkisinden kurtulamıyor bu kitabın.Düşle gerçeğin iç içe geçişi,hatıralar,hayaller,sorgulamalar...Hiç sıradan bir kitap olmadığını söyleyebilirim.
Bir solukta okuduğum bir kitap oldu.Kurgusu bakımından bence harika.Ancak sosyal ilişkiler öyle çamura bulandırılmış ki dürüst bir karakter bulmak zor bu eserde.Kadının içine düştüğü durumdan kurtuluş aracı bu olmamalıydı.Gülden'in sevgilisi olan Hasan evlidir.Dini bütün bir şahsiyet olarak tanıtılmasına karşın olaylarda bu şekilde rol alması yazarın önyargılarını açıkça gözler önüne sermektedir.Karakter ve olaylar beni hüsrana uğratsada iyi bir kurgusunun olduğunu yinelemekte yarar görüyorum.
"Gülden kale düştü"mü, yoksa gerçekten düş müydü? Bunu gerçekten tam anlayabilmiş değilim.Anladığım birşey varsa o da kitabın son derece farklı olduğudur.Bir solukta zevkle okunulacak etkileyici bir kitap.Okuduğunuzda siz de hayatınızın düş mü gerçek mi olduğunu sorgulayacaksınız.
Karcılılar'ın romanında, yazarın anlattıklarını düşünde mi gördüğü yoksa gerçekten mi yaşadığı meselesi yalnızca bir biçim arayışı olarak kalıyor. Çünkü, bu ayrılık öyküsü hemen herkesin yaşayabileceği, gerçek hayatta karşılaşabileceği türden.Gerçek yazar, anlatıcı ve anlatılan kahramanlar arasındaki ilişkiler, bir metnin kendi kendisini sorgulaması olarak anlamlı olsa da, bu denli sık tekrarlandığında cazibesini yitiriyor. Romana bir soluk aldıracak gibi görünen; gerçekle düşün harman edildiği anlatım, artık kendisi soluk alamıyor.Karcılılar, iyi ve güncel bir konu yakalamış fakat iyi anlatamamış diye düşünüyorum.
Adem Karman bir yazar. Karısının intihar etmesi üzerine ifade vermek için çağrıldığı karakolda, olayla ilgisi olabileceği şüphesi ile bir süre gözaltına alınır. Aslında Gülden ve Adem boşanmışlardır. Adem'in zihninden, evliliklerinin ve ayrılışlarının hikayesini izleriz. Tıpkı Murathan Mungan'ın "Sevgilim, ben sende bütün aşklarımı temize çektim" dizesinde olduğu gibi, adamın bütün ilişkilerinde de hep kadının hayali vardır. "Seninle oynadıklarımıza benzer oyunlar oynadım onlarla. Yemek yerken, şarap içerken, el ele dolaşırken, kendime bile hissettirmeden hep seninle olduğumu düşündüm. Onları kıskandığımda seni kıskandım. Onlarla seviştiğimde seninle seviştim" dediğinde, anlarız ki, Adem Karman hala sevmektedir ayrıldığı ve şimdi ölmüş olan karısını.
Hayat tüketmiştir ilişkilerini; "On yıl önce onunla tanıştığımda bana aşık olmasını sağlayan bütün özelliklerimi; kişiliğimi, kendime has davranışlarımı, çok okumayı, yazmayı ve yazı üzerine kurduğum idealleri, evliliğin gereklerini yerine getirmeye, evin erkeği güdüsüyle dişinin bütün isteklerini karşılamaya, onun rahatını ve geleceğini düşünmeye çalışırken yitirdiğimi düşündüm" cümleleriyle, Adem Karman, yaşadığımız zamanların sonu ayrılıkla biten ilişkilerin temelindeki ana soruna işaret eder.
Hikaye ilerledikçe, ayrılığın pratik nedenlerini de öğreniriz. Tekdüzeleşen hayat, Gülden'i yenilikler aramaya itmiş, Internet ve chat, yeni insanlarla tanışmasını sağlamıştır. Böylelikle bizler de, her yanımızı saran bilgisayar teknolojisinin ve Internet'in Türk romanına en detaylı yansımasına, konunun oluşturucu bir öğesi olmasına tanık oluruz. Adem Karman, karısının ihanetinin izini sürüşünü şöyle anlatır; "önce silinmiş elektronik postaların izini açtım. temporary kendisine ayrılan yer kadar silinmiş olsa da bütün postaların izinin saklıyordu(...) Sonra, cep telefonlarına ücretsiz mesaj gönderen bir internet servisinin kayıtlarını buldum. İlişkilerinin derecesini o zaman anladım".
Ancak, sanal ortamın ilişkileri alıştığımızdan farklı, yüz yüze olmamanın, insanilikten uzaklığın getirdiği yalanlarla örülüdür. Adem ve Gülden, bozulan ilişkilerini düzeltemezken, duygusal heyecanlarını sürdürmenin yolunu Internet arkadaşlıklarında bulurlar. Evlilik bitmiştir. Herkes yoluna gitmek ister ama kolay değildir kopmaları. Sonunda Gülden Kale düşer oturduğu evin balkonundan. Roman bitmiştir ama "belki bitti de bir düştür"...
Günümüzde olan chatle tanısma ve sonrasındaki hüsran.Evlilerin chatten uzak durması gerekiyor ...Bunun yanında yalnız bırakılan bir kadın....Kitapta hak verdiğiniz kişi bakış açısına göre değişiyor.Güzel bir kitap tavsiye ederim.