Bazı olaylarla ilgili maalesef taraf tutulmakta ve iki yönlü tarih anlatılmaktadır. İzmir Suikastı da böyle bir olay. Çok farklı ele alınıyor. Bu eser de bu olayı bir yönüyle ele alıyor. Ama tarihi vesika olarak önümüze sunulan birçok belge olayın değişik boyutlarda algılanmasını sağlıyor. Hem Paşa'ya karşı yapılan hain bir tuzak hem de bir kurmaca olup olmadığı sorusu kafaları bulandırıyor. Bu kitap da buna pek cevap bulamıyor. Tek taraflı ele alıyor olayı.
Kitabı Soner Yalçının efendi adlı kitabını okuduktan sonra edindim!<br />İzmir suikastının aslında düşünmemeye yönelik bir halk oluşturma çabasında olan bir anlayışa karşı yapıldığını öğreniyoruz bu kitapta!
Bu kitabı okumadan önce “İzmir Suikasti” hakkında, böyle bir olayın varlığı fakat bu olay fırsat bilinerek tüm mualiflerin ortadan kaldırılmak için kullanıldığını düşünüyordum. Fakat kitapta olaylar, sanıkların yakalanışından yargılanmalarına, hatta idamlarına kadar olan süreç o kadar güzel ortaya konmuş ki, suikast olayının bile mevcut olmadığını, bunun bir senaryodan ibaret olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Zaten Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Cafer Tayyar Eğilmez, Refet Bele gibi milli mücadele kahramanlarının bu olayla ilişkilendirilmesi ve hepsinin de Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası yöneticisi olması zihinlerde pek çok konuyu aydınlatıyor. Kitapta ayrıca görüyoruz ki, bu milli mücadele kahramanlarının idamı için de çok çaba sarfedilmiş fakat bir grup subayın bu durumda isyan çıkaracaklarını ve mahkeme üyelerini öldüreceklerini söylemeleri idam kararını önlemiştir. Yargılanan kişilerin pek çoğu milletvekili ve dolayısıyla dokunulmazlıkları olmasına rağmen buna önem verilmediği görülüyor. Rauf Orabay’ın olay sırasında yurt dışında olması nedeniyle meclis başkanının kendisini sanık olarak mahkemeye çağırması üzerine Rauf Orbay’ın cevabı çok ilginç.”Beni böyle bir konu ile suçlayabilmeniz için ya sizin de benliğinizden ayrılmış olmanız ya da hayati tehlike içinde bulunuyor olmanız gerekir, ben ikinci şıkkın geçerli olduğuna inanmak istiyorum.” Mutlaka okunması gereken bir eser.
İzmir Suikastına ilişkin önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum kendi adıma. Çünkü bu konuya ilişkin epey bir ki tap okudum ben ama nedense Kazım Karabekir'in Sarı Efe Edip'e ilişkin görüşlerini bu kitaplarda pek bulamadım. Bu kitapta detaylarıyla anlatılıyor Sarı Efe Edip olayı. Gönül isterki TBMM ve Cumhurbaşkanlığı arşivleri açıklansında İzmir Suikastı ortaya çıksın...