Önce Erzurum ve Erzincan, sona da Kars ve Sarıkamış’ın kurtarılmasında Ermenilere karşı verilen savaşı ayrı kitaplar halinde anlatan Kazım Karabekir Paşa, takibeden bu eserinde de Ermeni meselesini tarihi ve kültürel yönden ele alarak incelemiş. Ermenilerin tarihini önce Urartulara, oradan da Kürtlerle birlikte Hititlere taşıyan yazar, Hititlerin de Ortaasya’dan bölgeye göçmüş Turani bir kavim olması nedeniyle Türk, Kürt ve Ermeniler’in akraba milletler olduğunu ortaya koyuyor. Ermeniler’in Roma ile birlikte Hıristiyanlığı kabul etmiş olması araya dinsel ayrılıklar sokuyor ve kültürel farklılaşma oluşturuyor. Ayrıca Roma’nın Ermeniler’i Araplar’a karşı tampon olarak kullanmak istemesi nedeniyle kiliselere sürekli yardımda bulunarak teşvik ediyor, bu da Ermenilerin islama geçmesini önlüyor. Buna rağmen 646 yılından 923 yılına kadar Araplar’ın Güney Kafkasya’yı ele geçirdikleri, Ermeni ve Gürcüler’e baskı yaptıkları bu yüzden de bu halkın dağlara çekildikleri görülüyor. 923 yılından sonra çeşitli Türk oymaklarının Kafkaslar’a gelmesiyle Araplar bölgeden çıkarılıyor ve Ermeniler ile Gürcüler rahata eriyor. 977 yılından itibaren kendi aralarındaki iç çekeşmeler nedeniyle 7 krallığa ayrılan Ermeniler tekrar Bizans egemenliğine düşse de, Selçukluların 1071 yılından itibaren Anadolu’ya hakim olmalarıyla Ermeniler yeniden huzur buluyor. Fakat Haçlı orfularıyla birlikte hareket ettikleri için Türkler’le de araları açılıyor. Daha sonra yeniden barış sağlanıyor fakat bu sefer de Rus ve Avrupa oyunlarına alet oldukları için Birinci Dünya Savaşındaki felaketlerle karşılaşılıyor.
K.Karabekir özetle bu konulara değiniyor. Ermeni tarihine toplu bir bakış için güzel bir eser olduğunu düşünüyorum.