Mehmet Baransu yine muhteşem yazmış. Hanevi Avcı’nın “Haliçte Yaşayan Simonlar” a karşılık olarak yazdığı kitapla, Avcı’nın kitaptaki tüm iddialarını satır satır çürütmüş.
İlk eleştiriler, benim bahsi geçen kitabı okuduğumda bu sitede kitap hakkında yaptığım yorumda olduğu gibi, Hanefi Avcı istihbaratının en tepesinde olduğuna ve ilk teknik takip sistemini kendi kurduğuna göre (kitabında da böyle iddia ediyor zaten) kitabında emniyet, özel yetkili hakim ve savcılar, cemaatin kontrolünde demek yerine, bir istihbarat uzmanına yakışır şekilde, cemaatin kontrolünde olanların kimler olduğunu ve cemaatle ilişkisini delilleriyle ortaya koymalıydı, bunu yapmak yerine ezbere suçlamalara girişmişti. Mehmet Baransu da kitabında bu çelişkiye yer veriyor.
Mehmet Baransu ayrıca bu kitapta Hanevi Avcı’nın itirafçıları ne şekilde kullandığını, kendisine itirafçılardan ekip kurup onları mafya liderlerine nasıl beslettiğini detaylarıyla ve isim vererek belirtiyor.
Dev-Sol örgütü içinde meydana gelen çatlaktan nasıl faydalandığını, Bedri Yağan grubu ile Dursun Karataş grubu arasında sorun çıktığında Bedri Yağan grubunu nasıl infaz ederek ortadan kaldırdığını (kitapta bu konuda otopsi raporları var, çatışmada öldürüldü denilen grup elemanlarının hepsinin kafasına sıkılmış) ayrıntılarıyla anlatıyor.
Hizbullah Örgütünü nasıl kullandığını, örgüt lideri Hüseyin Velioğlunu nasıl kullandığını da yine kitabında ayrıntılarıyla açıklamış.
Ve bir başka önemli bölüm; Avcı’nın tutuklanmasına neden olan “Devrimci Karargah” örgütü ile ilişkisi ve ben de dahil herkesin “nasıl olur” diye anlam veremediği konu. Yazar kitabında Avcı’nın bu örgüt ile tüm ilişkilerini de isimler vererek ortaya koymuş.
Yazara bu kitabı yazarken çeşitli kanallardan oldukça önemli destekler geldiği anlaşılıyor. Aksi halde yazarın bu kadar kısa süre içinde, bu kadar önemli bilgi ve belgeleri toparlayarak bu kadar iddialı bir kitap yazabilmesi mümkün olmazdı.
Ellerine sağlık Mehmet Baransu, mutlaka okunması gereken bir eser meydana getirmişsin.