Eşcinsellik ve Yabancılaşma
Eşcinsellik ve Yabancılaşma
9Yorum
keo84
26.04.2015
Yazarın kitabın önsözünde de belirttiği gibi eşcinselliğin genetik ve psikiyatrik sebeplerine değinilmeden sadece toplumsal ve ekonomik sebepleri üzerine bilimsel bir çalışma yapılmış. Kapitalist düzenin sebep olduğu bireyler ve cinsler arasındaki eşitsizliğin eşcinsel bireyler meydana getirdiği tezi işlenmiş. Ayrıca, emperyalist düzenin yarattığı neoliberal akımlar aracılığıyla bireyin kendi bedenine ve eşine yabancılaşması konusu ele alınmış. Bence okunması gereken bir kitap. Saygılar,
m.akinci
16.04.2015
Eşcinselliğin tarihsel ve sınıfsal çıkışını anlatan bu kitabı, eşcinselliğe karşı önyargı besleyen veya daha özgürlükçü düşünen kim olursa olsun mutlaka okumalı.
aydınlık1980
Kaşif
28.09.2014
EN İYİ ESERLERİNDEN BİRİ. ÇOK AYDINLATICI.
Ateş hırsızı
Kitapkurdu
18.10.2012
Eşcinsellere düşman falan olmadığımı başta belirtmek isterim. Bu durumun tarihsel ve sınıfsal koşullarını anlamak için okudum bu kitabı. Bence bu açıdan (tarihsel - sınıfsal ve kültürel) oldukça bilimsel buldum. Bu konuya yaşadığmız toplumun ve sistemin (krallık - feodalite - kapitalizm) koşullarından bağımsız bakmamız bir eksikliktir ve bu eser de konuyu sadece bu açılardan ele almış.
iegemci
02.05.2012
yazarın güzel olmayan üslubu var
atacu
Kitapkurdu
31.10.2010
Doğu Bey, toplumsal-sınıfsal eşcinsellikten bahsediyor. Yanlış idealar üzerine kurulu toplumların üst seviyelerinde eşcinselliğin görülmesi, sistemin dayatmasıdır diyor. Sistem kendi kendini yürütüyor.Türkiye için de zamanında ( 12 Eylül ) planlanmıştı ve plan yürüdü de.Kapitalizmin silahlarından biridir eşcinsellik - yabancılaşma. Okuyun,bişeyler öğrenin.
maitreya
25.11.2009
Bir psikolog olarak Doğu Bey'in psikolojik kısmına girmemesi ve diğer çok bilmiş yazarlar gibi ahkam kesmemesi kitabın önemli noktalarından biri. Ben de bir eşcinsel olarak hiç üzerime alınmadım çünkü Doğu Perinçek son derece akıllı, bilgili ve kültürlü bir insandır söylediklerine sonuna kadar katılıyorum. O bizim gibi eşcinsellerden değil, toplumsal baskıyla ortaya çıkan eşcinsellerden bahsetmiştir ve bundan bahsettiğini önsözde açıkça dile getirmiştir. Doğu Bey bahsetmemiş ama Fransa'da ihtilal yapıldığı sırada Fransa'nın büyük bir kısmı aynen kitapta bahsedildiği gibiydi, yüksek rütbeli askerler, din adamları vs. kadınlara değer vermez; küçük yaştaki erkek çocuklarına tecavüz ederek erkekle olan aşkın yüceliğini savunurlardı. Bunu içlerinde erkeğe duydukları aşktan yaptıklarını söylemek cahillik olur. Kadını toplumdan dışamak ve gücü ellerinde tutmak için yapılan birşey olduğu son derece açıktır. Doğu Perinçek'in bu kitabını önyargısız şekilde okuyabilecek kadar akıllı ve sığ olmayan eşcinseller lütfen okusunlar. Ayrıca birçok insanın Osmanlı hakkında söylemeye cesaret edemediği gerçekleri de yazdığı için Doğu Perinçek'i tebrik ediyorum ve kesinlikle okunması gereken bir kitap olarak tavsiye ediyorum.
Tellus
12.09.2005
Kapitalizm eleştirisi uğruna, arada kaynamış bir kavram eşcinsellik, bu kitapta. Yazar en başında noktayı koymuş aslında; " Genetik, biyolojik eşcinsellik bizim alanımız dışında, biz kültürel ve ideolojik eşcinselliği konu ediniyoruz." Yazarın kimliğini göz önüne alıp, kitabı okumamazlık etmeyin, eşcinsellik ile ilgili araştırmaları olan ve bu tip kitapları okuyan kişilerin en azından göz gezdirmesi gereken bir kaynak. Her nasıl anlatılırsa anlatılsın, insan harunsinandemirdöven'in yorumuna katılmadan edemiyor. " Korkmayın sayın Perinçek eşcinsellerin bir kısmı da komünist!. Gerçekten doğru demiş.
CemC
15.04.2001
Doğu Perinçek'in bu kitabı eşcinsellik konusuna ilgi duyan insanlar için iyi bir başvuru kitabı, ancak burada da bir çok başka kitapta olduğu gibi gerçekler yerine ideolojinin gözlükleri ile bakılıyor.

Sosyalistler 70li yıllarda çevreciliğe de zerre kadar yer vermezdi ama artık bu yeşilçilik dünyanın gündeminde. Eşcinsellik de Perinçek ve diğer sosyalistler tarafından sanırım kapitalizmi yermek ve insanda yol açtığı tahribatı göstermek amacıyla kullanılıyor. Tabii bu da ister istemez gerçeklerin göz ardı edilmesine yol açıyor.

Eşcinsellik de diğer bir çok rahatsız edici gerçekler gibi insan gerçeğinin sadece bir parçasıdır. Onu bu kadar karmaşık hale getiren de insanların onu algılayış biçimidir. Kitabın özellikle eşcinsellik ve mutluluk adlı bölümü çok komik. Standart ve herkesin kabul ettiği bir mutluluk ölçütü dahi yokken eşcinsellik ve mutluluk nasıl söz konusu edilebilir. heteroseksüellik ve mutluluk diye bir şey duymadım ben. Bu insana komik geliyor. Çünkü heteroseksüellik mutluluk duyulacak bir şey değildir. İnsanlar heteroseksüel olduğu için mutlu olmazlar. Söz konusu eşcinselliği yaşayamamaktan kaynaklı mutsuzluk ise bu konu sadece eşcinsellikle sınırlandırılamaz. Kadınlar da erkekler de aynı dertten muzdarip.

Sonuç: Kitap eşcinselliği sömürü düzenine bağlayarak aslında insanın insana yabancılaşmasının sonucu oluştuğunu ortaya koyuyor. Sosyalist bir bakış açısıyla yazılmış bir eser. Ve bu yüzden de sadece soldan bakıyor. evet, eşcinselliğin soldan görünüşünü merak edenler kitabı okumalı. Diğer perspektifleri merak edenleri ise daha farklı okumalar bekliyor.