Oldukça ilginç bir çalışma. Eser, Bağdat'ta bulunan bir Fransız subayının raporlaştırarak Fransa'ya ilettiği notlarından yola çıkılarak yüz yıl sonra bir başka Fransız tarafından kaleme alınmış. Bu yönüyle ilginç bir süreç aslında. 1800'lerin başında yazılan rapor 1900'lerin ilk çeyreğinde başka bir Fransız tarafından farklı bir birikimle kaleme alınmış ve 2000'lerin başında (ilk baskı 2010) Türkçe'ye çevrilmiş. Bu açıdan Vehhabilik'ten çok, Müslümanların son 200 yıllık serencâmına sorgulayıcı bir bakış yapmak açısında anlamlı. Almayı düşünenler, eserde, Vehhabilik üzerine detaylı akaidî ve fıkhî bilgi olmadığını göz önünde bulundurmalı. Ayrıca çevirmenin sunumu ve ekleri dışında akademik bir dil de yok. Buna karşın, dönemin siyasî yapısını çözümlemek açısından dikkate değer. Zâten, Vehhabilik'in çıkış sürecini ve yayılımı tarihî bir olgu olarak aktarılmaya çalışılıyor. Bu aktarımı da, Batı'nın tarih anlayışı olan hermenötik (hakîkate değil yoruma dayalı) bir bakış açısıyla yapıyor. Okuma sırasında, eserin içeriğinde aşırı derecede bulunan, Batı felsefesinin emperyalist ve oryantalist düşünce kodlarını göz önünde bulundurmak oldukça faydalı. Eserin bana gösterdiği en ilginç şey, dinlerini bilmeyi, kendilerini ve birbirilerini tanımayı kenara bırakmış Müslümanlar birbiriyle mücâdele içerisinde 'o dönem'. Batılılar ise içlerinde mücâdele etseler bile Müslümanları ve Doğu'yu tanıma ve politikalarını buna göre şekillendirme peşinde... (Ayrıca, Vehhabilik konusunda geniş bilgi için: Ahmet Vehbi Ecer Asam'ın Tarihte Vehhabi Hareketi ve Etkileri adlı çalışmasından faydalanılabilir.)