Bu kitabı okuduğunuzda sahneye konan demokrasicilik oyunlarını daha iyi anlayacak ve perde arkasında olan sermaye-iktidar ilişkilerinin de bir parçasına şahitlik edeceksiniz. Medya patronlarının aynı zamanda iş adamı olması dolayısıyla da nasıl iktidara bağımlı hale getirildiğini, kendilerine muhalif olan tüm yazarların, aydınların, bilim insanlarının tasviye edildiğini ve bunun medyada etkilerini göreceksiniz. Bekir Coşkun içinde bulunduğu ve şahit olduğu medyadaki bu ilşkileri bizzat kendi şahit olduğu biçimde anlatmıştır. Kendi deyimiyle tanığı da suçlusu da kendisidir. Ülkesini seven ve cumhuriyetimizin sahip olduğu güzel kazanımlara sahip çıkmak isteyen ve iktidarının nasıl vahşice cumhuriyetin geleceğini tehlikeye atan uygulamalarını anlamak isteyen herkesin okuması gereken bir kitap. Ayrıca o kadar yalın ve içtenlikle yazılmış bir kitap ki kendini kaptırmamak mümkün değil. Ne olursa olsun ülkesini seven ve sahip çıkmak isteyen, her şeye rağmen ortaçağ karanlığındaki bu zihniyete karşı çıkabilen cesur bir kalem ve yürek Bekir Coşkun... Başımızın önüne eğilmemesini istiyorsak, gelecek nesillere aydın ve güzel bir ülke bırakabilmek için iktidarda uygulanan bu sistematik tasviye sürecinin farkında olmak ve oldurmak için okumalı ve okutmalıyız..