Canavar yeni bitti. Verdiğim küçük aralarda başka şeyler de okudum, lakin bunu unutmamak için yazmadım onları. Yazacak çok şey vardı ve hiçbir şeyi unutmamak lazımdı.
King'in yolculuğunu kabaca ikiye ayırıyorum ve ayrım noktasına da Thinner'ı (Falcı, dandik isimlendirmede bir numara) koyuyorum. İkinci dönemin ipuçlarını ilk dönemde bulmak mümkün; mesela Mahşer. Mesela Kujo bir de. Kujo, insanların korkularıyla beslenen gerçek canavarlar konseptiyle kendi yolunda gitmiş bir roman. Hayali canavarların gerçeğe dönüşmesi hadisesi de bununla bağlantılı; King'te sıklıkla görülen şeyler. Ölülerin dirilmesi ki gerçekten de dirilip dirilmediklerini bazen biliyoruz, bazen bilmiyoruz. Sıklıkla bilmiyoruz, her şey kafayı yiyen karakterin psikolojik durumundan da kaynaklanıyor olabilir. Oldukça doğal, King'in olayı da doğal sebeplerin doğaüstü sonuçlara varmasını olabildiğince basit, mantığa bürütülmüş bir halde vermek. Çok çok başarılı, bu yüzden de belki içine ruh girmiş arabalarından, yürümeye başlayan kompres makinelerinden görece pek korkmuyoruz da gayet normal bir şekilde kudurmuş bir köpekten ölümüne korkuyoruz, çünkü King onu öyle bir şekilde aktarır ki oradakinin bir köpekten çok daha fazlası olduğunu biliriz.
Mahşer. Uzun versiyonunu daha okumadım, kısasına göre konuşacağım. Ve bağlantılı olarak Kara Kule'yi de okumadım. Neyse, dünya ayvayı yer ve bir grup insan, başının çaresine bakar. Bu sırada olaylar, entrikalar, bilmem ne. Bir hayatta kalma mücadelesi. Bu sırada insanoğlunun hırtlıkları, çürük ahlaki değerleri, falan. Bir dünya şey. Olayı küçük bir kasabayla da sınırlandırabiliriz; Ruhlar Dükkanı. İnsan sayısını daha da azaltalım, Ceset. Buick 8 (Çoğu insan eh der ama bana göre King'in en kral kitaplarından biri). Bunlarda küçük yerleşim yerlerindeki insanların ilişkilerini, ucundan sosyal çarpıklıkları hep görürüz. Küçük yer dedim de, küresel bir felaket sonunda insanların çoğu ölürse dünya çok küçük bir yer sayılır. Evet.
Duma Adası, Kemik Torbası gibi romanlarda King asıl yazmak istediği şeyleri yazmaya başladı bence, hiçbir kaygısı olmadan. Hiç utanmadan, "edebisi daha derin" diyeceğim bu kitaplar için. Öncesinde farklı isimle çıkarttı kitaplarını, işte çerez demeye cüret edeceğim bir iki kitap yazdı, fakat nihayetinde muhteşem karışımının formülünü buldu sanıyorum.
King, kitabın sonuna yazdığı notta uçak ve dağsıçanı fikrinin 1976'da aklına geldiğini, o yıl kitabın 75 sayfasını yazdığını ve teknik ayrıntılar hakkında bilgi sahibi olmadığından işten vazgeçtiğini belirtiyor. 2007'de olaya tekrar başladığında bu iki öğeden; dağsıçanından ve uçaktan yürümüş ve yazmış kitabını. Bu ikisi vurucu şeyler gerçekten.
King'in toplumsal kaosun spekülasyon aşamasını işleyişi de başlı başına bir inceleme konusu aslında. Sonraları şiddet olayları da ortaya çıkacak.
Doğal doğaüstülük, küçük kasabalarda güç odakları, din sömürgesi, politika, acayip cinayetler, acayip betimlemeler, her şey fazla fazla var.
* King'in bir diğer olayı da araya öyle şeyler sıkıştırır ki büyülü gerçekçi bir romanda sanır insan kendini. Köpeklerin hayaletleri görebilmesi mesela.
"Horace da bütün köpekler gibi sık sık ölülerin sesini duyar, bazen seslerin sahiplerini de görürdü. Ölüler her yerdeydi ama yaşayanlar günün her dakikası çevrelerini kuşatan on binlerce aromayı duymadıkları gibi onları da görmüyordu." (s. 664)
Şimdi zaten King romanları fantastik, evet ama anlatıcının böyle bir hadiseyi gayet doğal bir şekilde verdiğini pek görmeyiz. Kurgunun doğallığını bozar çünkü, yaratılmış, suni bir dünyanın varlığını hatırlatır ve bu da okuyucunun isteyeceği en son şeydir. Kurguya direkt müdahale. Sakıncalıdır, bazen de değildir. Mesela bu romanda anlatıcı diyor ki, "Hadi beraber bir yolculuğa çıkalım ve kasabadakilerin durumlarına bakalım," falan. Böyle bir sürü şey. King'in üslubunun yeni bir öğesi.
Gayet güzel, on numara roman.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Severek okuduğum bir yazar. Kendimi öyle kaptırıyorum ki.. onun anlatımıyla gerçek olmayan şeyleri bile gerçekmişçesine ve sanki romanın bir karakteriymiş gibi yaşıyorum. süper
konu olarak kurgu olarak özgün bir roman kapali bir alanda kalan insanların nasil karakterlerinin değiştiğine tanik oluyorsunuz stephen king de bence tek kusur kitabin konusuna neden kotu karakterin aniden yok olusu 7-8 ronani okudum genel olarak ayni yazar giris gelismede cok iyi ama sonuc kisminda zayif kaliyor
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben King romanı görünce dayanamayıp alanlardanım ve hepte memnu kalıp bir sokukta okurum. Ancak bu kitap biraz fazlasıyla uzatılmış, yer yer sıkabiliyor daha derli toplu kitap olabilirdi aksi halde ele alınan konu başarılı. Dikkat sorunu yaşayan okurlara çok tavsiye etmem okurken kopabilirsiniz
Okuduğum en uzun ama kendini okutma konusunda en başarılı kitap olabilir. Farklı bir yazım tarzı Stephen King ilk defa okudum ve neden bu kadar uzun olduğunu anladım. Okumak isteyenler kaçırmamalı
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başta kitabın kalınlığı sizi korkutsa da içine girdiğinizde büyülenip sonunu bir an önce okumak istiyorsunuz yazarın her kitabında olduğu gibi etkisi uzun süre üzerinizde kalıyor
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle yazarımız söz konusu olunca her zaman ayrı ve özel bir yaklaşımı hakeder, bu kitabı da öyle ancak kendi kitapları arasında değerlendirince bana biraz gereksiz uzatılmış gibi geldi, yazarımız da kitap projesini uzunca bir sürede bitirebildiğini söyler dolayısıyla bu uzun süre kitabın sonunu da bence olumsuz etlkilemiş, sonu zayıf kalmış ve tadı kaçmış diye düşünüyorum genel olarak bu bir King romanı tabi ki okunur
Üstad yine kalitesini kaleme dökmüş. Çok fazla karakter var ve kalın bir kitap, ancak gözünüz korkmasın. Fazla karaktere hemen alışıyorsunuz ve kubbenin altında yaşama başlıyorsunuz. Gayet akıcı ve her bölümünde merak uyandırıcı. Kitapda tek hoşlanmadığım son kısmıydı.