kitabın adı bile değişik.kesinlikle içimizden biri.çaresizlik insana bir sürü şey yaptırıyor ama umut hiç bir zaman unutulmamalı.komik,eglenceli ve düşündürücü bir kitap
ilk birkaç sayfasını saymazsak başları çok sıkıcı olmuş.çok devrik cümleler var ve alıp götürmüyor okurken.ileride daha hoş daha akıcı fakat biraz bunaltıcı.şuan 19 yaşındayım ama zaman akıp gidiyor diye korkularım oldu okurken.5 üzerinden 2 puan
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ismiyle içeriği arasında birkaç sayfa ilgi olan, argo, fantezi ve hayal troykasıyla örülü, size birşey katmayacak bir kitap. Yaş icabı aldık ama kütüphanemde kendine yer bulamadı. tavsiye etmem zamanınızı boşuna harcamayın.
1 gecede bitebilicek bir kitap.... şebnem aybarın hayatı nasıl duyarsızca harcadığımız yıllarından ve yalnış bir aşkın nasıl gençlik yokettiğinden bahsettiği kitapta yeniden filizlenip hayata karışmasından bahsediyor...tabi filizlendiğinde 40 yaşında olduğundan...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
okurken hem eğlendim, hem düşündüm...Bir solukta okunabien bir dizistü kitabıydı...Gayet akıcı ve açık bir dille yazılmış, her insanın kendinden birşeyler bulduğu keyifle okunabilecek bir kitap...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabın başlığını okuduğumda daha mistk film tadında bişey okuyacağımı düşünmüştüm ama aksine fazlasıyla gerçekleri yüzüne çarpan tarzda bir kitap...özellikle yaşlandığını kabul etmeyen bir bayan için...<br />
kitabı garip bi ruh halimde almıştım.hayatı kaçırdığımı ve bayıldığımı, ayıldıgımda ise zamanın geçmiş olduğunu düşünmüştüm.herşeye ragmen kitabda kendinizde bişeyler bulacak ve hayatı kaçırmamak adına hep ayık kalıcaksınız :)) okunası keyifli bi kitap
Adı ilgimi çektiği için satınaldım. Başlarda üslup olarak bu kitabı acaba Ayşe Arman mı yazdı diye düşündürdü. Bir de ister nette yazsın, ister kitap bassın; yazarlarımız nedense pek Türk şarkıcı dinlemezler. Burada da öyle olmuş. Herhalde öyle daha havalı oluyor. Kitap sanki iki ana bölümden oluşuyor. Yarısına kadar bir blogcunun günlüğü gibi az edebi cümleler, argolar; yarısından sonra ise bir roman tadında. Bu anlamda bütünlük biraz eksik olsa da yarıdan sonrası çok hoşuma gitti. Çok güzel tespitlerde bulunmuş. İşte onlardan bazıları… “İsterken birşeyleri suçumuz yoktu, çünkü çok güzellerdi hepsi, çok çekici ve kendimize yakıştırdığımız… Kendimiz neydik ki o güzel olan her şeyi yakıştırdık kendimize?” Baba-Kız diyaloglarının iyi olmamasını ne de güzel tanımlamış. “İşine cok yaramıyor diye kesip atabilir misin sol elini? İşte o benim sol elim gibi yine Müge. Arada bir çıkar gelir, yine kaçtığı delikten, sağ elimin tırnaklarını kesmeye çalışır, eğri büğrü de olsa.” “Onun için midir ki, her kaçmak isteyişimizde kendimizden, hep dilini bilmediğimiz bir ülkenin kumsalının hayalini kurarız, burnumuzun dibindeki denizin yerine?” “Karanlık ve her dem serin dehlizlerinde özenle sakladığı geçmişine, herkes biraz nadide şarap mahseni ilgisi gösterir ya, aslında bilmezler ki orası sirke kileri… “ “Doyduğu heyecanları kusmak isteyen biriyle, hiç tatmadığı lezzetleri denemek isteyen biri, bir araya geldiğinde o masanın tadı kaçıyor diyelim.” “Bırak, unuttuğun ayakkabı burada kalsın. Ne zaman ki, birgün benim için bir anlam ifade etmeyecek, işte o gün, gelip kapıdan almana izin vereceğim. İçeriye girmeni deliler gibi istemediğim o gün, gelip alacaksın. Kapıdan… “ “Tozu alınmamış bir sehpanın üzerinden veda etmek de varmış geçmişine. Önümde açık duran bilgisayarın , sigara küllerinin girdiği tuşlarının arasından çekip gidebilmek de varmış.Geçmişine veda edebildiğin gibi, geleceğine hoş geldin de diyebilirsin buradan. “ “Herkesten farklıyım” demek, “Herkesten farklıyız ” diyen bir gruba dahil olduğunda önemini yitirir.” “Sinan, “happy birthday” yazıp yollamış kısa mesajla. Hani bazen söylemek istediklerini başka dilde anlatmak daha güvenli ya da erotik ya da baştan savma gibi gelir ya, o hesap sanırım. Karşılığını ben Türkçe yolladım .Sağol!” Gençlerin bakışlarını üzerinde hissetmenin verdiği güveni de güzel anlatmış. “Birkaç üniversiteliden kesik yedim, hoşuma gitti.” “Bayılmışım, kendime geldiğimde kırk yaşındaydım. İkinci bir şans veriliyor zaar , ona denk geldim kim bilir? Ayılıveriyorsun birden. “
Biz kadınlar ne karmaşık ne güçlü ne dayanıklı ve ne kadar aciziz hepsini tek tek yormadan öyle güzel hikayeleştirmişki kadınları kadın diliyle bu kadar güzel anlatabilmek ve aslında dünyanın en dayanıklı yaratıkları olduğumuzu güçsüzlüklerimizi anlatırken bile fark etmemizi sağlayacak eski bir dostla sohbet tadında tadına doyulmaz bir kitap olmuş...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabın ismi insanın beyninde bir sürü sorunun dolaşmasına neden oluyor daha okumadan...ilk duyduğumda bayağı şaşırmıştım...sadece ismi bile bu kitabı aldırır...