6Yorum
Çok önyargım vardı ama yanıldım, karakter analizine bayıldım
Necib Mahfuzdan insan karakterlerini en ince ayrıntısına kadar analiz ettiği müthiş bir eser.
II. dünya Savaşı esnasında Kahire de Mısırlı küçük bir ailenin yaşantısına konuk olan bir eser. Devir zıtlıkların devri. Her şey zıtlıklarıyla beraber yaşıyor. Eskinin üzerine yeninin, geleneğin üzerine modernin inşa edildiği bir dönem. Mısır'daki sosyal çarkların çarpıklığı ve toplumun iç seyrine dair çok geniş bir pencere. Korkunun peşinden gelen ayrılık, arkasından bir trajedi bırakarak sona eriyor. Yaşı kırkı bulmuş kahramanımız Ahmet Akif, okuyan, eskiye dönük kalıplaşmış korku ve evhamlara sahip ve de hayatını kaçırdıklarına yanmayla geçirmiş bir karakter. Biraz itici bir tip olarak görülüyor. Hayatın yükünü erken sırtlanmış, fedakarlık için hayallerine set çekmiş bundan dolayı içini kaplayan başarısızlığın arkasındaki gizli öfkenin eşiğinde hayata mahkum olmuş bir esir.
Necip mahfuzun dilini beğeniyorum. Kitap ilk 100 sayfasina kadar durağan bir sekilde ilerlese de yarısından sonra gayet sürükleyici bir hal alıyor.kurgu gayet güzel.ayrica 1940li yillarin mısır sokaklarinda bir gezintiye çıkarıyor okuuucuyu.
en az midak sokağı kadar güzel bir eser.
okurken elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir kitap. Mahfuz'un Nobel ödülünü ne kadar çok hakkettiğini göreceksiniz..